Kamu düzeni sağlanmasında Kararlık varsa

Şimdi yazdıklarımızı dikkatlice okuyunuz:

Terör örgütü PKK ile Oslo’da başlayan “Barış Süreci” su kaynatmaya başladı. Bunu söyleyen de süreçte ön planda olan Ankara Milletvekili Akdoğan. Kaldı ki, Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Abdulkadir Selvi’nin yazısında belirttiği gibi Hükümetin İçişleri Bakanı Ala’nın da “PKK ile Oslo’da anlaşmıştık, bugünkü sorun da PKK’dan kaynaklanıyor.

Oslo’yu PKK bozdu” açıklaması da artık PKK konusunda doğruların ve gerçeklerin görünmeye başladığını gösteriyor.

Bizim yıllardır yazıp, uyardığımız PKK konusunda Başbakan Davutoğlu’nun “PKK sözünü tutmadı” açıklaması ve ardından söylediği “ Beklenti, Mayıs’ta terör unsurlarının Türkiye’yi terk etmesiydi.

Ancak, bunu yapmadılar. Bu, zaman kazanıp Türkiye’yi tekrar istikrarlaştırma çabasına girdiler”  sözler PKK gerçeğinin su yüzüne çıktığının göstergesidir.

Hükümet kanadı, bütün gücü ile şimdi hem PKK, hem de PKK’nın siyasi uzantısı HDP’lilere karşı amansız bir savaş içinde bulunuyor. Burada, özellikle Başbakan ve İçişleri Bakanı “Kamu düzeni mutlaka sağlanacaktır” diyorlar.

Kamu düzeninin sağlanması konusunda atılacak her adımı desteklediğimizin altını kalınca çizelim. Geç kalınmış bir karar da olsa, gerçeklerin görünmeye başlaması, PKK gibi kana doymayan, sözüne güvenilemeyen bir örgütün iç yüzünün bizi yönetenlerce de iyice anlaşılmış olması sevindiricidir.

“Kamu düzenini sağlamakta kararlıyız” diyenlerin bu sözlerinin sadece açıklamalarda kalmaması gerektiğini anımsatalım.

Çünkü Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere PKK kentlere inmiştir. Yakıp yıkmakta, güvenlik güçlerimize karşı ölümle sonuçlanan suikastlar yapmaktadırlar. Asker, polis dışarı çıkmaktan çekiniyor. PKK ve yandaşlarının yaptıklarını seyretmekle kalıyor. “Aman süreç zarar görmesin” denilerek yapılan bu yasa dışılıklara artık seyirci kalınmasın.

Kamu düzeni, yasadışlılıkla mücadele edilerek sağlanır.

Yasaları eşit şekilde uygulayarak, teröristlere prim vermeyerek bu hedefe ulaşılabilir.

AK Parti Hükümeti, “Barış süreçi” ile başlatılan zaman diliminden bugüne kadar “kamu düzeni” konusunda duyarlı davranmadı. Eğer, bu duyarlılık daha önce gösterilmiş olsa 6-7 Ekim olayları bu kadar yıkıcı ve ses getirici olmazdı.

Geçenlerde yazdığımız bir yazıda “PKK ve yandaşları barış istemiyor”

demiştik. Bu tür yazılarımızı da “Barış Süreçi” ile başlayan dönem boyunca yazdık, uyarılarda bulunduk. PKK’nın sözünü tutmadığı bugünün konusu değil ki.

Terör örgütü, anlaşma ile silah bırakacaktı, bıraktı mı?

Örgüt, Türkiye’yi hemen terk edecekti, etti mi?

Dağdan inmeler hızlanacak, artık dağlarda tek bir terörist kalmayacaktı, kalmadı mı?

Kandil dağılacaktı, dağıldı mı?

Devletin, birliğine, bütünlüğüne yönelik yıkıcı faaliyetler son bulacaktı, buldu mu? Tam tersi PKK ve yandaşları okulları yakıp yıktı, Türk bayraklarını indirdi, Atatürk büstlerine saldırı yaptı, yol kesip, kimlik kontrolü yaptı. Güvenlik güçleri ile çatışmalara girildi. Baraj ve karakol inşaatları basıldı, adam kaçırıldı.

PKK daha da güçlendi, Dinlendi, silahlandı, dağlardan kentlere kadar indi, örgütlendi.

Dikkat edin, bunlar bugünün konuları değildir. Yıllardır yaşananlardır.

Şimdi gelelim bir başka konuya:

Oslo görüşmeleri basına sızdığında dönemin Başbakanı Erdoğan “Böyle bir şey yok. Terör örgütü ile görüşülmemiştir” demişti.

Biz, her zaman devlete, bizi yönetenlere inanmak durumundayız. Ancak, bu sözlerin de samimi olmadığı kısa zamanda anlaşılınca yine Erdoğan’ın “Evet görüşülmüştür, MİT Müsteşarı’nı da görevlendiren ben oldum” demesi, devlete ve bizi yönetenlere olan inancı da sarsmış ve yıkmıştır.

Bugün ise, Hükümetin İçişleri Bakanı Ala’nın Oslo görüşmelerini doğrulaması ve “Oslo’da anlaşmıştık, görüşmeleri PKK bozdu” demesi sanıyoruz uzun süre tartışılacaktır.

Artık önümüze bakmak, geleceğimizi görmek ve doğrulara doğru yürümek durumundayız. Bugün, bizi yönetenlerin de bu noktaya gelmiş olmalarını doğru ve sevindirici buluyoruz. Yukarıda da vurguladığımız gibi, artık devletimize, bizi yönetenlere güvenmek istiyoruz. Ortaya konulan sözlerin de sözde kalmamasını diliyoruz.

 
YORUM EKLE