Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)- KAHRAMANMARAŞ'ta, özofagus atrezisi anomalisiyle dünyaya gelen Hacı Efe Özdemir (2), Kayseri Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Kalın bağırsağından alınan doku parçasıyla yemek borusuna yama yapılan Efe, doğumundan beri ilk kez yiyecek ve içeceklerin tadına bakabildi. Oğlunun bugüne kadar midesine yerleştirilen hortumla beslendiğini söyleyen Fikret Özdemir (33), 'Yiyip içtiğini görmek bizi çok mutlu ediyor. Yedikçe kendisi de mutlu oluyor, gülüyor. Çok güzel bir duygu' dedi.
Kahramanmaraş'ta yaşayan Fikret ve Esra Özdemir (31) çiftinin çocukları Hacı Efe, 2024 yılında dünyaya geldi. Yutamama şikayeti üzerine hastaneye başvuran çiftin çocuklarına özofagus atrezisi (yemek borusunun anne karnında gelişmemesi) teşhisi konuldu. Hacı Efe Özdemir'in İstanbul'da başlanan tedavisine Kayseri'de devam edildi. Doğduğundan beri midesinden hortumla sıvıyla beslenen Efe Özdemir, 2 yılın ardından Kayseri Şehir Hastanesi'nde ameliyata alındı. Kalın bağırsağından alınan parçayla yemek borusuna yama yapılan Özdemir, sağlığına kavuşarak ilk defa su içti.
'NADİR HASTALIKLARDAN'
Ameliyatı gerçekleştiren Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi ve Ürolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Erman Dörterler, 'Yenidoğan döneminde yemek borusunun olmaması, kör sonlanması, mideyle birleşmemesi sonucu doğan, bizim 'özofagus atrezisi' diye adlandırdığımız yaklaşık 5 bin canlı doğumda bir gördüğümüz nadir hastalıklardan bir tanesi. Biz bunların takip ve tedavilerini yapıyoruz. Çocuğumuzun yemek borusu çok kısa olduğu için bunu mideyle birleştirmek, yani yenidoğan döneminde yapmak çok zor. Bu tip çocuklarda aşamalı tedaviler ve ameliyatlar yapıyoruz. Çocuğumuz, yenidoğan döneminde tükürüğünü yutamadığı için ya da nefes borusuna kaçtığı için dışarı almak zorunda kalındı. Daha sonra çocuğun büyümesi, gelişmesi için zaman tanıdık. Çocuk yaklaşık 10 kiloyu geçtikten sonra o aradaki boşluğu doldurmak için, yemek borusunun devamlılığını mideyle yemek borusunun arasındaki boşluğu telafi etmek, kapatmak için kendi organlarından olan kalın bağırsağını oraya yama olarak yaptık' dedi.
'BİR ŞEYLER YUTTUĞUNU GÖRMEK HOŞ DUYGULAR'
Süreçlerin uzun takip ve tedavi gerektirdiğini aktaran Doç. Dr. Dörterler, 'Yoğun bakım süreçleri, aileye yaklaşık 20-22 aydır uzun bir tedavi süreci var. Hem onlar hem bizler için çok zor bir süreç oldu. Ama bugün çocuğumuzun çok şükür tedavisi tamamlandı. Yemeye, içmeye başladı. Daha yutmayı bile yeni yeni öğreniyor. İnşallah bugün şifayla hastamızı evine yolcu edeceğiz. Tabii takip ve tedavimiz de devam edecek. Biz mutluyuz. Aile mutlu. Tabii o çocuğun ilk anda bir şeyler yuttuğunu görmek, onu gözlemlemek çok hoş duygular. Bunların bir karşılığı yok. Böyle şeyler yaptığımız için de mutlu oluyoruz' ifadelerini kullandı.
'SÜREÇ EBEVENYLER İÇİN ÇOK ZOR'
Fikret Özdemir ise '16 Eylül 2024'te hastaneye kontrol için gittiğimizde direkt doğuma alındı, bir problemden dolayı. Daha sonra doğum gerçekleşti. Yani biz bunu tesadüfen öğrendik aslında. Annesi emzirmeye, doyurmaya çalıştıkça emmiyor, morarıyor çocuk. Yutamıyor. Bazı semptomlar gösterdi. Daha sonra başka hastaneye gittik. Orada özofagus atrezisi olduğunu öğrendik. Ondan sonra zaten tedaviye başladık. Bu 2 yıllık süreç, yani bayağı uzun. O süreç, ebeveynler için çok zor. Aşırı derecede çok zor. Allah razı olsun. Hem annem, hem eşim bu süreçleri atlatmada biraz zorluk çektiler. Daha sonra ilk İstanbul'a gittik. İstanbul biraz uzak olduğu için bizim bölgemize daha yakın olan bir hastaneyi seçelim dedik. Kayseri'yi aramızda kararlaştırdık. Daha sonra hocamızı araştırdık internetten. Hocamızdan Allah razı olsun. Ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim için uğraştılar' diye konuştu.
'YEDİĞİNİ GÖRÜNCE MUTLU OLUYORUZ'
Çocuğunun sağlığına kavuştuğu için sevindiklerini belirten Özdemir, 'Hikayemiz mutlu sonla bitti. İnşallah da daha iyi olacak. Çok güzel bir duygu. 2 yıldan bahsediyoruz. Evde bizim yediğimizi görüyor, kendisi de istiyor ama biz veremiyoruz ona. Yani ister istemez üzülüyor insan. Böyle olunca canınız sıkılıyor. Şimdi yediğini, içtiğini görünce mutlu oluyoruz. Yedikçe kendisi de mutlu oluyor. Gülüyor, farklı tepkiler veriyor. Çok güzel bir duygu. Mutlu ediyor insanı' dedi. (DHA)





