banner43

Özel analiz, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinde 2021 nasıl olacak

AB-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Czarnecki'nin, “AB ile Türkiye arasında şu anda gündemde olan sorunların tamamı üstesinden gelinebilir konular. Biz parlamentoda Türkiye’nin haklı pozisyonunu desteklemeyi sürdüreceğiz” açıklamaları da Borrell'in yaklaşımını destekler mahiyette

GÜNDEMDEKİLER 24.12.2020, 13:48
95
Özel analiz, Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinde 2021 nasıl olacak

Avrupa Birliği (AB) 1997 yılının Aralık ayında gerçekleşen Liderler Zirvesi’nde birlik merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerini genişleme perspektifine dahil etmiş, Türkiye’yi ise bu sürecin dışında bırakmıştı. Aynı AB, aradan sadece iki yıl geçmesine rağmen 1999 Aralık ayındaki Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’yi aday ülke olarak ilan etti. Bu iki yılda Türkiye’ye aniden gösterilen bu teveccühün altında yatan nedenler vardı kuşkusuz. Bunların başında Birliğin motor gücü Almanya ve Fransa’daki iktidar değişiklikleri geliyor. Yunanistan’la yaşanan deprem diplomasisi de Atina’nın ülkemize karşı olumsuz tavırlarını terk etmesini sağladı. Türkiye’nin bir NATO üyesi olarak Kafkasya ve Balkanlarda gösterdiği performans da bu kararda etkili oldu.

AB, çıkar ve önceliklerine uygun olarak Türkiye’ye bazı dönemlerde zeytin dalı uzatmakta ve Ankara ile diyaloğun geliştirilmesi söylemini benimsemekte. Bu adımlardan biri olarak da değerlendirilebilecek olan bir açıklama geçtiğimiz günlerde AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’den geldi. Borrell’in açıklamasına geçmeden önce Türkiye-AB ilişkilerinin yakın dönemindeki seyrini hatırlamakta fayda var.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminden beri olumsuz bir seyir takip ediyor. Bu olaydan sonra Brüksel’den ülkemize yönelik özellikle insan hakları ve demokrasi konusunda gelen eleştiriler ve Avrupa ülkelerinde artan Türkiye karşıtlığı müzakere sürecini kilitlemiş durumda. Bu kilidi açacağı düşünülen mülteci sorununa yönelik ortak çözüm arayışları ilişkileri bir nebze canlandırsa da bölgesel olaylara karşı izlenen farklı tutumlar tarafları karşı karşıya getirdi. Bu bölgesel sorunlardan biri de Doğu Akdeniz meselesi. Türkiye Doğu Akdeniz konusunda komşu Yunanistan’la yeniden karşı karşıya geldi ve Yunanistan, geçmişte pek çok kez yaptığı gibi, bu sorunda da AB’yi arkasına almaya çalışarak Türkiye’ye karşı bir siyaset izleme çabası içine girdi. Özellikle Fransa bu kez Yunanistan’ın hamiliğine soyundu ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron art arda Türkiye karşıtı sert açıklamalarda bulundu. Yunanistan’ın AB’den Ankara’ya karşı ağır yaptırımlar getirmesi talebi böylece 10-11 Aralık’ta toplanan AB Liderler Zirvesi’nin gündemine geldi. Ancak zirve toplantısında Yunanistan ve onu desteleyen ülkelerin beklentisinin aksine birlik Türkiye’ye karşı sembolik bir karar almanın ötesine gitmedi. Bu kararın verilmesinde başta birliğin lider ülkesi Almanya olmak üzere, Türkiye’nin iyi ilişkiler içinde olduğu AB ülkelerinin payı bulunuyor. Zirveden Türkiye’ye yönelik ağır bir yaptırım kararının Fransa’nın gayretlerine rağmen çıkmamış olması öncelikle Türkiye’nin başarı hanesine yazılacak bir artıdır. Bu durum Türkiye’nin dış politikasında bundan sonra atacağı adımlarda cesaretini artıracaktır.

- Borrell'in "pozitif gündem" çağrısı

Zirve sonrasında AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye-AB ilişkileri hakkında “Zorlu 2020’den Sonra AB-Türkiye İlişkilerinde Önümüzdeki Yol” başlıklı bir blog yazısı yayımladı. [1] Doğu Akdeniz’deki gerginlik ve Türkiye ile ilişkilerin 2020’de AB için en büyük zorluklardan olduğunu ve bunun büyük ihtimalle 2021’de de devam edeceğini vurgulayan Borrell, “Şu çok açık: AB, Türkiye ve Rusya ile ilişkilerde doğru dengeyi bulamadığı sürece kıtada istikrarı sağlayamayacak” açıklamasını yaptı. Borrell’in açıklamasında dikkat çeken diğer başlıklardan biri de Türkiye’nin bölgesel gücüne yaptığı vurgu oldu. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’e gönderdiği “Oruç Reis” ve “Barbaros Hayrettin Paşa” gemilerinin isimlerinin Brüksel’de her gün anılır hale geldiğini belirten Borrell, “Türkiye dikkate alınacak bir bölgesel güç haline geldi ve inkâr edilemeyecek başarılar elde etti” ifadeleriyle birlik adına adeta önemli itiraflarda bulundu. Temsilci, “Türk yetkililerin en üst düzey de dahil olmak üzere AB’ye katılmalarının stratejik çıkarları olduğunu ilan etmelerinden memnuniyet duyuyorum. Aynı zamanda niyeti teyit edecek eylemlerin bu açıklamaları takip etmesi önemli. İlişkiler tek yönlü olamaz. AB’nin de Türkiye’ye kendi payına düşeni yapması halinde aile ferdi olarak kabul edileceğini göstermesi gerekir. Bu kısasa kısas dinamiğinden bir çıkış yolu bulmalı ve yeniden işbirliği ve güven esasına dönmeliyiz” sözleriyle ilişkilerin devamında her iki tarafın da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiği tavsiyesini yineledi.

“Enerjimizi birbirimize karşı değil, yeniden birbirimizle görüşmelerimize harcamalıyız. Açıkça söylemem gerekirse ya karşılıklı çıkara dayalı bir gündeme doğru ilerleriz ya da karşılıklı yanlış anlamaların sonuçlarına katlanırız” sözleriyle de Borrell, tarafların bundan böyle ilişkilerde pozitif gündem oluşturmasının önemine vurgu yaptı. Bu çerçevede Türkiye ile Yunanistan’ın diyaloğu yenilemesi, ayrıca Kıbrıs müzakerelerinin “sonsuza kadar devam etmeyecek şekilde” başlamasının gerekliliği üzerinde durdu. Borrell’in bu sözlerinin sadece Türkiye’ye yönelik değil, aynı zamanda Yunanistan’a hitaben de söylediği anlaşılıyor. Ayrıca bu zirvede beklediği kararın çıkmamış olması da Yunanistan’a birlik tarafından verilen önemli bir cevap.

Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olmasına karşın AB’nin bir askeri gücünün olmaması konusunun AB’nin bölgesel güç oluşturması önünde bir engel teşkil ettiği özeleştirisini de daha önceki açıklamalarında gördüğümüz Borrell, AB’nin dış politikasını güçlendirebilmek için birtakım maliyetlere katlanması gerektiğinin üzerinde duruyor. Eğer bu maliyetlerden biri Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaksa, AB bu maliyete katlanmaya istekli gibi duruyor. AB’de özellikle dış politika konularında bir uzlaşı olmaması ve kararların oybirliği ile alınması birliğin Türkiye’yle ilişkileriyle ilgili de karar almasını engelliyor. Türkiye’nin iyi ilişkiler kurduğu ülkeler, Ankara’ya yönelik alınacak olumsuz kararları engelliyor. Son zirvede Almanya başta olmak üzere İspanya ve İtalya Türkiye’yi desteklediler. 2021 yılında Almanya’da seçimlerin yapılacak olması, ABD'de yeni başkan Biden’ın Ocak ayında göreve gelecek olması Türkiye-AB ilişkilerinde önümüzdeki yılın önemli gelişmelere gebe olduğunun göstergesi. Borrell de bu yazıyla hem Türkiye’nin önemini en yüksek düzeyden dile getirmiş hem de bir anlamda AB’nin geçmişte yapılan hatalara yönelik özeleştiriyi gündeme taşımış oldu.

- AB kanadındaki özeleştiriler

Yakın dönemde AB-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Ryszard Czarnecki'nin, “AB ile Türkiye arasında şu anda gündemde olan sorunların tamamı üstesinden gelinebilir konular. Biz parlamentoda Türkiye’nin haklı pozisyonunu desteklemeyi sürdüreceğiz” açıklamaları Borrell'in yaklaşımını destekler mahiyette. Yine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Doğu Akdeniz’le ilgili olarak Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkilerde “yapıcı diyalog” çağrısı yaparak Türkiye’nin bir NATO üyesi olduğunun, farklı perspektiflerde, çok yönlü ilişkilerin olduğunun bilincinde olduklarını ve başta Suriye ve Libya meselelerinin çözümü veya göç konusunda Türkiye’nin konumunun farkında olduklarının altını çizdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Hristiyan Demokrat Birlik Partisinden (CDU) ayrılan eski milletvekili Jürgen Todenhöfer iki tarafın da birbirine yaklaşması gerektiğini belirterek “Ancak güçlü olanın, ki Avrupa şu an güçlü pozisyonda, ilk adımı atması lazım. Ayrıca 40 yıl veya daha fazla AB’ye girmesi konusunda söz verdiğimiz Türkiye’yi sürekli beklettik, kandırdık. Bunların hepsi büyük bir rol oynuyor” diyerek AB’ye yönelik bir özeleştiri yaptı. Bu açıklamaların da Borrell’in sözlerini destekler nitelikte olması önem arz ediyor.

Yaptırım kararının görüşülmesinin Mart ayındaki zirveye ertelenmesi AB tarafının diyaloğa alan açma yaklaşımı olarak değerlendirilebilir. Arkasından Yüksek Temsilci düzeyinde gelen bu açıklamalar da Türkiye’nin öneminin farkına varılması çağrısı olarak nitelendirilebilir. AB liderleri bu özeleştirilere kulak tıkamaz ve Yüksek Temsilci’nin tavsiyelerini dikkate alırsa 2021’de Türkiye-AB ilişkilerinin ilerlemesinden umutlu olunabilir. Aksi durumda, stratejik vizyonu ve çıkarları dikkate alındığında asıl kaybeden AB olacak.

[AB, AB-Türkiye ilişkileri ve sivil toplum konularında uzmanlaşan Dr. Filiz Cicioğlu Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir]

[1] https://eeas.europa.eu/headquarters/headquarters-homepage/90861/way-ahead-after-difficult-2020-eu-turkey-relations-%C2%A0_en

İSTANBUL (AA) -FİLİZ CİCİOĞLU-

Yorumlar (0)
açık
banner28
Namaz Vakti 01 Mart 2021
İmsak 06:07
Güneş 07:32
Öğle 13:21
İkindi 16:28
Akşam 19:01
Yatsı 20:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Ankara Keçiörengücü 24 39
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 26 50
3. Leicester City 26 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 24 40
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 24 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 26 33
14. Southampton 25 30
15. Burnley 26 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 26 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20
banner27
Günün Karikatürü Tümü
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@