banner43

Son dakika, Çin ABD gerginliği yeni bir safhaya taşınıyor, analiz

Çin’in virüsle mücadelede başarı söylemi hem iç siyasette meşruiyet sağlama hem de dış siyasette Çin karşıtı ve Çin’e taraf olan ülkelerle yeni bir ilişki yapılandırabilmenin aracı olarak görülüyor

GÜNDEMDEKİLER 02.06.2020, 12:38 02.06.2020, 13:24
57
Son dakika, Çin ABD gerginliği yeni bir safhaya taşınıyor, analiz

Yaklaşık altı aydır devam eden yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele günlerinde Çin iç siyaseti ve dış politikasında yeni gündem maddeleri de öne çıkıyor. Kovid-19 salgını dünya geneline yayılmadan hemen önce ABD ile Çin arasında devam eden ticaret savaşına bir ara olarak değerlendirilen birinci faz ticaret anlaşması konuşuluyordu. Salgın gündemdeki bütün maddeleri geri plana itmiş oldu. Bu süreçte Güney ve Doğu Çin Denizi’nde artan askeri hareketlilik, Tayvan ve Hong Kong özelinde artan ABD ve Çin arasındaki tartışmalar, önümüzdeki dönemde izlenmesi ve takip edilmesi gereken noktalar olarak öne çıkıyor. Tabii ki Pekin'in Kovid-19 gölgesindeki küresel rekabet ortamını nasıl algıladığı ve önümüzdeki dönemde izleyeceği stratejilere dair fikir vermesi bakımından geçtiğimiz hafta Çin’de gerçekleştirilen Ulusal Halk Kongresi ve alınan kararlar oldukça önemli.

Ulusal Halk Kongresi Çin’in en yüksek yasama ve danışma organlarının yıllık toplantısı olarak bilinir. Kovid-19’la birlikte Çin’in iç ve dış siyasetteki yeni yöneliminin anlaşılması, ekonominin yeniden tam kapasiteye ulaşması ve büyüme hedeflerinin belirlenmesi açısından bu seneki toplantı merakla bekleniyordu. Mart ayında yapılması planlanan toplantı salgın nedeniyle ertelendi ve Mayıs ayı sonunda gerçekleştirildi.

Ulusal Halk Kongresi veya “İki Toplantı” olarak bilinen bu toplantılar, Çin’de her yıl Mart ayı başında yapılır ve iki hafta sürer. Bu sene salgın nedeniyle iki ay ertelenmek durumunda kalınan toplantılar bir hafta içinde tamamlandı. Ulusal Halk Kongresi ve Halk Siyasi Danışma Konferansı olarak iki oturumda icra edilen toplantılarda Çin’in ekonomi, iç ve dış siyaset, askeri harcamalar, eğitim ve sağlık gibi tüm sektörlerle ilgili meseleler görüşülür ve politika önerisi mahiyetinde kararlar alınır. Çin’in tüm eyalet ve bölgelerinden yaklaşık 5 bini aşkın temsilci bu toplantılara katılır.

Ayrıca bu toplantılar, bir anlamda Çin tarafından dünyaya kurumsal bir mesaj vermenin de bir aracı olarak değerlendiriliyor. Özellikle salgınla mücadele sürecinde ortaya çıkan ABD ve Batı’yla yeni rekabet alanları, salgının ekonomik etkilerinin bertaraf edilmesi, Çin iç siyasetine ve özerk bölgelere yönelik girişimler ve salgınla mücadelenin mevcut durumuyla ilgili hususlar bakımından bu seneki toplantı ayrı bir önem taşıyordu.

Toplantı sonrasında çoğunlukla Hong Kong meselesi ve ABD ile ilişkiler gündeme gelse de toplantı çıktılarına bakıldığında farklı alanlarda önemli maddelerin görüşüldüğü de görülecektir. Toplantı öncesi Çin Başbakanı Li Kıçiang’ın sunduğu rapora göre, Çin’in salgının ekonomik ve toplumsal etkileriyle mücadelesinde altı öncelik belirlenmiş durumda. İş güvenliği ve istihdam piyasasının derinleştirilmesi, vatandaşlarına asgari geçim kaynaklarının sağlanması, gıda ve enerji güvenliği, sanayi ve tedarik zincirlerinin güvence altına alınması ve Çin hükümet sisteminin özellikle alt seviyelerde işlerliğinin sağlanması bu öncelikler arasında yer alıyor.

Ayrıca, özellikle salgınla mücadele sonrası hastalıkların önlenmesi, karantina uygulamaları ve acil müdahale konularına yönelik yasaların güncellenmesi ve yaban hayatının korunmasına yönelik yeni düzenlemeler yapılması da toplantı gündeminde bulunuyor. Bununla birlikte, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana yürürlüğe girmesi beklenen ve toplumsal hayatın farklı alanlarında düzenleme öngören ilk medeni kanun da kongrenin onayına sunuldu.

- Kovid-19 sonrası Çin’in en büyük sınaması ekonomi alanında

Toplantıların Kovid-19 gölgesinde gerçekleştiriliyor olması, salgını da toplantı gündeminin merkezine yerleştirdi. Kovid-19’la ilgili olarak Çin ve dünyanın geri kalanı arasında bir ayrıştırma söyleminin öne çıktığı görülüyor. Çin’in virüsle mücadelede önemli stratejik kazanımlar sağladığı vurgulanırken, dünyanın geri kalanında “karmaşık ve acımasız” bir mücadelenin devam ettiği ifade ediliyor. Çin’in virüsle mücadelede başarı söylemi hem iç siyasette meşruiyet sağlama hem de dış siyasette Çin karşıtı ve Çin’e taraf olan ülkelerle yeni bir ilişki yapılandırabilmenin aracı olarak görülüyor.

Çin’in virüsle mücadeledeki “zafer söylemi”nin ardından yeni bir meydan okuma alanı olarak salgının ekonomik etkilerinin bertaraf edilmesi ve 2020 yılı ekonomik hedeflerine ulaşılması geliyor. Bilindiği üzere, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 2020 yılı için iki temel ekonomi hedefi bulunuyordu. İlki, 2020 yılı içinde Çin anakarasında mutlak yoksulluğu tamamen sonlandırmak, diğeri ise 2010’a kıyasla 2020’de ekonomik büyüklüğü iki katına çıkarabilmek. Tabii ki bu hedeflere ulaşılabilmesi için Çin’in uzun yıllardır aralıksız sürdürdüğü pozitif büyüme oranlarını devam ettirmesi gerekiyordu. Her ne kadar son dönemde ABD ile süregelen ticaret savaşı nedeniyle düşme eğiliminde olsa da Çin pozitif büyüme oranlarını devam ettiriyordu. Kovid-19 salgını devam eden bu pozitif büyüme oranlarının sonu oldu. Çin ekonomisinin 2020 yılının ilk çeyreğinde, salgın etkisiyle 30 yılın ardından yüzde 6,8 oranıyla küçüldüğü duyuruldu. Ayrıca bu durum istihdam piyasasında da bir daralmaya işaret ediyor. Beklenmeyen salgın etkisi nedeniyle halihazırda 80 milyondan fazla kişinin işini kaybettiği ifade ediliyor.

Tabii tüm bu olumsuz etkilerin ardından, Çin ekonomisinin de tam kapasiteye ulaşmaya çalıştığı bugünlerde toplantının ekonomik çıktıları bekleneni veremedi. Ekonomik belirsizlik ortamı nedeniyle, toplantıda açıklanması beklenen yıllık büyüme oranı açıklanmadı. Bu durum da tıpkı 30 yılın ardından yaşanan rekor küçülme oranı gibi, bir ilk.

Belirsizlik nedeniyle hedef büyüme oranının açıklanamaması, aslında virüsle mücadelenin dünyanın geri kalanında devam etmesiyle de ilgili. Çin’in uluslararası ticaretinde önemli paya sahip bölgelerde salgının devam etmesi nedeniyle yeterli talebin oluşmaması ve tedarik zincirlerinin etkilenmesi, kademeli olarak Çin ekonomisindeki belirsizliği katlıyor. Diğer yandan, Çin Devlet Başkanı Şi, ekonominin potansiyeline vurgu yaparak, salgın sonrasında yeni ve stratejik sektörlerde büyüme ve derinleşme beklentisinde olduğunu ifade ediyor.

- Toplantının en önemli gündemi Hong Kong

Geçtiğimiz yıl boyunca Hong Kong, “suçluların Çin’e iadesi” yasa tasarısı sebebiyle geniş çaplı sokak protestolarına sahne olmuş, ancak salgın nedeniyle bu gösteriler duraklamıştı. Ulusal Halk Kongresi'nin Hong Kong’da uygulanacak yeni bir ulusal güvenlik yasa tasarısı hazırlaması ise sokakları yeniden hareketlendirdi.

Çin’in kendi periferisinde güvenlik ve nüfus alanını tahkim etme stratejisinin en önemli ayaklarından birini Hong Kong’a olan yönelim oluşturuyor. Sözü edilen tasarı kapsamında, bölgede hükümet karşıtı grupların faaliyetleri ve bu faaliyetlerde yabancılarla işbirliği yapan kişilere yönelik hükümler yer alıyor. Yine yasayla birlikte Hong Kong’da doğrudan Çin’e bağlı güvenlik birimleri oluşturulması ve Çin’in Hong Kong’da vuku bulacak gösterilere doğrudan müdahale edebilmesi öngörülüyor.

Bu süreçte, Hong Kong’un Eylül ayında seçime gidecek olması ve bu tasarıyla birlikte Pekin yönetiminin bölge üzerinde nüfuzu tahkim etme amacı güttüğü de not edilmeli. Tasarıyla ilgili olarak ABD ve Avrupa Birliği’nden (AB) de yüksek derecede tepkiler geldi. Bu kapsamda söz konusu yasa tasarısının Çin ve Hong Kong arasındaki “tek ülke, iki sistem” ilişkisine ve bölgenin özerk statüsüne zarar vereceği ifade edildi.

- Yeni Soğuk Savaş tartışmaları

Kovid-19’la mücadele süreci boyunca ABD ve Çin arasında gerginliğin sürekli arttığı ve söylem düzeyinde giderek sertleşen bir savaşın devam ettiği görüldü. Hatta ABD Başkanı Trump, Çin Devlet Başkanı Şi ile görüşmek istemediğini bile söylemişti. Bu anlamda Hong Kong’a yönelik yasa tasarısı karşılıklı söylemlerin sertleştiği yeni bir alan olarak öne çıkıyor. Pekin yönetimi, ABD’nin tavrını kendi içişlerine müdahale olarak değerlendirirken, ABD, durumu Çin’in taahhütlerini yerine getirmemesi, insan hakları ve demokrasi temelinde değerlendiriyor. Özellikle Trump’ın 29 Mayıs günü Çin’le ilgili açıklamalar yapacağını ilan etmesinin ardından açıklamaları merakla bekleniyordu. Ancak Trump’ın açıklamasının, Çin’e yönelik beklenen derecede sert olmadığı ve muhtevasının somut yaptırımlar içermediği yönünde bir değerlendirme yapılabilir. Fakat, Hong Kong özelinde ABD’nin bölgeye yönelik vergi ayrıcalıklarının sona erdirileceği açıklamaları önemliydi. Bu açıdan, ABD’nin seçim sürecine girmesi ve Trump’ın seçim söyleminin merkezine Çin’i yerleştirmesi beklenebilir.

Her ne kadar ABD ile Çin arasındaki büyük güç rekabeti analiz edilirken “Soğuk Savaş” betimlemeleri ilgi çekici olsa da mevcut ilişkinin ABD ve Sovyetler arasındaki ilişkiden farklı dinamikler barındırdığı not edilmeli. Ancak sözü edilen toplantı sonrası açıklamalar yapan Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ikili ilişkilerin yeni bir tür soğuk savaşa evrilme riski taşıdığını ve bunda ABD’nin Çin’e yönelik söylemlerinin etkili olduğunu vurgulayarak, Trump’ın ve ABD’li siyasetçilerin Çin’e yönelik ifadelerinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Bu karşılıklı söylem savaşının, her iki aktör açısından da iç siyasal meşruiyetini sağlamanın bir aracı olarak görüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. ABD’nin virüsle mücadelesi, artan işsizlik oranları ve geçtiğimiz hafta başlayan sokak olaylarını kontrol altına alma çabasıyla birlikte, Kovid-19’un kaynağı olması nedeniyle bu olayların tetikleyicisi olarak düşündüğü Çin’i daha sert bir şekilde eleştirmesi beklenmeli. Diğer yandan, Çin açısından da ABD ile söylem savaşı önemli bir araç olarak görülüyor. Çin’in en önemli iki meşruiyet aracı olarak bilinen ekonomi ve milliyetçiliğin, ekonomi ayağını önümüzdeki dönemde zor günler bekliyor. Yani, ekonomik küçülme ve buna bağlı olarak artan işsizlik nedeniyle zarar gören Çin’in sosyal refah sistemini tekrar tahkim etmenin bir aracı olarak ABD karşıtlığı söylemi Çin için de kullanışlı ve etkili bir araç olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan her iki aktörün de birbirini besleyen ve yeniden üreten bir söyleme ihtiyaç duyduğu ve bu söylemler arasında sıkıştığı ifade edilebilir.

Toplantıda öne çıkan başlıklar ve liderlerin yaptığı açıklamalarla birlikte, Çin ile ABD ilişkilerinin önümüzdeki dönemde daha da gerilmesi muhtemel. Ekonomi odaklı genel rekabet alanlarının yanı sıra, Hong Kong ve Tayvan gibi ABD’nin yakından takip ettiği alanlarda gerginliğin artması beklenebilir. Bununla birlikte özellikle askeri hareketliliğin son dönemde oldukça arttığı Güney ve Doğu Çin denizleri de sıcak çatışmaya en yakın noktalar olarak dikkatle takip edilmeli.

[Çin’in Orta Doğu’ya yönelik grand stratejisi, büyük güç rekabeti ve Kuşak-Yol Girişimi’nin ekonomi politiği üzerine çalışan Yusuf Emre Koç SETA Dış Politika Direktörlüğü’nde araştırmacıdır]

Yorumlar (0)
27°
az bulutlu
banner28
Namaz Vakti 05 Temmuz 2020
İmsak 03:33
Güneş 05:31
Öğle 13:14
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 29 58
3. Sivasspor 29 53
4. Galatasaray 29 52
5. Beşiktaş 29 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 29 35
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Malatyaspor 30 29
15. Çaykur Rizespor 29 29
16. Kayserispor 29 28
17. Konyaspor 29 27
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 31 57
2. Bursaspor 32 55
3. Adana Demirspor 31 54
4. Erzurum BB 31 53
5. Akhisar Bld.Spor 31 51
6. Fatih Karagümrük 31 50
7. Altay 31 50
8. Ümraniye 31 44
9. Keçiörengücü 31 44
10. Giresunspor 31 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. Balıkesirspor 31 35
13. İstanbulspor 31 34
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 31 30
16. Osmanlıspor 31 24
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 31 12
Takımlar O P
1. Liverpool 32 86
2. Man City 32 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 32 47
9. Tottenham 32 45
10. Burnley 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 32 42
13. Crystal Palace 33 42
14. Southampton 32 40
15. Brighton 33 36
16. West Ham 32 30
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 32 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 33 74
2. Barcelona 33 70
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 33 54
6. Getafe 33 52
7. Real Sociedad 33 50
8. Athletic Bilbao 33 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 33 44
12. Levante 33 42
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 33 25
20. Espanyol 33 24
banner27
Günün Karikatürü Tümü
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@