"2019 Birleşmiş Milletler Orta Doğu’da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri"

- Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Gözlemcisi Büyükelçi Dr. Riyad Mansur: - "İsrail işgali devam ettiği sürece bizim hayatlarımız ve kaderlerimiz için mücadelemiz de devam edecektir" - Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürü Büyükelçi Korkut Güngen: - "Bütün kalbimle inanıyorum ki, İsrail'in mevcut politikaları İsrail halkının da gerçek ihtiyacına cevap veremiyor" - Birleşmiş Milletler Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı (UNRWA) New York Temsilcilik Ofisi Direktörü Peter Mulrean: - "Sadece Gazze'de 280 bin çocuk bizim okullarımızda. 1 milyona yakın mülteciye yardımlarımız sürüyor" - İsrailli insan hakları kuruluşu Gisha İcra Direktörü Tania Harry: - "Gazze şeridinde yardımların kesilmesi insanları uçurumun kenarına sürükledi. Gazze'deki insanlar ufukta bir çözüm görmüyorlar"

ANKARA (AA) - Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, Gazze'de ciddi bir insani krizin yaşandığını ve bunun en önemli sebebinin yıllardır süren İsrail ablukası olduğunu belirterek, "İsrail işgali devam ettiği sürece bizim hayatlarımız ve kaderlerimiz için mücadelemiz de devam edecektir." dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İletişim Dairesi ile Dışişleri Bakanlığının iş birliğinde "2019 Birleşmiş Milletler Orta Doğu’da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri" düzenleniyor.

Seminerin "İşgal Edilmiş Filistin Topraklarında İnsani Kriz" başlığı verilen ilk oturumunda, İsrail’in, Filistin topraklarındaki insan hakları ihlalleri ve izolasyon politikaları ele alındı.

Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, burada yaptığı konuşmada, Gazze'de ciddi bir insani krizin yaşandığını ve krizin en önemli sebebinin yıllardır süren İsrail ablukası olduğunu belirtti.

Gazze'nin dünyadan izole edilmesinin bölgedeki durumu trajik hale getirdiğini vurgulayan Mansur, "İsrail işgali devam ettiği sürece bizim hayatlarımız ve kaderlerimiz için mücadelemiz de devam edecektir." dedi.

Mansur, Gazze'deki krizin sadece insani kriz açısından değil, hukuki açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail’deki aşırıcı grupların desteğini almak için son zamanlarda ilhak meselesini de gündeme getirdiğine değinen Mansur, uluslararası hukuka bağlı kalarak bölgede yaşananların dünyaya anlatılmasının, işgalin sona ermesine katkıda bulunabileceğini ifade etti.

Mansur, ABD ve İsrail'in, Filistin halkına siyasi çözüm empoze etmeye çalıştığını ifade etti.

İnsani konularla bağlantılı olarak UNRWA'nın (Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı) desteklenmesi gerektiğini belirten Mansur, "Bunu ABD'ye rağmen yapmalıyız." dedi.

Mansur, diğer ülkelerin ABD'yi takip ederek büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımalarının engellenmesi gerektiğini kaydetti.

İşgalin sona ermesi ve Doğu Kudüs'ün Filistin devletinin başkenti olarak tanınması gerektiğini yineleyen Mansur, bu konunun BM ve küresel kamuoyu tarafından destek gördüğüne işaret etti.

Mansur, Kudüs ve mülteciler konusunda durumun kötüye gitmesi halinde küresel bağlamda adil bir çözümün bulunamayacağını savundu.

- Ayni, manevi ve finansal destek

Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürü Büyükelçi Korkut Güngen ise Orta Doğu'daki sorunun, 1967 yılından beri kronik bir sorun olduğunu söyledi.

Bölgeye ulaşan insani aktörlerin üzerinde sürekli bir baskı olduğunu belirten Güngen, "Bu zorluklardan bahsederken işgal gerçeğinin ve işgalin sürdürüldüğü koşulların gündeme alınması gerekir." dedi.

Güngen, ABD'nin İsrail'e verdiği doğrudan desteğe dikkati çekerek, "ABD'nin İsrail'e verdiği, Büyükelçiliğin taşınması ve UNRWA'ya desteğin kesilmesi kararı gibi, doğrudan destek durumu daha da kötüleştiriyor." ifadelerini kullandı.

ABD'nin desteğiyle Bahreyn'in başkenti Manama'da düzenlenen "Refah için Barış" adlı çalıştaya değinen Güngen, "Bu sorun ekonomik bir sorun değil, siyasi ve güvenlik bağlamları var." yorumunu yaptı.

Güngen, Türkiye'nin Filistin halkına yönelik desteğinin devam edeceğini söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun dünkü açıklamalarını da anımsatan Güngen, çözümün iki devletli yapı temeline dayandığını belirtti.

Güngen, "İsrail'in insan haklarına yönelik sistematik yaklaşımları var. Bir ülkede demokrasi olduğunu iddia etmemiz için nüfusun bütünü bu haklardan faydalanmalı. Bütün kalbimle inanıyorum ki, İsrail'in mevcut politikaları İsrail halkının da gerçek ihtiyacına cevap veremiyor. Netanyahu'nun açıklamaları hayal kırıklığı ve cesaret kırmaya yönelik. Çözüm iki devletli. İki devlet birlikte yaşamalı, bu arada insani yardım çalışmaları da devam etmeli." ifadelerini kullandı.

- "ABD büyük ortaklarımızdandı"

Birleşmiş Milletler Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı (UNRWA) New York Temsilcilik Ofisi Direktörü Peter Mulrean, bölgedeki 12 yıllık ablukanın çok taraflı ihtilafların sonucu oluştuğunu belirtti.

Bölgede mevcut insani endişeleri medyaya sürekli aktardıklarını kaydeden Mulrean, tesis edilemeyen barışa yönelik uzun vadede en büyük sorunun "umutsuzluk" olduğunu söyledi.

Mulrean, insani yardım kuruluşlarının mevcut kaynaklara erişmesinin gittikçe zorlaştığını ileri sürerek, "UNRWA olarak hizmetlerimize devam ediyoruz, çünkü başka çaremiz yok. Sadece Gazze'de 280 bin çocuk bizim okullarımızda. 1 milyona yakın mülteciye yardımlarımız sürüyor. Kariyerimde, sorumlulukları yerine getirmek ve tarafsız kalmak açısı ile çalışan başka bir kurum görmedim." dedi.

ABD'nin 2018'de UNRWA fonlarını kesmesine değinen Mulrean, "ABD büyük ortaklarımızdandı, tabii ki hangi kuruma fon vereceklerini kendi bilirler, saygı duyuyoruz, ancak karara yönelik yorumları reddediyoruz." ifadelerini kullandı.

UNRWA'nın sorumsuz davrandığına ilişkin söylemleri kabul etmediklerini kaydeden Mulrean, "4-5 milyonluk Filistinli mülteci nüfusuna hizmet veriyoruz. Kısa vadede bu insanların ihtiyaçları devam edecek. Çok taraflı uzun vadeli yaklaşımla konuya eğilinmeli. Değerler, yasalar, kurumlar önemlidir. Çok taraflı dünyada şu anda zor bir zaman yaşıyoruz, zor bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemde en önemli ilke kurum ve kuruluşları korumak. 70 yıl önce kurulan zemin gerçek anlamda tehlikede. Çatışmaları engellemek ve herkesin yaşamını sürdürebileceği bu kanun ve kurumların kıymeti bilinmeli. UNRWA'ya 70 yıllık bir yatırım ve bu yatırımı korumak gerek." diye konuştu.

- "Gazze'deki insanlar ufukta bir çözüm görmüyor"

İsrailli insan hakları kuruluşu Gisha İcra direktörü Tania Harry ise İsrail’in Gazze’deki insan hakları ihlallerinin barış ve düzen ihtimallerini zorlaştırdığını söyleyerek, Gazze'ye sadece 12 saat elektrik verilebildiğini ve temiz suya ihtiyaç olduğunu belirtti.

Harry, Gazze'deki insani krizin çözülmesi için suyun tuzdan arındırılması, elektriğin artırılması veya binlerce kişiye iş yaratmak gibi gündemlerin yeterli olmadığını aktararak, İsrail'in izolasyon politikalarına son vermesi gerektiğinin altını çizdi.

Gazze'de insani krizin ciddi boyutlarda olduğuna değinen Harry, nüfusun yüzde 80'inin uluslararası yardıma ihtiyaç duyduğunu aktardı.

Harry, bölgede insani krizin giderek derinleştiğini ve daha fazla desteğe ihtiyaç hissedildiğini vurgulayarak, "Gazze şeridinde yardımların kesilmesi insanları uçurumun kenarına sürükledi. Gazze'deki insanlar, ufukta bir çözüm görmüyorlar." dedi.

- Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri

BM Küresel İletişim Dairesi ile Dışişleri Bakanlığı'nın iş birliğinde 2019 Birleşmiş Milletler Orta Doğu'da Barış Konulu Uluslararası Medya Semineri, 11-12 Eylül'de Ankara'da düzenleniyor.

Seminerin bu yılki ana konuları arasında işgal altındaki Filistin topraklarındaki insani durum, Gazze'den haber geçmek isteyen basın mensuplarının karşılaştığı zorluklar, İsrail-Filistin ihtilafının kadınlar üzerindeki etkilerini içeren haberlerin incelenmesi ve İsrail-Filistin ihtilafında etiket (hashtag) savunuculuğu başlıkları yer alıyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER