LONDRA (AA) - İrlanda'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Fergal Mythen ile Polonya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Mateusz Sakowicz, ülkelerinin iki devletli çözüme olan desteğini dile getirdi.

Mythen ve Sakowicz, BM Güvenlik Konseyi'nde düzenlenen üst düzey katılımlı Filistin oturumunun ikinci gününde konuştu.

Gazze'deki insani durumun artarak daha vahim hale geldiğini söyleyen Mythen, bölgeye ulaştırılan insani yardımın yetersiz seviyede olduğunu kaydetti.

"Gazze halkı yakın tarihte hiç görülmemiş ölçüde ve hızda bir yıkıma şahitlik ediyor." diyen Mythen, Gazze'deki insani durumun acil bir ateşkesi gerektirdiğini belirtti.

Mythen, Hamas'ı esir alma ve roket atma gibi eylemleri nedeniyle kınadıklarını da ifade ederek, "Sürekli olarak esirlerin koşulsuz ve acil şekilde serbest bırakılması çağrısı yapıyoruz. Aynı şekilde uluslararası hukukun, meşru müdafaada güç kullanımını gerekli ve orantılı olacak şekilde sınırlandırdığını hatırlamak da hepimizin sorumluluğudur." diye konuştu

İrlanda'ya göre bu sınırın aşıldığını kaydeden Mythen, Gazze'deki ölümlerin kabul edilemez ölçüde olduğunu belirtirken, İsrail'in geniş alanda etkili mühimmatları kullanmasına son verilmesi gerektiğini söyledi.

Bulgaristan vatandaşlığı almak için Bulgarca bilme şartı geliyor Bulgaristan vatandaşlığı almak için Bulgarca bilme şartı geliyor

Mythen, iki devletli çözüm yolunda somut adımlar atılması gerektiğinin de altını çizerek, bölgede İsrailli ve Filistinlilerin barış ve güvenlik içinde yaşamasının tek yolunun iki devletli çözüm olduğunu vurguladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun iki devletli çözümü reddeden açıklamalarını da kabul edilemez bulduklarını anlatan Mythen, iki devletli çözüm vizyonunun geçmesinin her zamankinden daha acil olduğuna da dikkati çekti.

Sakowicz de konuşmasında bölgenin barış ve istikrarına katkı sağlayacak tüm girişimlere destek verdiklerini belirterek, "Uzun vadede uluslararası alanda kabul edilmiş kurallara dayalı sürdürülebilir iki devletli çözümü destekliyoruz." dedi.

Polonya'nın 7 Ekim'deki saldırıları en sert biçimde kınadığını hatırlatan Sakowicz, "Meşru müdafaa hakkının da uluslararası insancıl hukuk da dahil uluslararası hukuka uygun şekilde yapılması gerektiğini savunuyoruz." diye konuştu.

Sakowicz, Gazze'deki insani durum, Lübnan-İsrail sınırındaki çatışmalar ve Kızıldeniz'de gemi trafiğini tehdit eden Husi saldırılarından derin endişe duyduklarını da dile getirdi. ​​​​​​​