İSTANBUL, (DHA)- RUHA Elektrik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil İshakoğlu, Ruha Grup'un askeri denizcilik alanında stratejik yatırımlara başladığını duyurdu. İshakoğlu, 'Türk gemi inşa sanayiinin yerlileşme hamlesine ivme kazandırmayı hedefleyen grup, gemi elektroniği, hibrit itki sistemleri ve yeni nesil batarya teknolojileri alanında uluslararası iş birlikleri yapacak. Mavi Vatan, Türkiye için sadece bir kıta sahanlığı tanımı değil, ekonomik bağımsızlığın ve teknolojik üstünlüğün simgesidir. Ruha Grup da gemi elektroniği ve güç sistemleri alanında stratejik yatırım yapacak' dedi.

Ruha Grup askeri denizcilik alanında stratejik yatırımlara başladığını açıkladı. Ruha Elektrik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil İshakoğlu, 'Askeri denizcilik teknolojileri artık ağır sanayinin bir kolu olmaktan çıktı. Yazılım, sensör teknolojileri, ileri malzeme ve yakıt sistemlerinin birleştiği yüksek teknolojili bir alana dönüştü. Bu alan, milli egemenliğin temel taşlarından biri haline geldi' dedi.

'MAVİ VATAN, EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIN VE TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜĞÜN SİMGESİDİR'

Duymer'den Antalya'da 'Omega AI' lansmanı
Duymer'den Antalya'da 'Omega AI' lansmanı
İçeriği Görüntüle

Küresel güç mücadelesinin denizler üzerinden şekillendiğini vurgulayan İshakoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

'Bugün dünya ticareti sadece karadaki yollarla değil, okyanusların derinliklerinden geçen fiber optik kablolar ve devasa tankerlerin izlediği kritik boğazlarla ayakta duruyor. Küresel güç mücadelesinin kalbi, Akdeniz'den Hint Okyanusu'na, Karadeniz'den Güney Çin Denizi'ne kadar suların üzerinde atıyor. 'Mavi Vatan' kavramı, Türkiye için sadece bir kıta sahanlığı tanımı değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın ve teknolojik üstünlüğün simgesidir. Türk iş insanları olarak bu alanda yapılacak yatırımları sadece maddi dönüşler üzerinden değerlendiremeyiz.'

'TÜRK GEMİ İNŞASI 84 TERSANEDEN GLOBAL ARENAYA'

Türkiye'nin gemi inşa sektöründeki yükselişine değinen İshakoğlu, 'Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre 2003'te 37 olan özel tersane sayısı bugün 84'e ulaştı. Türk tersaneleri halihazırda hem Türk Deniz Kuvvetleri hem de dost ve müttefik ülkeler için 40'a yakın geminin inşasını sürdürüyor. Ülke savunma ve havacılık sanayi ihracatı 2025'te yüzde 48 artarak 10,54 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektör aynı yıl yüzde 79 artışla 17,9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı. Millî Denizaltı MİLDEN, TF2000 Hava Savunma Harbi Muhribi ve Millî Uçak Gemisi inşaları başladı. Bu tablo, gemi elektroniği ve güç sistemleri alanında stratejik yatırım yapmak için doğru zaman olduğunu gösteriyor' diye konuştu.

'YENİ NESİL ASKERİ GEMİ, BİR YÜZEN KALEDİR'

İshakoğlu, 'Uydu sistemleri, deniz karakol uçakları ve insansız hava araçları, su üstü varlıklarını izleme konusunda çok başarılı olsa da askeri gemileri etkisiz hale getirmek kolay bir iş değildir. Modern askeri gemiler birer 'yüzen kale' niteliğindedir. Denizden, havadan ve su altından gelebilecek her türlü tehdide karşı son derece karmaşık ve katmanlı öz savunma sistemlerine sahiptirler. Ayrıca sürekli hareket halinde olmaları, uzun menzilli füzelerin isabet oranını da önemli ölçüde düşürmektedir. Bu sistemleri besleyen omurga ise elektrik altyapısı, güç sistemleri ve gelişmiş enerji yönetimidir. Ruha Grup'un odaklandığı alan da tam burası' dedi.

'HİBRİT İTKİ VE YENİ NESİL BATARYA TEKNOLOJİSİ STRATEJİK ÖNCELİĞİMİZ'

Ruha Grup'un askeri denizcilik alanındaki yatırım vizyonunu açıklayan İshakoğlu, grubun çalışma stratejisini şu sözlerle özetledi:

'Ruha Grup olarak, Türk savunma sanayiinin yerlileşme hamlesine stratejik bir ivme kazandırmak amacıyla askeri denizcilik alanında önemli iş birlikleri gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Vizyonumuz; gemi elektroniği ve güç sistemleri alanında uluslararası partnerlerimizle yeni teknolojiler geliştirerek bunları savunma sanayii paydaşlarına sunmaktır. Operasyonel gizliliği artıran hibrit itki sistemleri ve yeni nesil batarya teknolojileri ile askeri platformlarımızın verimliliğini en üst seviyeye çıkarabileceğimize inanıyoruz.'

İshakoğlu, 'Hibrit itki teknolojisi yalnızca yakıt verimliliği değil, düşük gürültü seviyesi, ısı izinin azaltılması ve sessiz seyir yeteneği anlamına geliyor. Bu üç özellik, modern denizaltı tehditleri ve elektronik harp ortamında bir geminin hayatta kalma süresini doğrudan belirliyor. Yeni nesil lityum bazlı askeri batarya sistemleri de denizaltı ve insansız deniz aracı operasyonlarında menzili ve dalış süresini önemli ölçüde uzatıyor' ifadelerini kullandı.

'ULUSLARARASI PARTNERLERLE GÜÇ BİRLİĞİ MODELİ'

Ruha Grup'un uluslararası iş birliği stratejisine de değinen İshakoğlu, Gemi elektroniği, güç sistemleri ve hibrit itki konularında hd Hyundaı Electrıc'in marine çözümleriyle birlikte, dünya çapındaki partnerlerle yapılacak ortak Ar-Ge ve teknoloji transferi anlaşmalarıyla, bu birikimi Türk savunma sanayi paydaşlarına ulaşır hale getirmek istiyoruz. Hedefimiz; ASELSAN, HAVELSAN, STM, DEARSAN, DESAN, ÖZATA gibi yerli yüklenicilerin değer zincirinde tedarikçi olarak konumlanmak' diye konuştu.

'GEMİ İNŞA EKOSİSTEMİ KAYBEDİLİRSE GERİ GELMEZ'

Türkiye'nin gemi inşa sanayiinin sürdürülebilirliği konusunda kritik bir uyarıda bulunan İshakoğlu, 'Gemi inşa sektörü çok hassas planlanması gereken bir alan. Tonaj bakımından dünyanın en büyük donanmasına sahip olan ABD bile şu an bu konuda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Ağır sanayi ile yüksek teknolojinin birleştiği bu sektörde, üretim ekosistemi bir kez kaybedilirse onu kısa vadede yerine koymak imkansızdır. Bugün ABD'nin dahi gemi inşasında başka ülke tersanelerinden destek almak zorunda kalması, planlamanın ve sürdürülebilirliğin önemini açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye'nin elinde sektör paydaşlarıyla, tersane altyapısıyla ve nitelikli mühendislik kapasitesiyle altın değerinde bir ekosistem var. Bu ekosistemi korumak, geliştirmek ve uluslararası rekabette daha ileriye taşımak için iş dünyasının çok yönlü destek vermesi şart' dedi.

İshakoğlu, '2024'te Türk tersanelerinin gemi ihracatı yaklaşık 1,9 milyar dolar seviyesinde kapandı. 2025'in ilk aylarında ise sivil gemi ihracatında ciddi bir daralma gözlemledik. Üretim maliyetlerinin rakip ülkelerle eşitlenmesi ve finansmana erişim güçlükleri, sektörümüz için zorlu bir denklem oluşturuyor. Tersanelerimizi askeri ve özel amaçlı gemi inşasındaki gücüyle ayakta tutmak, sivil tarafta ise yeni nesil çevre dostu itki sistemleriyle rekabetçi kılmak gerekiyor' diye konuştu.

'NATO TATBİKATINDAKİ GÖVDE GÖSTERİSİ TÜRKİYE'NİN POTANSİYELİNİ ORTAYA KOYDU'

Türkiye'nin uluslararası askeri denizcilik sahnesindeki konumuna da değinen İshakoğlu, 'NATO bünyesinde gerçekleştirilen Steadfast Dart-2026 tatbikatında, havuzlu çıkarma gemileri, korvetler, fırkateynler ve destek gemileriyle gövde gösterisi yapan Türkiye'nin yakın zamanda yeni siparişler alması bekleniyor. Pakistan, Katar, Nijerya, Endonezya gibi ülkelere yaptığımız askeri gemi ihracatı ve dost-müttefik ülkeler için sürdürülen 40'a yakın inşa, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelini ortaya koyuyor. Ruha Grup olarak bu yükselişin teknoloji ve elektrik tedariği tarafında değer üreten yan sanayi ortağı olmak istiyoruz' dedi.

'STRATEJİK YATIRIM, MİLLİ ÇIKARLA BULUŞAN BİR İŞ ANLAYIŞIDIR'

İshakoğlu, 'Ruha Grup olarak 22 yıllık enerji ve elektrik altyapısı tecrübemizi, gemi elektriği, güç dağıtım sistemleri, hibrit itki çözümleri ve enerji yönetimi alanlarına aktarıyoruz. Denizcilik, savunma sanayi ve enerji üçlemesini bir bütün olarak okuyan bir grup vizyonuyla hareket ediyoruz. Yatırımlarımızın geri dönüşünü sadece bilançodaki satırlarla ölçmüyoruz. Ülke savunmasına, teknolojik bağımsızlığa ve nitelikli istihdama katkı ölçütlerini de aynı önemle değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, uluslararası partnerlerimizle imzalayacağımız teknoloji iş birliği anlaşmalarını ve yerli yüklenicilerimizle başlatacağımız ortak çalışmaları kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz' diye konuştu.

Kaynak: DHA