Hocalı’da insanlık katledildi

Azerbaycan’ın Hocalı katliamının 27.yıldönümünde Ermeni çetelerce öldürülen Azerbaycan Türkleri yapılan etkinliklerle anıldı. Ermeniler, sivilleri toplu şekilde katledip, esirlere acımasızsa işkence yaparak 20. yüzyılın en kanlı katliamlarından birine imza atmışlardı.

Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı'da savunmasız durumdaki 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 76'sı çocuk 487 kişi ağır yaralı olarak kurtuldu, Ermeni güçleri bin 275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden bugüne kadar haber alınamadı. Katliamda 8 aile tamamen yok edildi, 25 çocuk her iki ebeveynini, 130 çocuk ise ebeveynlerinden birini kaybetti. Azerbaycan devletinin işgal nedeniyle uğradığı zarar ise 170 milyon doları buldu.

Hocalı’da son yıllarda tarihin en acımasız, en kanlı ve en vahşi katliamı gerçekleştiren Ermeni çeteleri, Rusya’dan aldıkları destek ve cesaretle bu Türk topraklarını da işgal altına almışlardı.

Günler geçtikçe Hocalı katliamının detayları da ortaya çıkıyor. Bunlar, Ermenilerin aynı zamanda bir insanlık sucuna da imza attıklarını gözler önüne seriyor. Özetlersek Hocalı’da insanlık katledilmiştir.

Azerbaycan'a göre, Hocalı'da yaşananlar, 1949 Cenevre Sözleşmeleri'nin, Birleşmiş Milletler'in (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşmesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ciddi ihlali anlamına geliyor.

Katledilenlerin adli tıp muayeneleri ve şahit ifadeleri, Hocalı sakinlerinin kafa derisinin soyulması, kurak, burun, cinsel organlarının kesilmesi, gözlerin çıkartılması gibi kadın, yaşlı ve çocuk ayrımı yapılmaksızın akıl almaz işkencelerle karşı karşıya kaldığını açıkça kanıtlıyor.

Katliam kurbanları arasında boynu vurularak, yakılarak katledilenlerin yanı sıra karnı süngülenen hamile kadınlar da var. O dönemde çekilen görüntüler ve fotoğraflar da katliamın büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22 Nisan 2010 tarihli kararında, Hocalı'da yaşananlar, savaş suçları veya insanlık aleyhine suçlarla eşdeğer eylemler olarak görülüyor

Azerbaycan Askeri Savcılığının, Ermenilerin 26 Şubat 1992'de yaptığı Hocalı Katliamı'yla ilgili soruşturma dosyası, katliamın dehşetini ortaya koyuyor.

Katliamdan kurtulmayı başaran 2 bin 213 kişinin soruşturma dosyasındaki ifadesi, 800'den fazla ekspertiz raporu ve diğer kaynaklardan edinilen bilgiler, Ermenilerin sadece işgalle yetinmediğini, sivilleri toplu şekilde katlettiğini kanıtlıyor.

Soruşturma dosyasında Hocalı katliamını yapan Ermenistan ordusu subaylarının yanı sıra, Sovyet ordusunun o zaman bölgede bulunan 366. Motorize Alayının çoğu Ermeni kökenli 38 üst düzey subayının da ismi yer alıyor.

Dosyada ismi geçen subaylar savaş suçları işlemekten sorumlu tutulurken Azerbaycanlılar, savunmasız 613 sivili katleden canilerin adalet önünde hesap vermesini talep ediyor.

Soruşturma dosyasında, insanlık tarihine kara bir leke olarak yazılan katliama giden süreç de anlatılıyor.

Ermeniler, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 1991'in son günlerinde ablukaya aldıkları, bölgenin tek havaalanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı'yı ele geçirmek için harekete geçti.

Aylar süren saldırılarını 1992'nin 25 Şubat'ında yoğunlaştıran Ermeniler, gece, Sovyet ordusunun o zaman Hankendi'de bulunan 366. Motorize Alayının da yardımıyla üç koldan saldırdı.

Bugünkü yazımızı Prof.Dr. Cemalettin Taşkıran Hocamızın sosyal medyada seslendirdiği şu yazısı le noktalıyoruz:

“Azerbaycan’ın Karabağ bölgesini işgal eden Ermeniler aldıkları yardımla Karabağ’ın Hocalı şehrinde 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece vahşice, intikam duygusu ile insanlıktan çıkarak 3 yaşındaki çocuklardan 80 yaşındaki yaşlılara kadar 700’e yakın silahsız sivil kardeşimizi katletmişlerdir.

Biz adalet istiyoruz. Suçlular bellidir. Bunların adalet önüne çıkarılması ile şehitlerimizin yüzlerindeki kanların birazı silinecek ve üzüntümüz biraz hafifleyecektir.

Adaletin olmadığı yerde huzur olmaz, düzen olmaz, hak- hukuk olmaz.

Elbette adaletsizliği engelleyemediğimiz zamanlar olur. Ama mutlaka ve mutlaka adaletsizliğe itirazımızı her fırsatta ortaya koymalıyız.

Şehitlerimizin ruhu şad olsun!

Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız...”

Necdet Sivaslı

YORUM EKLE