GLOBAL BRITAIN : İNGİLTERE’NİN YENİ KÜRESEL POLİTİKASI

Abone Ol

İngiltere nükleer başlık sayısını 260’a çıkartıyor. Dış politika ve güvenlik anlayışındaki değişiklikleri içeren strateji belgesini yayınlayan İngiltere, soğuk savaş döneminden beri yaptığı en ciddi değişikleri duyurdu. Her alanda rekabetin yaşandığı çağımızda İngiltere’nin yeni stratejilerini aktaran belge hemen herkesin incelemesi gereken bir gelecek okuması.

BUGÜN: JEOPOLİTİK, REKABET, TEKNOLOJİ VE KÜRESEL SORUNLAR

İngiltere hükümetinin yeni yayınladığı “Rekabetçi Bir Çağda Küresel İngiltere: Güvenlik, Savunma, Kalkınma ve Dış Politikanın Bütünleşik İncelemesi” (Global Britain in a Competitive Age: The Integrated Review of Security, Defence, Development and Foreign Policy) strateji belgesi incelemeye değer. Aslında bu incelemeyi Türkiye’nin tüm siyasilerinin yapması gerektiğine inanıyorum ama hariciyeciler dışında duyan olduğunu dahi düşünmüyorum.

İngiltere’nin 2030 yılına kadar takip edeceği küresel siyaset dört ana politika alanında toplanıyor. Sırasıyla “jeopolitik ve jeoekonomik değişimler”, “sistemik rekabet”, “hızlı teknolojik değişim” ve “küresel zorluklar”. Bu dört ana başlığın altına bakalım şimdi.

Birinci başlık, jeopolitik ve jeoekonomik alandaki değişimler. Çok kutuplu bir dünyaya doğru yol alırken İngiltere’nin öncelikli konularının başında Çin yer alıyor. İngiltere, ABD ile uyumlu hareket edeceğini belirterek, Çin ile her alanda temkinli bir ilişkide olacağını söylüyor. Sıklıkla vurgu yaptığım Çin’in “kuşak ve yol girişimi”nin de takip edilmesi gerektiğini söylüyor. Bu başlıktaki diğer konular sırasıyla, küresel ekonomik güç dengesindeki değişimler, küresel büyüme ve ekonomik istikrar arayışı, açık bir küresel ekonominin önündeki güçlükler, küresel yoksulluk, küresel eğitimde yaşanan sorunlar, demografik değişim, orta ölçekli güçlerin artan jeopolitik önemi ve demokrasinin önündeki engeller.

İkinci başlık; sistematik rekabet. İngiltere’ye göre ilk sıradaki sorun otoriter devletlerin kendi modellerini ihraç etmeye çalışmaları. Uluslar arası davranışları düzenleyen yerleşik kurum ve normların zayıflaması buna karşılık kötü niyetli aktörlerin rekabeti biçimlendireceği riskinden bahsediyor İngiltere. Askeri harcamaların arttığını ve dünyanın 2016-19 döneminde ikinci dünya savaşından bu yana en yüksek oranda silahlı çatışmaya tanık olduğunu belirten inceleme bunun ciddi bir istikrarsızlığa neden olacağını belirtiyor. Devletlerin ekonomik çıkarları konusunda daha milliyetçi davranacaklarını belirten inceleme siber uzayda ve uzayda da rekabetin kızışacağından bahsediyor.

Üçüncü başlık, hızlı teknolojik değişim. İngiltere teknolojinin sistematik bir rekabet alanı olduğuna vurgu yaparken, gelişimin ivmeli şekilde artacağını belirtiyor. İnceleme Bu hızlı gelişimin bireysel ve toplumsal hakların savunulmasını güçleştireceğini, veri yönetimi kabiliyetinin ise ciddi bir rekabet üstünlüğü sağlayacağını vurguluyor.

Dördüncü başlık, küresel zorluklar. Elbette ki ilk sıradaki tehdit iklim sorunu. Buna bağlı biyoçeşitlilik kaybı ise tüm yaşamı ve ekonomiyi etkileyecek şiddette bir sorun. Nüfus artışı ve tarımsal işgal küresel sağlığı riske ederken bütün bu sorunların bileşimi küresel ölçekte göç akınlarına neden oluyor. Güvensiz ortamlardaki organize suç yapılanmaları ise radikalleşmeyi ve terörizmi de besliyor.

DÜN: HER DÖNEME GÖRE POLİTİKA

İngiltere ve politikaları hakkında her şey söylenebilir. Ancak şu bir gerçek ki, hemen her zaman, içinde bulunduğu döneme göre, ana amacından sapmadan, özellikle dış politikasını ayarlamayı başarmış bir küresel güçtür İngiltere. Bu durum, bir hayranlık veya alkışlama değil ancak küresel bir gerçek olarak her zaman karşımızda durmaktadır.

Özellikle on sekizinci yüzyılda başlayan ve Yedinci Koalisyon ile Waterloo’da elde edilen zafer ile adı konulan Pax-Britannica (İngiliz Barışı) dönemi İngiltere’nin mutlak hakimiyet dönemini başlatmıştır. Birinci Dünya Savaşı’na kadar geçen süreçte, Akdeniz’de ve güney yarım kürede kolonileri ile mutlak hakimiyetini koruyan İngiltere’nin savaşın ardından değişen dünya sistemine uyum sağladığı ve yepyeni bir hakimiyet tarzını geliştirdiğini görürüz.

Yirminci yüzyıl ise İngiltere için hem kayıpların hem de fırsatların çağı olmuştur. Her iki dünya savaşından da küresel siyasete yön veren ülkelerden birisi olmayı başararak çıkan İngiltere, yeni kurulan sistemi de tam da istediği şekilde tasarlamayı da başarmıştır. Bu dönemde yaşanan toprak kayıplarının ise İngiltere’nin siyasal gücüne ve yeniden ve akıllıca planlanan ekonomisine hiçbir olumsuz etkisi olmamıştır.

YARIN: CILIZ BİR ORTAK GELECEK DÜŞÜNCESİ

AB’den ayrılan İngiltere yarına hazırlanıyor. İngiltere güvenlik ve dış politika alanlarında yeni önceliklerini ortaya koyan strateji belgesi ile, Hint-Pasifik bölgesini ağırlık noktası olarak belirlerken yeniden ciddi bir nükleer güç olacağını da duyuruyor.

Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz haftalarda WEF (World Economic Forum) tarafından yayınlanan “Küresel Risk Rapor”undan bahsetmiş ve on yıl sonraki varoluşsal sorunlarımızın arasında devletlerin çöküşü ve kitlesel imha silahlarının kullanılması ihtimalinden bahsetmiştik. Bu tür raporların iki tür etki yaratacağından da bahsetmiştik, riskleri görmek ve engellemek düşüncesinin oluşması veya bu risklerin gerçekleşeceğini düşünerek risklere uygun faaliyetlere girişilmesi. İngiltere’nin seçiminin ikincisi olduğu açık.

İngiltere önümüzdeki on yıl için güvenlik sorunlarını ön plana çıkartmasını yanı sıra yaşanabilir ortak bir gezegen fikrinden de bahsediyor elbette. Stratejik belgede, İngiltere’nin iklim eylemi, küresel yoksulluk ile mücadele, demokrasi anlayışının yaygınlaştırılması konularında da istekli ve öncü bir ortak olacağından bahsediliyor. Ancak bu ifadeler dokümanın aktardığı riskler ve bunlara karşı alınması planlanan önlemlerin sertliği karşısında oldukça zayıf kalıyor.

Dünyanın her yerinde on yıllar belki de yüz yıllar alan insani üretimin bir dehşet bombası ile ve bir dakika içinde yok olduğuna şahit olabiliyoruz. Gezegenimizi, tüm yaşam biçimlerini, barış ve demokrasiyi korumak öncelikli ve belki de tek planımız olmalı.

Bu dokümanı ve söylediklerini daha detaylı olarak ayrıca inceleyeceğiz. Strateji belgesini daha detaylı olarak okumak isteyenler ise https://www.gov.uk/government/publications/global-britain-in-a-competitive-age-the-integrated-review-of-security-defence-development-and-foreign-policy linki üzerinden ulaşabilir.