ABD, (DHA) - ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde görüşmeler yapılacağını duyurdu.
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ve Lübnan arasındaki yeni görüşme turunun detayları paylaşıldı. ABD'nin 23 Nisan'daki temasların üzerine inşa edileceğini belirttiği sürece ilişkin açıklamada, 'Her iki delegasyon, her iki ülkenin temel endişelerini esaslı bir şekilde ele alan kapsamlı bir barış ve güvenlik anlaşmasını ilerletmeyi amaçlayan detaylı görüşmeler gerçekleştirecektir' denildi.
Görüşmelerin hedefinin geçmiş yıllardaki politikalardan ayrışmak olduğu vurgulanarak, 'Bu görüşmeler, terörist grupların yerleşip zenginleşmesine, Lübnan devletinin otoritesini sarsmasına ve İsrail'in kuzey sınırını tehlikeye atmasına izin veren son 20 yılın başarısız yaklaşımından kesin bir şekilde kopmayı amaçlamaktadır' ifadeleri kullanıldı.
'LÜBNAN'IN EGEMENLİĞİNİN YENİDEN TESİSİ İÇİN ÇERÇEVE OLUŞTURULACAK'
Müzakerelerin kapsamına dair yapılan açıklamada, 'Görüşmeler, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri, Lübnan'ın tüm topraklarında egemenliğinin tam olarak yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ve Lübnan'da insani yardım ve yeniden inşaya yönelik somut yollar yaratılması için bir çerçeve oluşturacaktır' değerlendirmesinde bulunuldu.
Tarafların sürece kendi ulusal çıkarları doğrultusunda yaklaşmayı taahhüt ettiği belirtilerek, ABD'nin bu çıkarları 'İsrail için kalıcı güvenlik, Lübnan için ise egemenlik ve yeniden inşa sağlayacak bir şekilde uzlaştırmak için çalışacağı' kaydedildi.
'HİZBULLAH'IN TAMAMEN SİLAHSIZLANDIRILMASINA BAĞLI'
Her iki hükümetin de bu sürece olan bağlılığının ABD tarafından memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
'Kapsamlı barışın, Lübnan devlet otoritesinin tam olarak yeniden tesis edilmesine ve ABD tarafından terör örgütü olarak tanımlanan Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılmasına bağlı olduğu kabul edilmektedir. Bu görüşmeler, onlarca yıllık çatışmayı sona erdirme ve iki ülke arasında kalıcı bir barış tesis etme yönünde bir başka önemli adımı temsil etmektedir.'
Açıklama, ABD'nin bu süreçte bir anlaşmaya varmaya çalışan her iki ülkeyi de desteklemeye devam edeceği vurgusuyla sona erdi.





