Emre KURT/İSTANBUL,(DHA)- İSRAİL Parlamentosu tarafından kabul edilen idam yasasına Hukukçular Derneği tepki gösterdi. Beyazıt Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştiren Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren, 'Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren veya onlara zarar veren İsrail vatandaşları veya yerleşimciler farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Nitekim uygulamada bu kişilerin çoğu zaman cezasız kaldığı da bilinmektedir. Bu durum, Filistinliler ile İsrailliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmakta ve düzenlemenin belirli bir kesimi hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır' dedi.
İsrail Meclisi'nde onaylanan 'idam cezası' yasasıyla ilgili Hukukçular Derneği İstanbul üyeleri Beyazıt Meydanı'nda toplanarak tepki gösterdi. Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren yaptığı açıklamada İsrail'in işgalci konumunda olduğu hatırlatarak, bu düzenlemenin tüm hukuk düzenlerinde 'yok hükmünde' olduğu vurgulandı.
'DÜZENLEMENİN BELİRLİ BİR KESİMİ HEDEF ALDIĞINI AÇIKÇA ORTAYA KOYMAKTADIR'
Basın açıklaması gerçekleştiren Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren, 'Bu düzenleme ile İsrail terör devleti, Filistin'in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hukuki düzenleme kisvesi altında katletmek istemektedir. Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren veya onlara zarar veren İsrail vatandaşları veya yerleşimciler farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Nitekim uygulamada bu kişilerin çoğu zaman cezasız kaldığı da bilinmektedir. Bu durum, Filistinliler ile İsrailliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmakta ve düzenlemenin belirli bir kesimi hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır' şeklinde konuştu.
'BU YASA İLE İDAM CEZALARININ KEYFİLİK ARZ ETTİĞİ ORTADADIR'
Av. Mehmet Melih Gülseren, 'Yıllardır yaşlı, çocuk, kadın ayrımı gözetmeksizin sivillere yönelik saldırılarını sürdüren ve soykırım suçu işleyen İsrail terör devleti, bu yasa ile eli silahsız ve savunmasız sivilleri hedef alan eylemlerini meşrulaştırmaya yönelik yeni bir hukuki zemin oluşturmaya çalışmaktadır. Gelinen noktada işgalci İsrail terör devletinin varlığının yalnızca Filistin için değil bütün Ortadoğu ve hatta dünya için bir güvenlik sorunu haline geldiği ortadadır. İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen bu 'Katliam yasası' bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır. Öncelikle, idam cezasının uygulanmasına ilişkin uluslararası standartlar bakımından ciddi ihlaller söz konusudur. İsrail'in taraf olduğu 'Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde idam cezası son derece dar bir çerçeveye tabi tutulmuştur ve buna göre idam cezası yalnızca 'En ağır suçlar' için, sıkı usulü güvenceler altında ve keyfilikten uzak biçimde uygulanabilir. Buna karşılık söz konusu düzenleme, 'terör' kavramını geniş ve belirsiz bir şekilde kullanarak ölüm cezasının kapsamını genişletmekte ve özellikle askerî mahkemeler bakımından bu cezayı fiilen zorunlu hale getirmektedir. Nitekim bu yasa ile idam cezalarının keyfilik arz ettiği ve uluslararası hukukla bağdaşmadığı, düzenlemenin yalnızca Filistinlilere yönelik bir 'apartheid' uygulamasının kılıfı olduğu ortadadır' dedi.
'FİLİSTİNLİLERE YÖNELİK BİR 'APARTHEID' UYGULAMASI'
Gülseren, 'Yasanın içeriğine dair teknik detayların paylaşıldığı açıklamada, idam kararının oy birliği yerine basit çoğunlukla alınabilmesinin ve temyiz yollarının kısıtlanmasının adil yargılanma hakkını ortadan kaldırdığı ifade edildi. Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren İsrail vatandaşları farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Bu durum, Filistinliler ile İsrailliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmaktadır. Bu yasa, Filistinlilere yönelik bir apartheid uygulamasının kılıfıdır' şeklinde konuştu.
'ÖZGÜR FİLİSTİN İÇİN HUKUKİ MÜCADELEYE DAVET EDİYORUZ'
Av. Mehmet Melih Gülseren, 'İşgalci gücün cezai yetkileri son derece sınırlıdır. Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir. İsrail, taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ni de ihlal ederek idam cezasını keyfi bir infaz mekanizmasına dönüştürmüştür. Bu kapsamda Hukukçular Derneği olarak, İsrail'in kabul ettiği ayrımcı idam yasasına karşı hukuki girişimler başlatmış ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürler nezdinde; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'na, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü'ne, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü'ne, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğüne, başvurularda bulunulmuştur. İsrail Terör Devleti'nin bu katliam yasasına ve insanlığa karşı eylemlerine karşı durmaya, Özgür Filistin için hukuki mücadeleye davet ediyoruz' dedi.
'AYNI SUÇU İŞLEYEN YAHUDİLER BU CEZADAN YARGILANAMAYACAKLAR'
Hukukçular Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası hukuk araştırmacısı Sümeyye Koman, 'Bu karar uluslararası hukukun birçok normuna ihlal teşkil ediyor. İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında böyle bir yasa uygulama yetkisi yok. İnsan haklarına aykırı, insancıl hukuka aykırı hükümler yer aldığını görüyoruz. Bu yasa Filistinlilere yönelik bir yasa aynı suçu işleyen Yahudiler bu cezadan yargılanamayacaklar' dedi. (DHA)




