İSTANBUL, (DHA)- BEŞİKTAŞ'ın 'Şifo Mehmet' lakaplı efsanesi Mehmet Özdilek, 'Süleyman Seba dönemi Beşiktaş'ın 10-15 yıl boyunca zirvede olduğu, en büyük çıkışını yaptığı dönemdi. O takımda hizmet eden, kaptanlık yapan, en fazla forma giyen ve en fazla gol atan oyuncu olarak tarihe geçmek benim için çok büyük bir onur. Seba dönemindeki Beşiktaş kültürü büyük önem taşıyordu. Şu anda kaybettiğimiz o kültürü aramaya çalışıyoruz' dedi.

OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen 'Sporun Efsanesi Mehmet Özdilek ile Spor ve Centilmenlik Üzerine' başlıklı söyleşi, OYAK Dragos Plaza Gökçeada Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Türk futbolunda Fair Play ile özdeşleşen, 'Şifo Mehmet' lakaplı Mehmet Özdilek'in konuk olduğu etkinliğe, OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ile OYAK çalışanları katıldı. Söyleşide spor kültürü, centilmenlik anlayışı ve futbol kariyerinden önemli deneyimler paylaşıldı. 14 yıl boyunca siyah-beyazlı forma altında görev alan ve Beşiktaş'ın simge isimlerinden birisi olan Mehmet Özdilek, yaklaşık 500 maçta attığı 135 golle, en skorer orta saha oyuncuları arasında yer aldı. Skor katkısının yanında Süper Lig'de hiç kırmızı kart görmeyen Mehmet Özdilek, fair-play anlayışının simge isimlerinden biri haline geldi.

GENEL MÜDÜR YENİLMEZ: BAŞARI KADAR, BAŞARININ NASIL ELDE EDİLDİĞİ ÖNEMLİ

Program OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez'in açılış konuşmasıyla başladı. Yenilmez, sporun yalnızca rekabetten ibaret olmadığını söyledi. OYAK bünyesinde başarı kadar, başarının hangi değerlerle elde edildiğinin de önemli olduğunu belirten Yenilmez, etik anlayış, saygınlık ve centilmenliğin kurum kültüründe öncelikli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Yenilmez, 'Hepimiz için spor önemli ama sadece rekabetten ibaret olmayan bir alan. OYAK'ta da bizim için sadece rekabete odaklı, başarı odaklı gitmek değil, başarı kadar da bunu nasıl kazandığınızın da çok önemli olduğunu düşünüyorum' dedi.

'CENTİLMENLİĞİN, ETİK DURUŞUN HER ZAMAN BAŞARILI BİR HAYAT GEÇİRECEĞİNE İNANIYORUM'

OYAK'ın 65'inci yıl etkinliklerinde takım ruhu, birlik ve beraberliği öne çıkaran spor organizasyonlarına ağırlık vereceklerini belirten Yenilmez, centilmenlik ve etik duruşun yalnızca sporda değil, hayatın her alanında başarıyı destekleyen temel değerler olduğuna inandıklarını söyledi. Yenilmez, '65'inci yıl etkinliklerimizde takım ruhunu, birliğimizi, beraberliğimizi daha ortaya ön plana çıkaracağımız etkinliklerimiz spor organizasyonlarımız olacak. Sporda olduğu gibi normal kendi hayatımızda da centilmenliğin, etik duruşun her zaman başarılı bir hayat geçireceğine inanıyorum' diye konuştu.

ÖZDİLEK: SPORDA ÖNEMLİ OLAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Mehmet Özdilek, futbolculuk kariyeri boyunca sadece başarılı değil, örnek bir sporcu olmaya çalıştığını söyledi. Farklı takım taraftarlarından gördüğü sevgi ve saygının kendisi için çok değerli olduğunu belirten Özdilek, 'Formayı çıkardıktan sonra geriye kişiliğiniz kalıyor. Önemli olan bunu sürdürülebilir hale getirebilmek. Bu zamana kadar çizdiğim yolun, insanların sevgisini ve saygısını devam ettirmesindeki en önemli unsur olduğunu düşünüyorum' ifadelerini kullandı.

'ÖZEL HAYATIMI ÇOK TOPLUMLA PAYLAŞMAMAYA ÇALIŞTIM'

Mehmet Özdilek, özel hayatını göz önünde yaşamayı tercih etmediğini söyledi. Hayatı boyunca aynı yaşam tarzını korumaya çalıştığını belirten Özdilek, 'Özel hayatımı çok toplumla paylaşmamaya çalıştım. Çünkü bu benim özelim' dedi.

'HER GÜN 15 KİLOMETRE YÜRÜYORDUM'

Hayatında yaşadığı zorluklardan da bahseden Özdilek 'Okul takımında oynuyor, ardından kulüp antrenmanına gitmek için 5 kilometre yürüyordum. Sonrasında 10 kilometre yürüyerek eve dönüyor, ertesi gün yeniden okula gidiyordum. Ben tüm zorluklara rağmen 'sporcu olacağım' diyordum. Dikkat edin, 'futbolcu olacağım' değil, 'sporcu olacağım' diyordum. Ve bunun en iyilerinden biri olmak için mücadele edeceğime inanıyordum. Annemin çok güzel bir lafı vardı, 'Bizde aile kültürü çok önemlidir'' diye konuştu.

BEŞİKTAŞ'I NEDEN TERCİH ETTİ

Mehmet Özdilek, kariyerinde Beşiktaş'ı tercih etme nedenini anlatırken, dönemin kulüp yapısının ve oyuncu grubunun kararında büyük etkisi olduğunu söyledi. Özdilek, 'Niye tercih ettim. 87-88 sezonunda şampiyon olduğumuzda Türkiye'de bütün takımlar şahsımla kontrat yapmak istiyordu. Tercih sebebim şuydu; Süleyman Seba, yönetim kurulu ve oyuncu profili. Oyuncular, Metinler, Aliler, Feyyazlar, Rızalar, Gökhanlar; onların birbirine olan duygusu, saha içindeki birlikteliği, toplumda Beşiktaş camiasının saygınlığı ve Süleyman Seba ile yönetim kurulunun duruşu, tercih etmemdeki en önemli unsurdu' dedi.

'SÜLEYMAN SEBA DÖNEMİ BEŞİKTAŞ VE SPOR TARİHİNİN ÇOK ÖNEMLİ BİR DÖNEMİYDİ'

Mehmet Özdilek, konuşmasında Süleyman Seba dönemine dair değerlendirmelerde bulundu. Özdilek, 'O dönem gerçekten Beşiktaş tarihinin ve spor tarihinin çok önemli bir süreciydi. Beşiktaş'ın 10-15 yıl boyunca zirvede olduğu, en büyük çıkışını yaptığı dönemdi. O takımda hizmet eden, kaptanlık yapan, en fazla forma giyen ve en fazla gol atan oyuncu olarak tarihe geçmek benim için çok büyük bir onur. Ben 13 yıl Süleyman Seba'yla çalıştım. Bu süreçte Süleyman ağabeyi kaç kere gördünüz derseniz, belki 3-4 kere. Kendisiyle görüşmek için önce Nur Hanım'dan randevu alırdık. Gün verilirdi, biz de o gün gider görüşürdük' ifadelerini kullandı.

'BABAM GİBİYDİ'

Süleyman Seba'ya büyük saygı duyduğunu dile getiren Özdilek, 'Çok sevdiğim, çok takdir ettiğim, çok örnek aldığım. Babamdan sonra baba olarak gördüğüm çok kıymetli bir bireydi. Maça giderken rakip takım başkanını arayıp başarılar dileyen, sonucunda bu bir rekabet olduğunu ifade eden, sonuç ne olursa olsun bunun çok bağlayıcı olmadığını söyleyebilecek kadar erdemli bir adamdı. Öyle insanlar gelir mi çok zor diye düşünüyorum. Çünkü günümüz öyle bir yere gitti ki rekabette ben kazanayım da nasıl olursa olsun duygusunu ön plana çıkaran insanlar çok daha revaçta' dedi.

'KAYBETTİĞİMİZ O KÜLTÜRÜ ARAMAYA ÇALIŞIYORUZ'

Göztepe, Avrupa'ya giderse kasasını dolduracak
Göztepe, Avrupa'ya giderse kasasını dolduracak
İçeriği Görüntüle

Mehmet Özdilek, konuşmasında Süleyman Seba döneminde oluşan Beşiktaş kültürünün kendisi için taşıdığı anlamı da anlattı. Özdilek, 'Toplumun her kesiminden ciddi bir saygınlık ve sevgi gören, küçüğünden büyüğüne hangi takımın taraftarı olursa olsun karşısında önünü iliklediği, onun da aynı saygıyı gösterdiği bir kültürden geliyorum' dedi. Mehmet Özdilek, kaybolan Beşiktaş kültürünü yeniden yaşatmak için çalıştıklarını söyledi. Kültürün kendileri için büyük önem taşıdığını ve bu değerleri korumak adına mücadele edeceklerini belirten Özdilek, 'Şu anda kaybettiğimiz o kültürü aramaya çalışıyoruz' diye konuştu.

'ÇARŞI'YLA BÜYÜDÜK; 40 BİN KİŞİNİN SESİNİ DUYUYORDUK'

Eski ve yeni dönem futbolunu karşılaştıran Şifo Mehmet, Özdilek 'Çarşı'yla büyüdük. 40 bin kişinin sesini duyuyorduk. Ben o dönemin futbol anlamında daha zor olduğunu düşünüyorum. Biz de Çarşı'yla büyüdük aslında. Takım bazen performans olarak aşağı düşerdi. Ben topu alırdım. Öndeki forvet arkadaşlarıma bakardım, atacağım. Arkadaş göremezdim. Hepsi rakip savunmalara saklanırdı. İşler doğru gitmediğinde dışarı çıkma şansımız yoktu. Bizim zamanımızı aldığımız zaman oradan 40 bin kişinin sesini o kadar net hissediyorduk ki' ifadelerini kullandı.

'ORTA SAHA OYUNCUSU İÇİN 135 GOL ÇOK YÜKSEK'

Bir orta saha oyuncusu olarak 135 golün yüksek olduğunu belirten Mehmet Özdilek, sözlerini şöyle sürdürdü:

'135 gol gerçekten bir orta saha oyuncusu için çok yüksek bir oran. Bu sadece lig performansı. Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası da eklendiğinde 160-170 gollere ulaşılıyor. Bu da oldukça yüksek bir rakam ve geçilmesi zor görünüyor.'

LAKABINI ALDIĞI ŞİFO İLE KARŞILAŞMASI

Mehmet Özdilek, 'Şifo' lakabının hikayesini anlatırken, lakabı aldığı Belçikalı futbolcuyla yıllar sonra tanışma fırsatı bulduğunu söyledi. Kendisinin Kahramanmaraş'ta toprak sahada oynadığı dönemde, Şifo'nun Belçika Milli Takımı'nda forma giydiğini belirten Özdilek, saha içindeki liderlikleri ve oyun tarzlarının benzerliği nedeniyle bu lakabın kendisine verildiğini ifade etti.

2001 yılında Antalya'daki bir kamp sırasında Şifo ile bir araya geldiklerini anlatan Özdilek, basının iki ismi aynı masada buluşturduğunu söyledi. Toplantının sonunda yöneltilen 'Hanginiz daha iyisiniz?' sorusuna Belçikalı yıldızın verdiği cevabı aktaran Özdilek, 'Ben bıraktım Mehmet oynadığına göre. Mehmet benden daha iyi bir sporcu' sözleriyle büyük incelik gösterdiğini belirtti.

'ARDA GÜLER BÜYÜK YETENEK'

Arda Güler'in Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli oyunculardan biri olduğunu belirten Mehmet Özdilek, 'Dünyanın en büyük kulüplerinden birinde forma giymesi önemli. Sorumluluğu çok ağır ama genç yaşta bunu kaldırabilecek tecrübesi var. Gurur duyuyoruz bundan' dedi.

'GORDON MİLNE HALA YAŞIYOR VE SAĞLIKLI'

Mehmet Özdilek, siyah-beyazlı ekibin eski teknik direktörlerinden Gordon Milne ile de hala görüştüklerini dile getirdi. İngiliz teknik adamın her yıl Bodrum'a tatile geldiğini söyleyen Özdilek, 'Milne, Türkiye'yi ve Türk insanını çok seviyor. Sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor' diye konuştu.

İngiliz teknik adamın dışarıdan sert görünse de insani yönünün çok güçlü olduğunu vurgulayan Özdilek, Beşiktaş tarihinin en önemli teknik direktörlerinden biri olduğunu da dile getirdi.

'BENİM GİBİ 10 NUMARA YOK'

Kendi futbol tarzına yakın bir 10 numara görüp görmediği sorusuna ise net bir şekilde 'yok' yanıtını veren Özdilek, günümüz futbolunda benzer bir oyuncu profiline rastlamadığını söyledi. Özdilek, teknik direktörlük mü, futbolculuk mu? sorusuna ise kısa ve net bir şekilde 'Futbolculuk' yanıtını verdi.

Kariyerindeki en zor deplasmanın sorulması üzerine Özdilek, kendi döneminde Trabzon deplasmanının ayrı bir zorluk taşıdığını ifade etti. Yeniden futbolcu olma şansı verilse aynı yolu seçip seçmeyeceği sorusuna 'Tartışmasız' cevabını veren Özdilek, futbola olan bağlılığını vurguladı. Başarıyı tek kelimeyle tanımlaması istenen Özdilek, salondan gelen 'Şifo' önerisine gülümseyerek karşılık verdi ve 'Herhalde kendim olur' dedi.

UNUTAMADIĞI MAÇLAR

Unutamadığı maçlar arasında Galatasaray'a attığı röveşata golünü, Fenerbahçe maçını ve Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'ne ilk katıldığı Maribor karşılaşmasını sayan Özdilek, bu maçların kariyerinde özel bir yere sahip olduğunu söyledi.

Takım arkadaşlığıyla ilgili konuşan Özdilek, eski Beşiktaş kadrosundaki birlikteliğin en büyük güçleri olduğunu belirterek, 'Hakikaten hepimiz kardeş gibiydik' ifadelerini kullandı. VAR sistemiyle ilgili değerlendirmede bulunan Özdilek ise uygulamanın Anadolu kulüpleri için faydalı olduğunu ancak büyük takımlar açısından tartışmaların sürdüğünü söyledi.

PROGRAM FORMA İMZALANMASIYLA SON BULDU

Mehmet Özdilek'e program sonunda 2001 yılında AC Milan ile oynanan jübile maçının bir bölümü de izlettirildi. Özdilek'in duygusal anlar yaşaması dikkat çekti. Etkinlik sonrasında OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez tarafından, OYAK'ın 65'inci Yıl Spor Etkinlikleri'nde kullanılmak üzere hazırlanan özel forma Özdilek'e takdim edildi. Program, katılımcıların formalarını imzalatması ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Kaynak: DHA