Esra GÜNTEPE - Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, (DHA) - YEDİTEPE Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk, genç yaşlarda kanser görülme sıklığının arttığını belirterek, '1980'li yıllarda 50 yaşın altında kanser görülme oranı yüzde 3-6 seviyelerindeyken, günümüzde bu oranın yüzde 30'lara kadar çıktığı bildiriliyor. Hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların tüketimi, obezite ve çevresel etkenler bu artışta rol oynayabiliyor' dedi.
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk, genç yaşlarda kanser görülme sıklığındaki artışa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kanserin ortalama görülme yaşının 68 civarında olduğunu belirten Doç. Dr. Öztürk, 50 yaşın altında görülen kanser vakalarındaki artışa dikkat çekti. Doç. Dr. Öztürk, beslenme alışkanlıkları, obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve çevresel faktörlerin bu artışta etkili olabileceğini söyledi.
'BESLENME ALIŞKANLIKLARI ÖNEMLİ BİR ETKEN'
Genç yaşlarda kanser görülme sıklığındaki artışın olası nedenlerine değinen Doç. Dr. Öztürk, 'Beslenme, yaşam tarzımızın önemli bir parçası. Fast food tüketiminin artması, enerji içeriği yüksek ve işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi, bitkisel gıdaların ise yeterince tüketilmemesi, özellikle kolon ve meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinin genç yaşlarda görülme sıklığındaki artışla ilişkili olabilir' diye konuştu.
Beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak obezitenin de önemli bir risk faktörü olduğuna işaret eden Doç. Dr. Öztürk, özellikle bel çevresindeki yağlanmanın sağlık açısından risk oluşturduğunu belirtti. Hareketsiz yaşamın kilo artışına yol açabildiğini ifade eden Öztürk, yağ dokusundaki artışın hormonal dengeleri etkileyebildiğini ve özellikle meme kanseri açısından önem taşıdığını kaydetti.
'HAREKETSİZ YAŞAM RİSKİ ARTIRABİLİYOR'
Günümüzde fiziksel aktivitenin giderek azaldığını belirten Doç. Dr. Öztürk, 'Bilgisayar başında uzun süre oturmak ve günlük yaşamda hareketin azalması, kilo artışına zemin hazırlayabiliyor. Hareketsiz yaşamın yanı sıra beslenme düzensizlikleri de sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü önem taşıyor' dedi.
Doç. Dr. Öztürk, beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin bağırsak mikrobiyotasını da etkileyebileceğini belirterek, bu durumun kolon kanseriyle ilişkili olabileceğini söyledi. Mikroplastikler ve diğer çevresel etkenlerin de araştırılan konular arasında yer aldığını kaydeden Doç. Dr. Öztürk, kanser gelişiminde genetik faktörlerin de etkili olabileceğini ifade etti.
'KOLON, MEME VE AKCİĞER KANSERİNE DİKKAT'
Kadınlarda meme kanserinin, erkeklerde ise prostat kanserinin en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Öztürk, kolon ve akciğer kanserlerinin de her iki cinsiyette öne çıktığını söyledi. Genç yaşlarda özellikle meme, kolon ve pankreas kanserlerindeki artışın dikkat çektiğini ifade eden Doç. Dr. Öztürk, kanser gelişiminde birden fazla faktörün birlikte rol oynayabileceğini dile getirdi.
'DEĞİŞTİRİLEBİLİR RİSK FAKTÖRLERİNE DİKKAT EDİLMELİ'
Kanser riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılabilecek değişikliklere değinen Doç. Dr. Öztürk, işlenmiş ve şeker içeriği yüksek gıdaların tüketiminin sınırlandırılması, bitkisel gıdalara beslenmede daha fazla yer verilmesi ve düzenli egzersiz yapılmasının önemini vurguladı.
Doç. Dr. Öztürk, 'Düzenli uyku, stresin yönetilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması da sağlıklı yaşamın önemli unsurları. Yetişkinlerin ihtiyaçlarına uygun, genellikle 7-9 saatlik uyku düzenini korumaları gerekiyor. Sigara ve alkolden uzak durmak da kanser riskini azaltmaya yönelik önemli adımlar arasında yer alıyor' diye konuştu.
'AİLE ÖYKÜSÜ OLANLAR TARAMALARINI ERKEN YAPTIRMALI'
Kanserin erken teşhisinde tarama programlarının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Öztürk, özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimlerine danışarak tarama planlarını oluşturmaları gerektiğini belirtti.
Kolon kanserinde kolonoskopi ve gaitada gizli kan testlerinin kullanılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Öztürk, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde taramaların daha erken yaşlarda başlayabileceğini söyledi. Meme kanseri açısından ailesinde hastalık öyküsü bulunan kişilerin de yaş ve risk durumlarına göre daha erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Öztürk, akciğer kanseri taramasında ise özellikle belirli risk kriterlerini karşılayan yoğun sigara içicilerinde düşük doz bilgisayarlı tomografinin kullanılabildiğini belirtti.
Doç. Dr. Öztürk, kanser riskini azaltmak ve hastalığı erken evrede tespit edebilmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve kişisel risklere uygun tarama programlarının uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.





