Gündem

İstanbul- Portekizli Oliviera estetik operasyon için geldiği İstanbul'da hayatını kaybetti: Türk adaletine güveniyorum

Abone Ol

Canan İLARSLAN -Feridun AÇIKGÖZ- Hasan YILDIRIM / İSTANBUL, (DHA)-İsviçre'den estetik operasyonu için Türkiye'ye gelen Portekiz asıllı Aida Alexander Oliviera (23), Şişli'deki klinikte olduğu ameliyatın ardından hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsi işleminde ölüm nedeni, damar yırtılmasına bağlı iç kanama ile akciğer damarlarının pıhtı ile tıkanması olduğu belirlenirken doktor kusuruna ilişkin raporun henüz hazırlanmadığı öğrenildi. Kızı ölen Eduarda Amelia Assunçao De Oliveira, 'Türk adaletine güveniyorum. Avukatlarımız, bu vakanın aydınlatılması ve gelecekte benzer olayların önlenmesi için mahkemede ellerinden geleni yapacaklardır' dedi.

Portekiz asıllı Aida Alexander Oliviera, estetik ameliyatı için 1 Mart 2024'te İsviçre'den Türkiye'ye geldi. Sanal medyadan iletişime geçtiği doktor ile aynı gün Şişli'de klinikte buluşan Oliviera'nın yağ aldırma ve kalçaya yağ enjeksiyonu Balat'taki özel hastanede yapıldı. Ameliyatın ardından oteline dönen Oliviera 5 gün sonra rahatsızlandı. Doktorun kliniğinde tedaviye alınan Oliviera, 7 Mart'ta hayatını kaybetti. Olayın ardından Adli Tıp Kurumu'nda otopsi işlemi yapılan kadının; yağ aldırma ve kalçaya yağ enjeksiyonu sonrasında oluşan büyük damar yırtılmasına bağlı iç kanama ile akciğer damarlarının pıhtı ile tıkanması sonucu öldüğü tespit edildi. Ölümün ardından başlatılan soruşturma sürerken doktorun kusurlu olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin ise sürdüğü belirtildi. Soruşturmada ayrıca ölümün ardından teşhis için İstanbul'a gelen kuzeninin ifadesinin alındığı ve yeminli tercüman yerine doktorun yönlendirdiği bir kişinin tercümanlık yaptığı iddia edildi.

'BİZİM ARAMALARIMIZA CEVAP VEREMEDİ'

Annesi, Antonio Serafim De Freitas Ribeiro 'Mart ayında 2 yıl olacak. Tek evladımız, kızımızı 22 yaşında Türkiye'de yapılan cerrahi bir operasyon sonrasında kaybettik. Kızımız burada Türkiye'den gelen bir doktor ile daha önce o doktor ile bir ameliyat geçiren arkadaşının tavsiyesi ve aracılığıyla görüşmeye gidiyor. Doktor yaptığı kontroller sonrasında kızımıza bu istediği liposuction ameliyatını yapabileceğini söylüyor. İleri bir tarih için randevulaşabileceklerini söylüyor. Öncesinde Ekim ayı için sözleşiyorlar fakat ameliyat mart ayında gerçekleşiyor. Şubat sonu Türkiye'ye uçuyor ve 2 Mart'ta ameliyat oluyor. Bir gün sonrasında kendini çok kötü hissediyor. Bu sebepten iki gece ameliyat olduğu klinikte kalıyor, sonrasında oteline gidiyor ve her gün sargılarını kontrol için gidiyor. Perşembe günü İsviçre'ye dönmesi gereken gün kendini iyi hissetmiyor. Bizleri arayamadı, bizim aramalarımıza cevap veremedi, biz maalesef hiç bir şey bilemedik. Öğlen saat 12.00'ye doğru arkadaşı evimize geldi ve bizi bilgilendirdi. Doktordan öğrenmiş ki kızımız iyi değilmiş bu yüzden hastaneye götürülmeliymiş, sonrasında da hiçbir şey duymadık ancak kızımız vefat ettiğinde bir mesaj ile benim küçük kızımın artık hayatta olmadığını, vefat etmiş olduğunu öğrendik' dedi.

'TÜRK ADALETİNE GÜVENİYORUM'

Babası Eduarda Amelia Assunçao De Oliveira, 'Vakaya bakacak olursak durum değerlendirmesi yapmak çok zor, fakat bunun sorumluları var ve bu sorumlu kişileri bulmak gerekiyor. Türk adaletine güveniyorum, avukatlarımız mahkemede bu vakanın çözülmesi ve gelecekte bu tür vakaların önlenmesi için ellerinden geleni yapacaklardır. Bizim kızımızdı ama yarın ya da öbür gün sizlerin çocuğu da olabilir. Şu an acımız o kadar çok derin ki, hissettiğimiz böylesi bir acıyı sizlerin, hiç kimsenin yaşamasını istemeyiz. Adaletin bir an önce vuku bulmasını istiyoruz, tek isteğimiz bu. 7 Mart'ta kızımızın vefatı 2 yıl olacak 22 yaşında kızımızı kaybettik, şimdilerde ise 24 yaşında olacaktı. Onun huzur içinde uyuması için bizler bu adımı atıyor, vakanın ilerlemesini istiyor ve adalet arıyoruz. Umuyoruz ki doğru yoldayız. Çözümler bulunur dava sonuçlanır adalet yerini bulur ve bizler de huzur içinde uyuruz. Çünkü adalet yerini bulmuş olacak' ifadelerini kullandı.

'DOKTORUN FARKLI BİR İHMALİNDEN KAYNAKLI BİR DURUMUN SEBEBİYET VERDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ'

Avukat Fatih Bulut, '2024 yılında Aida bir estetik operasyon için İsviçre'de bir doktorla anlaşmış, bir paket satın almış. Paketin içeriği de şu, uçak biletleri dahil Türkiye'de bir hafta konaklamalı şekilde 10 bin İsviçre Frangı karşılığında bir estetik operasyon, küçük bir operasyon geçireceği şekilde bir sözleşme imzalamışlar. Aida, 1 Mart'ta Türkiye'ye gelmiş. 2 Mart'ta da operasyonu gerçekleşmiş. Doktor operasyonun başarıyla gerçekleştiğini beyan etmiş. Aida'yı daha sonra otele yerleştirmişler. Operasyonun 5'inci gününde Aida kaldığı otel odasında fenalaşmış, ambulansla hastaneye kaldırmışlar. Hastaneye kaldırıldıktan sonra da vefat etmiş. Süreç bu şekilde başlamış. Biz bu süreç içerisinde doktorun ihmalinin bulunduğunu, Aida'nın ölüm neticesinin meydana gelmesinde veya kullanılan malzemeden ya da doktorun farklı bir ihmalinden kaynaklı bir durumun sebebiyet verdiğini düşünüyoruz' diye konuştu.

'ÖN ARAŞTIRMACI DOKTORUN SUNACAĞI RAPORU BEKLİYORUZ'

Soruşturma sürecinin 2 yıldır sürdüğünü belirten Avukat Fatih Bulut, 'Soruşturma süreci yaklaşık 2 yıldır devam ediyor ama ancak henüz daha Adalet Bakanlığı'ndan soruşturma izni verilmediği için aile bu durumdan dolayı olabildiğince üzgün. Sebebi de şu; kızlarının ölümünün üzerinden yaklaşık 2 yıl geçti. Aile, İsviçre'de yaşayan Portekiz asıllı bir aile. Oradaki sistemle Türkiye'deki hukuk sistemini karşılaştırdıkları zaman Türkiye'deki bu soruşturma sürecinin bu kadar uzun sürmesini kabullenemiyorlar. Türkiye'deki sistem de şu şekilde, doktor kamu personeli olarak hizmet yaptığı için bağlı bulunduğu Bakanlığın soruşturma izni vermesi gerekmekte. Bakanlıkta da bu soruşturma izni verilme süreci birazcık tıkandı. Henüz daha yeni bir ön araştırmacı doktor atandı. Şu aşamada doktorun sunacağı raporu bekliyoruz. Ardından da Bakanlığın soruşturma izni vermesiyle ceza yargılamasının hızlı bir şekilde başlayacağını, sürecin bu şekilde adil bir şekilde tamamlanacağını umuyoruz' dedi.

'SORUŞTURMA SÜRECİNİN BİR AN ÖNCE TAMAMLANMASINI İSTİYORUZ'

Aida'nın operasyondan sonra 5'inci günde fenalaştığını belirten Avukat Fatih Bulut 'Aida Türkiye'ye geldiği günün ertesi günü doktorun yönlendirdiği hastanede operasyonunu gerçekleştirmiş. 5'inci gününde de fenalaşmış. Kendi durumunu resepsiyona bildirmiş. Hızlı bir şekilde ambulansla hastaneye kaldırmışlar. 5'inci günün sonunda maalesef vefat etmiş. Ailesinin tek çocuğu. Uzun yıllar sonra süren bir tedavi sonucunda dünyaya gelmiş. Bir çocuk yetiştirmek, büyütmek, bakmak kolay değil. Ailesinin üstüne titrediği evlatları böyle basit bir operasyonla maalesef ölmesi sebebiyle onlar da bizler de doktorun en azından bir ihmalinin bulunduğu, bu ihmalin de ölüme sebebiyet verdiğini düşünüyoruz. Aile de bir yandan adalet bekliyor. Aile İsviçre'de yaşayan yabancı bir aile. Kızlarını Türkiye'ye emanet olarak gönderdiler, maalesef kızları vefat etti. En azından biz bu emanetle ilgili bu soruşturma sürecinin bir an önce tamamlanmasını, ihmali bulunan doktorun veya başka kişilerin hızlı bir şekilde yargılanması, varsa ihmalleri, ihmallerinin karşılığında da ceza almalarını umuyoruz' ifadelerini kullandı.

'SANIK TARAFINDAN YÖNLENDİRİLEN BİR TERCÜMAN TARAFINDAN İFADESİNİN ALINMASI EN ÖNEMLİ NOKTADIR'

Avukat Enes Osman Taşer, 'Portekiz asıllı İsviçreli bir vatandaşın Türkiye'ye gelip yapılan estetik operasyonda vefat etmesiyle ilgili davaya bakıyoruz. Bu davada birçok şüpheli olaylar var. Bu olaylardan esas bizim üzerinde durmak istediğimiz; müteveffa ölenin yakınının teşhis için Adli Tıp'a getirilmesi. Burada kuzeni geliyor. Kuzeni diyor ki: 'Evet, bu Aida.' Sonra gidip karakola götürüyorlar. Burada en önemli nokta burası. Burada öyle zannediyoruz ki sanığın kimse, o sanığı yönlendirmesi sonucu o kuzeninden ifade alınıyor; diyor ki: 'Biz şikayetçi değiliz.' Onun böyle bir hakkı olmadığı gibi, zaten kadın İngilizce, Almanca ve Portekizce biliyor. Başka bir lisan bildiği yok. Bir yeminli tercüman değil de sanık tarafından yönlendirilen bir tercüman tarafından ifadesinin alınması en önemli noktadır. Ama Türk adaleti biraz ağırdır ama Türkiye Cumhuriyeti her zaman 18 yaşındadır. Bunun da cezası olanlara çektirileceğini umuyoruz' diye konuştu. (DHA)