Canan İLARSLAN- Emir Efe BENLİOĞLU, İSTANBUL, (DHA)- 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü nedeniyle şehit çocuğu, aileleri ve gazilerle İstanbul Boğazı'nda tekne turu düzenlendi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, İstanbul Valiliği, Sahil Güvenlik Komutanlığı, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve 15 Temmuz Derneği iş birliğinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü dolayısıyla şehit çocukları, şehit aileleri ve gazilerle İstanbul Boğazı'nda boğaz turu gerçekleştirildi. Etkinliğe, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, İstanbul Valisi Davut Gül, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir, İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel, İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, Sarıyer Kaymakamı Metin Maytalman da katıldı. Sarıyer'deki Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı'na getirilen şehit yakınları ve gaziler, Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı 4 büyük arama kurtarma gemisinden biri olan 'TCSG GÜVEN'e bindi.
Program kapsamında İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Müdürlüğü ve beraberindeki heyetle şehit yakınları ve gazilerle öğle yemeğinde bir araya geldi. Yemeğin ardından Yiğitbaşı ve beraberindekiler şehit aileleri ve gazileri ziyaret edip sohbet etti. Yiğitbaşı, 15 Temmuz gazisi Fatih Oğuz Güler'in oğlu Yiğit Hamza'yı kucağına alarak sevdi. Ardından denize açılan şehit yakınları ve gaziler, kendilerine eşlik eden Sahil Güvenlik personeliyle sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Program kapsamında konuklara tatlı ve içecek de ikram edildi.
'15 TEMMUZ BİR MİLLETİN UYANIŞI, ULUSUN DİRİLİŞİDİR'
Şehit Murat Kocatürk'ın babası Bayram Kocatürk, '15 Temmuz bir milletin uyanışı, ulusun dirilişidir. Ben oğlumu kaybettim. Allah'ın takdiri. 3 sene önce cihad için Türkmen Dağı'na gitti. Orada şehitlik yok dedi, geldi. Geldi burada 15 Temmuz'da ama iki ay kala Her gün söylüyordu; 'Ben baba şehit olacağım.' Bütün arkadaşlarına, ablasına 'Ben şehit olacağım, diyordu. Ama meğer Rabbim ona müjdeletiyormuş, bize şehadetin müjdesini veriyormuş. Son gün ayrıldı. 'Bir dolaşıp, geleceğim' dedi. Ama veda eder gibi gitti. Arkasından 'Benim yavrum senin emanetindir bende emanetini sana emanet ediyorum' dedim. Gerçekten Rabbim emanetine sahip çıktı. Şehadetle şereflendirdi. Bundan sonra asla kimse darbe yapamayacak, kimse bu millete böyle emir vaki bir şey yaptıramayacak. Saraçhane'de şehit oldu. Allah bir daha yaşatmasın ama uyanık olalım' dedi.
'BU VATANIN ASLİ UNSURU OLAN HER ŞEY ONLAR İÇİN BİR HEDEFTİ'
Gazi olan Yavuz Yanmaz, 'Darbenin 10'uncu yılı. Çok hızlı bir şekilde 10 sene geçti darbe üzerinden. O zamanki ismiyle Boğaziçi Köprüsü, bugün 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde. Saat gece 01:00, 01:30 gibi gazi oldum, o zaman vuruldum. Köprüde bir çok arkadaşımız yaralandı, bir çok arkadaşımız şehit oldu. O gün vatana, milletin birliğine kastetmeye çalışan, bu milletin istikbaline şer düşmeye çalışan, kimisine göre darbe, kimisine göre işgal ama hain bir emel olduğu kesindi. O gün halkımızla beraber topyekün sokağa çıktık. Bugün burada rahat huzurlu bir şekilde bir araya gelebiliyorsak o gün 15 Temmuz'da sokağa çıkan, şahadet şerbetini içen sevdiklerinden vazgeçip gazi olan kardeşlerimizin sayesinde oldu. Allah gazilerimize sağlık afiyet, şehitlerimize de rahmet eylesin inşallah. Ayağımdan vuruldum. Daha sonra hastaneye getirdiler ambulansla. Maalesef ambulansın içerisindeyken ambulansta vuruldum. Bu kadar gözü dönmüş bir örgüt, bu kadar gözü dönmüş bir yapılanma. Hem sivil halka, hem ambulanslara, hedef gözetmeksizin, hareket eden her şeye maalesef saldırdılar. Aslında bu vatanın asli unsuru olan her şey onlar için bir hedefti. O gün biz de hedef olarak görüldük. Ama bu bizim için bir şereftir' ifadelerini kullandı.
'BİZE TESELLİ VEREN ŞEHİT OLMASI'
Şehit Çetin Can'ın annesi Emine Can, 'Üzüntülüyüz, kederliyiz. Sadece bize teselli veren şehit olması. Başka bir şey değil, çünkü acısı çok büyük. Anne babanın acısı çok büyük unutulmuyor. Unutulacak bir şey değil. Benim çocuğum namazlı, abdestli şehit oldu gitti. Boğaziçi Köprüsü'nde şehit oldu. Benim oğlum eşiyle gitmiş, yanımda değildi. Üsküdar'da duruyordu. Ben Sarıyer'deydim. Eşiyle çıkıp önce Kısıklı'ya gitmişler. Oradan çıkıp köprüye geliyorlar. 'Biz Cumhurbaşkanımızı koruyacağız' diyor. Keskin nişancılar kalbinden vuruyor, şehit oluyor' diye konuştu.
'O AKŞAM ÇOK KORKUNÇ BİR GECEYDİ'
Emin Kurdaş, 'Allah o günleri bir daha yaşatmasın, devletimize zeval vermesin. Üzücü bir durumdu o zaman. O geceyi hatırlamak da istemiyorum. Cumhurbaşkanımız 'sokaklara çıkın' dediği zaman, çıktık yürüyorduk. Planımız köprüye gitmekti ama Borsa İstanbul'a gittiğimizde oradan geçerken ateş ettiler, yaralandım. Üzücü bir durumdu. Olmasın bir daha öyle şeyler. İlk geceyi düşündüğümüzde nasılsa şimdi de öyle aklımıza geliyor. O akşam çok korkunç bir geceydi. Yaralananlar oldu, ölen arkadaşlarımız oldu. Üzücü bir geceydi. Aklımızda hep ama yine de o geceyi hatırlamak istemiyorum. Zaferle sonuçlandı. Halk galip geldi. Sağ duyu galip geldi' dedi. (DHA)





