PKK Güneydoğu'da at koşturuyor...

Abone Ol

Geçenlerde televizyonlarda izledik. Medyada da geniş yer aldı. Diyarbakır’da BDP eylemine götürülen 15 yaşındaki bir çocuğun annesi ve babası feryat ediyordu. Diyarbakır’da çiftçilik yaptığını söyleyen Erol Böçkün ile eşi Aysel Böçkün, Lice’deki karakol yapımını protesto etmek amacı ile çocuklarının PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ediyorlardı.

Böçkün ailesi “PKK, bizim oğlumumuzla birkaç çocuğu daha alıkoymuşlar bizimle de görüştürmüyorlar.” Şeklinde yakınıyorlardı. Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na ve diğer ilgililere de seslerini duyurmaya çalışıyorlardı.

                                               Bu feryadın altında yatan iki gerçeği gördük: Birincisi PKK Güneydoğu’da boş durmuyor ve faaliyet alanını genişletiyor. Halen gençleri topluyor. Silahlı militanlarını sınır dışına taşımamış ve daha güçlü hale gelmiş.

İkincisi de PKK’nın siyasi kanadı BDP’liler bu oluşumun içinde yer aldığı görülüyor. Aşağıda çocukları PKK tarafından alıkonulmuş Diyarbakırlı ailenin açıklamalarını dikkatlice okuyunuz. Bu açıklamalarda PKK- BDP işbirliğini bütün çıplaklığı ile görebilirsiniz.

                                                       PKK ÇOCUK KAÇIRIYOR

                                                           Asıl masaya yatırılıp sorgulanması gereken gözü yaşlı annenin altını kalınca çizmek istediğimiz şu sözleridir:

                                                  “Yani diyorlar (Barış var).Barış varsa niye çocukları götürüyorlar?”

                                                 Daha önce de Güneydoğu’da bazı ailelerden çocukların dağlardaki kamplara katılmak üzere götürüldüğüne dair haberler geliyordu. Dağlara PKK tarafından kurulan çadırlarda bu gençlerin eğitildiği söyleniyor. Ailelerin çoğu terör örgütünce tehdit edildiğinden açıklama yapmaktan korkuyor.

Börçün Ailesi bu korku duvarını yıkmış. Açıkça PKK’yı suçluyorlar.

Kendilerini dinleyelim:

                                                “Oğlum şu an PKK’nın elinde, bizim bildiğimiz büyükşehir belediyesinin gezi tertibatında 23 Nisan günü Lice bölgesine götürülüyor. Orada karakol yapılmasın diye BDP’nin çadır eylemi var. Çadır kurulmuş her gün birkaç il ve ilçeden insanlar gidip geceleri de kalınıyor. Çocuklar ise 7-8 araba gitmişler. Gençlik hareketinin düzenlediği çadır eylemine götürülmüş.

Diyarbakır’da birçok liseden öğrenciyi alıp oraya götürmüşler. Lice kırsalında bir su kenarı var çadırın kurulduğu yer oraya gitmişler.

Orada sivil giyimli örgüt mensupları varmış. Oğlumla birlikte birkaç çocuğu alıkoymuşlar vermiyorlar. Bizim gibi evladı alıkonulanlar vardı. Onlarla da BDP il binasında görüştük. Dün akşam son olarak söylenen sizin çocuğunuzu vermiyoruz. Evinize gidin dediler”

                                             PKK-BDP İŞBİRLİĞİ Mİ?

                                                  Tepkiler ve söylemler bu kadarla da sınırlı değil. Gerisini de anne Börçün’den

dinleyelim:

 

             “Yazık değil mi Allah, Peygamber aşkına ben çocuğumu istiyorum. Ben çocuğumu bakkala bile yollamıyordum. 15 yaşındaki çocuk nasıl dağa gider? Sen çocuğuma nasıl silah veriyorsun? Ben Lice’ye gittim BDP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt’ü orada gördüm. Ona dedim siz çadırı kurmuşsunuz ben oğlumu sizden istiyorum. Orada Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak’ı da gördüm. Ona da biz seni Belediye Başkanı yaptık. Ben demedim Kurt ol oğlumu ye. Ben onlardan davacıyım.

Onlar çadır kurmuş çocukları götürüyorlar dağa. Bende burada oturma eylemi yapıyorum. Bütün anneler gelsin bana katılsın, analar ağlamasın çocukları gelsin. Analar gelsin çocuklarını istesinler, bugün benimdir, yarın sizindir. Ben bütün ailemi vermişim, ama oğlumu vermiyorum. Dünya kalksa ben oğlumu vermiyorum. Bu isteğimi Erdoğan, İmralı, dağ, tüm dünya duysun çocuğumu istiyorum. 4 gündür herkese yalvarıyorum. Nereye gittiği belli ben iftira mı atıyorum. Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyette bulunduk. Oğlum gelinceye kadar eylemimizi sürdüreceğiz. Oğlum gelmeyene kadar yaşamayacağız. Yani diyorlar barış var. Barış varsa niye çocukları götürüyorlar? Ben çocuğumu istiyorum”

                                                          BÖLGEDE AT KOŞTURUYORLAR

                                                  PKK’nın zaten uzun zamandır bölgede terör estirdiğini izliyoruz. Karakol yapımlarına karşı çıkan, yol kesip kimlik kontrolü yapan, kendi sivil güvenlik güçlerini oluşturma çabası içinde olan terör örgütünün bu yapılaşması özellikle kritik noktalarda yoğunlaştırılıyor. Zaman zaman da güvenlik güçlerimiz ile çatışmalara da giriyorlar. Güvenlik güçlerini, mühendisleri, işçileri kaçırıyorlar, pazarlık yapıyorlar. Özetle PKK’lılar bölgede at koşturuyor.

                                                   Öcalan’ın son mektubunda “çözüm süreci devam ediyor. Ancak, gerekli adımlar atılmazsa çatışmazlık sona ermiş olmayacaktır” demesi de üstü örtülü bir tehdit anlamını taşıyor.

                                                   Bizi yönetenler eğer “Barış sürecine zarar gelmesin” diye bütün bu olup bitenlere ses çıkarmıyorlarsa bunun anlamı da bölgenin terör örgütüne teslim esilmesi demek değil midir?