Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA) - İSTANBUL Ticaret Odası'nın (İTO) Ocak ayı meclis toplantısında iş dünyasıyla bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, '2025'te enflasyonu yüzde 30'un biraz üstünde kapatmış olduk. Ocakla birlikte inşallah 30'un altını göreceğiz. 2026 sonundaki hedefimiz enflasyonu 20'nin altında bir rakama taşımak, 2027'de ise tek haneli rakamları hedefliyoruz, yol haritamız bu' dedi.
İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 2026 senesindeki ilk meclis toplantısı bugün İTO'nun Eminönü'ndeki merkez binasında gerçekleşti. İTO Başkanı Şekib Avdagiç'in ev sahipliğindeki toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, reel sektör temsilcileri, sektör paydaşları ve meslek komitesi başkanları katıldı.
'ATIL İŞ GÜCÜNÜN İKİ BOYUTU VAR'
Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz atıl iş gücüne dikkat çekerek, 'Bir genel gidişat var. Bu bize özgü değil, bütün ülkeler belli bir gelişmişlik seviyesine ulaşınca, eğitim düzeyi artınca, şehirleşme artınca insanlar belli işleri tercih etmemeye başlıyorlar. Bu da iş gücü piyasalarında problemler oluşturuyor. Bunu nasıl aşarız diye birtakım çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle atıl iş gücü dediğimiz, iki boyutu olan bir kavram var. Birincisi potansiyel iş gücü, 'İş arıyor mu?' diye bakıyorsunuz, hayır aramıyor. İş aramadığı için işsiz kategorisine girmiyor ama gidip sorduğunuzda 'Size şöyle bir iş versek yapar mısınız?' dediğinizde 'Olabilir' diyor. Buna potansiyel iş gücü diyoruz. Bir de zamana bağlı eksik çalışanlar var, günde 4 saat çalışıyor diyelim, '8 saatlik bir iş olsa yapar mısın?' diye soruyorsunuz, 'Yaparım' diyor. Onu da atıl iş gücüne dahil ediyoruz. Her iki konuda da iş gücü piyasalarını daha fazla harekete geçirmek istiyoruz' diye konuştu.
'KADINLARIN İŞ GÜCÜNE KATILIMI KRİTİK'
Yılmaz, 'İşsizlik ayrı bir şey, atıl iş gücü ayrı bir şey. Muhalefet bazen ikisini 'elma ile armudu' mukayese ediyor. Dış dünyayla bizim atıl iş gücünü alıp Avrupa'nın işsizliğiyle kıyaslıyorlar, bu haksız bir mukayese. Oralarda da atıl iş gücü işsizlikten daha yüksektir, bütün dünyada bu böyledir. Bunu aşağı çekmek için politikalara ihtiyacınız var. Burada mesleki eğitim çok kıymetli. Özellikle belli bölgelerde mesleki eğitimi geliştirmek önemli. Diğer yandan kadınların iş gücüne katılımı, atıl iş gücünü azaltma noktasında çok kritik bir konu. Bakım hizmetlerini artırmak, kadınların daha fazla hem istihdama hem girişimciliğe dahil olması bu anlamda önemli' ifadelerini kullandı.
'ÜRETİM KÜLTÜRÜNÜ YENİDEN CANLANDIRMALIYIZ'
Yılmaz, 'Bunun da üstünde bir üretim kültürü meselesi var. Yeni nesillere emeğin ve üretimin değerini daha fazla anlatmamız lazım; hem iletişim yoluyla hem eğitim yoluyla. Maalesef eskisi kadar üretmek, emek sarf etmek, alın teri dökmek gibi değerleri toplum olarak siyasi fark gözetmeksizin daha fazla canlandırmamız lazım. Atıl iş gücünü azaltmanın önemli bir boyutu da aslında bu kültürdür, emeği ve üretimi esas alan bir kültürel ortam oluşturmak ve buna değer vermek. Sayın Cumhurbaşkanımız 2026'yı reform yılı ilan etti biliyorsunuz. Yapısal reformlar iki açıdan önemlidir. Birincisi somut sonuçları itibarıyla, bugün bir adım atarsınız, gelecekte bunun meyvelerini toplarsınız. Biraz zaman alır ama. Bir de yapısal reformların beklenti kanalı ile olan etkisidir. Yapısal reform yapan bir ülkenin geleceği daha parlak demektir, beklentiler iyileşir ve bu da ekonomide hemen bir fark oluşturur. Dolayısıyla hem gerçek sonuçları nedeniyle hem de beklenti kanalı açısından yapısal reformların çok önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Biz de gerekli önemi değeri vereceğiz' şeklinde konuştu.
'FİNANSAL PİYASALARIMIZDA OLDUKÇA İYİ BİR YERE GİTTİĞİMİZİ SÖYLEYEBİLİRİM'
Finansal piyasaları değerlendiren Yılmaz, 'Finansal piyasalarımızda oldukça iyi bir yere gittiğimizi söyleyebilirim. Bir defa cari açığımız azalıyor, Orta Vadeli Program'da öngördüğümüz rakam 1,4. İhracatımız 253,4 milyar dolar diye hatırlıyorum. Bir de hizmet ihracatımız var, o da 123 milyar dolar. İkisini topladığınızda 396 milyar doları aşan mal ve hizmet ihraç eden bir ülkeyiz artık. Geçmiş ekonomik büyüklüklerimizin ötesinde bir yere gelmiş durumdayız. Büyümemiz ilk dokuz ayda 3.7, yıl geneli tahminimiz ise 3.3. Enflasyonu da 30'un biraz üstünde kapatmış olduk. Ocakla birlikte inşallah 30'un altını görececeğiz. 2026 sonundaki hedefimiz enflasyonu 20'nin altında bir rakama taşımak, 2027'de ise tek haneli rakamları hedefliyoruz. Yol haritamız bu' ifadelerini kullandı.
'FAİZ İNDİRİM DÖNGÜSÜNE GİRİLDİ'
Yılmaz 'Ben hep şunun altını çiziyorum. Önemli olan programınızdır, istikametinizdir. Programınız ve istikametiniz doğruysa, dışsal etkiler bazen sizi geciktirebilir. Örneğin, petrol fiyatlarının düşmesi olumlu, jeopolitik gerilimler olumsuz etkidir. Fakat asıl olan programdır. Dışsal etkiler geçici ve konjonktüreldir; hedeflerinizi birkaç ay öne alabilir veya geciktirebilirler. Biz programımızı kararlı bir şekilde hayata geçiriyoruz ve hedeflerimize büyük oranda ulaştığımızı ifade edebilirim. Genel finansal koşullar iyileşecek. Bu sene geçen seneye göre çok daha iyi olacak. Çünkü Türkiye artık enflasyondaki düşüşe paralel bir şekilde faiz indirim döngüsüne girmiş durumda. Dünya merkez bankaları da bu döngüye girmeye başladı. Dolayısıyla genel finansal maliyetler aşağı doğru gelecek, bunu görmeye başladık ve daha da göreceğiz' dedi. (DHA)



