IL DİVO İSTANBUL'DA

Herkese Merhabalar

Hepsi ayrı ülkelerde doğmuş birbirinden yakışıklı, yetenekli, karizmatik ve başarılı grup Il Divo 15. yıldönümleri için çıkardıkları Timeless albümü için dünya turundalar. 14 Eylülde Volkswagen Arena da İstanbullulara şahane bir gece yaşattılar.

Üç tenor ve bir baritondan oluşan operatik pop grubu il divoyu bize kazandırdığı için Simon Cowell’e ne kadar teşekkür etsek azdır. Özellikle pop olmak üzere farklı müzik türlerinden şarkıları opera ile harmanlayan grup 30 milyonu aşan albüm, 33 ülkede 160 altın ve platin plak kazanarak Guinness kitabına girdiler. Grubun ismi İtalyan ama Londra ‘da kuruldu. Grubun en yakışıklısı olduğunu düşündüğüm Urs'un İtalyan değilde İsviçreli olduğunu aslında grupta hiç İtalyan olmadığını da konser sırasında öğrendiğimi utanarak itiraf ediyorum.

Bilet almakta zorlandığım için karaborsa bilet aldım. Evet bunu da aslında utanarak söylemem lazım ama internet üzeri alamadığım için mecbur kaldım bilet bulamama riskini göze alamadım açıkçası. Öyle karaborsa yazınca diplerde köşelerde oturduğumu sanmayın. Koltuğum en önde sahnenin yanındaydı. Elimi uzatsam Carlos'un yanaklarını sıkacağım nerdeyse. Program başlamadan önce biz kadınların kulis dedikodusu başladı. Toplu google araştırması sayesinde hepsinin evli olduğunu sadece Carlos'un yeni boşandığını öğrendik. İspanyol Carlo’sun grubun en sevimli en esprili ve en kazanova olanını düşünüyorum. Yaptığı espriler stand up komedyenleri aratmayacak kalitedeydi. Amerikalı David sahneye en hakimi çünkü seyirciye Ingilizce hitap ettikleri için sanırım ama öylesine uyumlular ki sahnede biz 15 yıldır karı koca olduk diye esprisini bile yaptılar. Bazı şarkılarında dansçıları eşlik etti. Dansçıların kıyafetleri ve ritimleri çok uyumlu olsada açıkçası gözlerim hep sesleri ile büyüleyen dörtlüdeydi. Orkestranın ve renklendirmenin başarısı da ayakta alkışlanmalarının nedenlerinden biriydi. O romantik ortamda kırmızıdan maviye dönen ışıklar muhteşemdi. Grubun üyelerinden Sebastien Izambard'ın solo olarak söylediği “up up up" şarkısı seyircileri bir anda dansa kaldırdı. Ayrıca Sebastian'ın giydiği önü uzun kırmızı ayakkabılarıda gözümüzden kaçmadı.

Il Divo'nun bütün şarkılarını severim hatta yorumladıkları şarkıların orijinal versiyonundan daha başarılı olduklarını düşünüyorum. Frank Sinatra'nın I did it my way şarkısı benim için vazgeçilmezi. Il Divo konseri tamamlayıp gitmek üzereyken yoğun alkış ve istek üzerine tekrar sahneye çıkıp meşhur Regresa A Mi’yi seyirciyle birlikte söylediler. Arkasından Türk bayrağını çıkararak artık efsane haline gelen “I did it my way” Iste o anda nefesler tutulup 6000 kişi ayni mısraları tekrarladı.

Ne yazarsam yazayım ne kadar fotoğraf paylaşırsam paylaşayım Il Divo anlatılmaz yaşanır. İyi ki geldiniz size çok ihtiyacım varmış Il Divo....

Haftaya görüşmek üzere..

YORUM EKLE