banner43

Erdoğan Trump görüşmesi Sabotaj çabaları boşa çıktı

Terör örgütü PYD taraftarları ve ABD Kongresi'nde muhalif kesimlerin sabotaj girişimlerine karşı Erdoğan ile Trump görüşmesi oldukça olumlu bir havada geçti

GÜNDEMDEKİLER 14.11.2019, 14:08 14.11.2019, 20:35
92
Erdoğan Trump görüşmesi Sabotaj çabaları boşa çıktı

Bütün manipülasyonlara ve engelleme girişimlerine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın planlanan ABD ziyareti gerçekleşti. Görüşmenin gerçekleşmesini istemeyen kesimler genel olarak terör örgütü PYD taraftarları ve ABD Kongresi'nde Trump’a karşı olan kesimlerdi. Zaten aşağı yukarı bu iki kesim bir çok konuda örtüşüyorlar. Türkiye’de ise malum mektup söz konusu edilerek görüşmenin iptal edilmesi gerektiği yönündeki görüşleri dile getirenler az değildi. Bu kesimlerin amacı da Türkiye’nin çıkarlarını hiçe sayarak olası bir Türkiye-ABD gerginliğinden nemalanmaktı. Fakat bütün bu manipülasyonlara rağmen görüşme gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın malum mektubu iade etmesi ve basın toplantısında bunu vurgulaması, Türkiye’de mektup üzerinden yapılan anlamsız muhalefeti boşa çıkardı. Ziyaretin gerçekleşmesinin Trump için anlamı ise iç siyasette muhaliflerine boyun eğmemesi olarak yorumlanabilir. Başka bir deyişle, Barış Pınarı Harekatı, S-400 hava savunma sisteminin alımı gibi konuları azil sürecinde malzeme olarak kullanmak isteyen kesimlere boyun eğmemiş oldu. Türkiye’nin ısrarları sonucunda Ferhat Abdi Şahin (Mazlum Kobani)’ni ABD’ye davet etmekten vazgeçerek ziyaretin önünü açması da Trump’ın verdiği bir taviz olarak değerlendirilebilir.

Görüşmeden ne tür somut sonuçlar çıktığını görmemiz için bir süre daha beklemek gerekebilir. Ancak yapılan açıklamaların sunduğu ipuçları üzerinden bir değerlendirme yapmamız da mümkün.

- Görüşmenin üç boyutu: İttifaklar, ikili ilişkiler ve Suriye

Krizlerin 'yeni normal' haline geldiği bir dünyada yaşıyoruz. İttifakların önemli test alanlarından geçtiği ve krizlerle sarsıldığı bir dünyada yaşadığımız artık bir sır değil. Türk-Amerikan ilişkilerinin ve ittifak alanlarının da bu düzlemden nasibini alması gayet doğal ve nitekim alıyor da. Ortak tehdit bağlamında kurulan NATO'nun üyelerinin birbirinin ayağına basması, terör örgütlerine karşı ortak bir tutum sergilememesi, terör örgütü PKK’nın kabuk değiştirerek evrildiği bir dönemde yeni isimlerle meşrulaştırılmaya çalışılması ve DEAŞ yükünün Türkiye’nin üzerine yıkılmasına yönelik tavırlar bu krizin en önemli göstergeleri. Böylesi bir ortamda ittifakların sorgulanır hale gelmesi de gayet doğal.

Erdoğan-Trump görüşmesinin hemen ardından düzenlenen basın toplantısında Trump’ın ilk olarak NATO çatısı altındaki ittifakı vurgulaması, ABD’nin Türkiye’nin bu bağlamdaki rolünü görmezden gelmediğinin açık bir delili. Dahası, Başkan Yardımcısı Pence’in başkanlığındaki ABD heyetinin Türkiye ziyareti sonrasında varılan mutabakatın ilk maddesinin ittifakın devam ettirilmesine yönelik olması bu anlamda önemli. Bu durum, yaşanan krizlerin ve iniş-çıkışlara rağmen ittifak ilişkisinin devam etmesi gerektiğine yönelik bir niyet beyanıdır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu ittifakın Türkiye için tehdit oluşturabilecek adımlardan kaçınarak Türkiye’nin güvenliğine katkı yapan bir düzleme evrilmesidir.

S-400/F-35 denkleminin de, Suriye krizi ve PYD meselesinin de, mülteci meselesinin de kilitlendiği nokta tam da burası. NATO üyesi bir ülke olan Türkiye bu ittifakın ileri bir karakolu ya da Batı güvenliği için tampon bölge değildir. Batılı ülkelerin Türkiye’yi bu düzeleme konumlandırmaya çalışmaları da kabul edilemez. Fransa başta olmak üzere, AB içindeki kimi kesimler için Türkiye mültecilere süresiz ev sahipliği yapacak, DEAŞ militanlarını içinde tutacak ve PYD’nin bir devlete dönüşmesine ses çıkarmayacak, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki gelişmelere de kulağını tıkayacak bir aktöre indirgenmektedir. Erdoğan’ın bu tavra yönelik itirazı dün akşamki basın toplantısına da yansıdı ve Türkiye’nin argümanlarını -dolayısıyla çıkarlarını- Trump, senatörler ve dünya medyasının önünde savundu. Daha önemlisi, Türkiye’nin güvenliği ve çıkarlarının görmezden gelindiği bir atmosferde alternatif arayışlara girmek Türkiye’nin en doğal hakkı. Somutlaştırmak gerekirse, Patriot sisteminin verilmediği ve her bir siyasi dalgalanmada ortağı olduğu F-35 projesinden çıkarılma tehdidine karşı Türkiye S-400 hava savunma sistemine de yönelir, F-35’in alternatifleri ile de.

- İkili ilişkilerin serencamı

Basın açıklamasının en dikkat çekici noktalarından biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki ülke ilişkilerinin ticari boyutu ile siyasi boyutunun birbirinden etkilenmeyecek bir seviyede tutulması üzerinde görüş birliğine vardıklarına dair cümlesiydi.

Eğer ilişkiler bu düzleme oturursa -ki Rusya ile oturduğunu söylememiz mümkün- Türkiye’nin daha otonom bir kabiliyete erişeceğini ifade etmek mümkün. Bu yaklaşım biçimi aynı zamanda ikili ilişkilerin tümden kopmayacağı ve meselelerin tek tek kendi bağlamında ele alınacağını gösteriyor. Örneğin, S-400’ler konusunda görüşmelerin devam edeceğine yönelik ifadelere rağmen (ki bu ifadeler bu konuda nihai bir anlaşmaya varılmadığına işaret ediyor) Erdoğan liderliğindeki Türk heyetinin ABD’den ayrılmadan Senatör Graham’ın Ermeni meselesine ilişkin tasarıyı bloke etmeye yönelik hamlesi bu açıdan önemli bir gösterge. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bir yandan siyasi ve güvenliğe ilişkin konularda çetin müzakereler yürütülürken ticari alanda ilerleme sağlanması sürpriz olmayacak.

- Suriye ve Güvenli Bölge

Suriye ve Güvenli Bölge başlığı ziyaretin en önemli konularından birisiydi. Başta PYD elebaşı Ferhat Abdi Şahin’in meşrulaştırılması olmak üzere PYD’nin Türkiye-ABD mutabakatını bozmaya yönelik sabotajları, DEAŞ’lıların kaynak ülkelere iadesi, Türkiye’nin mültecileri Güvenli Bölge’ye yerleştirme planı gibi konularda Trump’ın oldukça pozitif bir yaklaşım gösterdiği anlaşılıyor. Her şeyden önce içerdeki bütün muhalefete ve azil sürecinin oluşturduğu baskıya rağmen Barış Pınarı Harekatı’nı kabullenmesi ve DEAŞ’la mücadelede Türkiye’nin sahip olduğu merkezi role vurgu yapması bu açıdan önemli. Erdoğan’ın Kürt nüfus ile PKK/PYD arasında yaptığı ayrımı “Kürtler içindeki bir takım terör örgütleri” ifadesi ile kabullenmesi ve Türkiye’yi son günlerde en fazla sorunsallaştıran senatörlere anlatılmasına zemin hazırlaması Türkiye’nin bu konuda elini güçlendirdiğini ifade etmek mümkün.

Trump'ın, DEAŞ’lıların başta Avrupa olmak üzere kaynak ülkelere geri gönderilmesine yönelik argümanı kabullenmesi ise Avrupa ülkeleri üzerinde bir baskı oluşturacaktır. Aslında Trump’tan Erdoğan’ı baskılama beklentisi içinde olan bu ülkelerin artık Türkiye’ye karşı elinin zayıfladığını ifade etmek mümkün. Türkiye’nin Güvenli Bölge ile mülteci meselesinin çözümünü birleştiren planı Avrupa ülkeleri için de en optimum yaklaşım. Ancak Avrupalı ülkelerin bu meselelerin maliyetini Türkiye’ye yükleme gayreti bu yaklaşımı sakatlamakta.

NATO devlet başkanları toplantısı sırasında Güvenli Bölge, mülteciler ve DEAŞ’lıların iadesi konusunda Türkiye ile bir araya gelmesi beklenen Almanya, Fransa ve İngiltere liderlerinin ellerini taşın altına sokmak ve Türkiye ile daha fazla iş birliği yapmalarının önü de açılmış oldu. Zira böylesi bir iş birliğine yanaşmamaları durumunda Avrupa sınırlarına bırakılacak olan DEAŞ’lılar ve Suriyeli mülteciler Türkiye’nin değil Avrupa’nın sorunu haline gelecektir.

[Orta Doğu'da otoriteryenizm, demokratikleşme, asker-sivil ilişkileri alanlarında çalışan İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğretim üyesi Veysel Kurt, aynı zamanda SETA Stratejik Araştırmalar Direktörlüğü'nde görev yapmaktadır]

Yorumlar (0)
26°
açık
banner28
Namaz Vakti 11 Ağustos 2020
İmsak 04:24
Güneş 06:03
Öğle 13:14
İkindi 17:05
Akşam 20:16
Yatsı 21:48
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 34 69
2. Trabzonspor 34 65
3. Beşiktaş 34 62
4. Sivasspor 34 60
5. Alanyaspor 34 57
6. Galatasaray 34 56
7. Fenerbahçe 34 53
8. Gaziantep FK 34 46
9. Antalyaspor 34 45
10. Kasımpaşa 34 43
11. Göztepe 34 42
12. Gençlerbirliği 34 36
13. Konyaspor 34 36
14. Denizlispor 34 35
15. Çaykur Rizespor 34 35
16. Malatyaspor 34 32
17. Kayserispor 34 32
18. Ankaragücü 34 32
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
1. Liverpool 38 99
2. Man City 38 81
3. M. United 38 66
4. Chelsea 38 66
5. Leicester City 38 62
6. Tottenham 38 59
7. Wolverhampton 38 59
8. Arsenal 38 56
9. Sheffield United 38 54
10. Burnley 38 54
11. Southampton 38 52
12. Everton 38 49
13. Newcastle 38 44
14. Crystal Palace 38 43
15. Brighton 38 41
16. West Ham 38 39
17. Aston Villa 38 35
18. Bournemouth 38 34
19. Watford 38 34
20. Norwich City 38 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25
banner27
Günün Karikatürü Tümü
banner35

Gelişmelerden Haberdar Olun

@