SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN TEPKİ

Bakan Kurum: Bu hafta 7 şehrimizde daha kura heyecanını paylaşacağız
Bakan Kurum: Bu hafta 7 şehrimizde daha kura heyecanını paylaşacağız
İçeriği Görüntüle

Emekli Polis Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Emniyet Teşkilatı Sendikası, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı, Kamu Teşkilatları Sendikası, Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Şehit ve Gazi Çocukları Eğitim Kültür Derneği yöneticileri ve üyeleri ile Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı emekli gazi Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz, polis memuru Melih Okan Keskin'in kavgada hayatını kaybettiği istasyonun önünde toplandı. Grup, istasyonun önüne siyah çelenk bıraktı. Ardından grup adına açıklama yapan Emekli Polis Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Latife Meltem Savaş Yasankal, bugün sadece bir taziye için değil, bir isyan ve bir adaletsizliği haykırmak için toplandıklarını belirterek, 'Henüz 44 yaşında, iki evlat babası, ömrünü bu vatanın asayişine adamış polis memuru Melih Okan Keskin, hizmet almak için geldiği bu istasyonda, insanlık onuruna sığmayan bir zorbalıkla hayattan koparılmıştır. Polis memuru Melih Okan Keskin'in yaşadıkları basit bir kavga değil; sistematik bir sorunun, kurumsal bir sorumsuzluğun ve mesleki bir vefasızlığın hazin tablosudur. Görüntüler ortaya çıkana kadar 'kavga' diyenlere sesleniyoruz; olayın ilk anından itibaren sanki karşılıklı bir arbede varmış gibi açıklama yapanlar, kamera kayıtları ortaya çıkınca suspus olmuşlardır. Melih kardeşimiz tek bir yumruk sallamamış sadece canını korumaya çalışmıştır. Gerçekleri örtbas etmek için 'kavga' kılıfına sığınanlar, bu cinayetin manevi ortaklarıdır. TÜVTÜRK yönetimine sesleniyoruz; hizmet vermesi gereken bir istasyon, ne zamandan beri bir 'infaz alanı' haline gelmiştir? 'Artık personelimiz değil' diyerek elinizi bu kandan yıkayamazsınız. Sabıka kaydı kabarık şahısları bünyenizde barındırıp, olay anında 25-30 personelinizin bir insanı linç etmesini nasıl açıklayacaksınız? Bu şahısları burada nasıl işe aldınız? Olaya karışan her bir çalışanınızdan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Vatandaşın kanını emen, bu cinayete zemin hazırlayan bu TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır' dedi.

'ASAYİŞ VAKASI DEĞİL, BİR HAYSİYET DAVASIDIR'

Yasankal, 'Bu olayın en acı, en kanatıcı tarafı ise şudur. Olay yerine intikal eden ve beyin sarsıntısı geçiren mesai arkadaşına yardım eli uzatmak yerine, Melih Okan Keskin hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan şikayetçi olan o komiserin vicdanı nerededir? Bir meslektaşınız orada can çekişirken, onu korumak yerine karşısındaki zorbaların dilinden rapor tutmak, emniyet teşkilatının şerefli üniformasına yakışmamıştır. Bu vefasızlığı asla unutmayacak ve unutturmayacağız. Polis memuru Melih Okan Keskin, ameliyata girerken eşinin elini öperek veda etti. Onun yarım kalan hikayesi, hepimizin hikayesidir. Emniyet teşkilatı ile ilişkili tüm paydaşlar ve sivil toplum kuruluşları olarak, bu davanın sadece bir asayiş vakası değil, bir haysiyet davası olduğunu ilan ediyoruz. Sadece o öldürücü darbeyi vuran değil; o linç girişimine katılan, azmettiren, yardım etmeyen ve olayı basit bir kavga gibi göstermeye çalışan her bir sorumlu en ağır cezayı alana kadar peşlerini bırakmayacağız. Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını, popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir' diye konuştu. (DHA)

Umutcan ÖREN-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)

Kaynak: DHA