Ruken KADIOĞLU-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da eşi Mülazım Hançer'i nakil sırası beklerken böbrek yetmezliğinden kaybeden Sultan Hançer, çocukluğundan itibaren böbrek yetmezliği ile mücadele eden oğlu Abdülkadir Hançer'e (20), böbreğini verdi. Annesinin böbreği ile hayata tutunan Abdülkadir Hançer, 'Annem yılın annesidir' dedi.
Şoförlük yapan Abdülkadir Hançer'e çocukluk çağında geçirdiği idrar yolları enfeksiyonunun ardından kronik böbrek yetmezliği tanısı konuldu ve 8 yaşında sağ böbreği alındı. Hançer, 2023 yılında değerlerinin hızla yükselmesi üzerine Etlik Şehir Hastanesi'nde tedaviye alındı. Bir süre diyaliz tedavisi gören Hançer'e 2 ay önce böbrek nakli yapılması gerektiği belirtildi. Abdülkadir Hançer'in annesi Sultan Hançer, oğlunun durumunun ağırlaşması üzerine böbreğini verme kararı aldı. Eşi Mülazım Hançer'i de 12 Ocak 2024'te nakil sırası beklerken böbrek yetmezliğinden kaybeden Sultan Hançer, 1 Nisan'da Etlik Şehir Hastanesi'nde gerçekleşen nakille oğlu Abdülkadir Hançer'e böbreğini verdi. Abdülkadir Hançer, ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.
'ANNEM YILIN ANNESİDİR'
Abdülkadir Hançer, mart ayında kreatinin değeri yükselince doktorların nakil gerektiğini söylediğini belirterek, ''Nakil yapalım ya da diyalize devam edelim' dedi doktorlar. Ondan sonra sağ olsun annem 'Ben vereceğim' deyince böbrek nakli oldum. Böbrek uygun olacak mı diye çok korktum açıkçası. Çocuklukta bir şey anlamıyordum, 'Bir tane böbreğim var, idare ediyor' diye düşünüyordum. Doktorlar, 'Organ nakli sırasına girebilirsin, bekleyebilirsin ve o sırada diyalize girebilirsin' dedi. Ama annem 'Beklemeyelim, diyalize girmeyelim, ben veririm, seni diyalize girerken görmek istemiyorum' deyince, çok duygulandım. Babam da diyalizden hayatını kaybetti. Ailede genetiklik var zaten, taşıyıcı olarak çıktım. Diyaliz gerçekten çok zor, babamdan dolayı biliyorum. Hastanede bir sürü organ bekleyen insan var, organlarımızı öldükten sonra bağışlayalım. Annem benim için yılın annesidir. Anneler Günü kutlu olsun. Zaten kendisi de bilir, ben annemi çok seviyorum. Allah razı olsun, beni diyalize sokmadı. Benim annem tektir' dedi.
'EŞİMİ SIRADA BEKLERKEN KAYBETTİK'
Anne Sultan Hançer de oğlunun hastalığını ilk öğrendiğinde duygusal olduğunu anlatarak, '2023 Mart'ta rahatsızlığı hızlanmaya başladı. 'Ya diyaliz ya nakil' dedikleri için ben direkt 'Vericisi benim' dedim. Başka bir şey düşünmedim. Hiç korkmadım çok farklı bir duyguydu. Sonuçta bir can var, benim canım var orada. Eşim de böbreklerini kaybetmişti. Diyalize alındı, kadavra bekleme sırasına alındı ama çıkmadı. Diyalizi 3-4 gün geciktiği için kaybettik. Biz canlı vericiyi seçtik; kadavrayı beklemek istemedik. Eşimde yaşadık çünkü. Kadir'in diyalize girmesini hiç kabullenemedim. Ameliyattan sonra ilk gördüğümde çok duygusal oldum, ağladım. Çok mutlu oldum. Bir anne olarak bugün en büyük mutluluğum onun sağlığı. Başka hiçbir şey değil. Herkesin organ bağışı yapmasını isterim. Toprak olmasın organlarımız, bağış yapalım. Ben de tek böbrekle kaldım ama geri kalan organlarımı bağışlıyorum. Kadavradan bağış olursa çok insan kurtulur. Şu an binlerce insan bekliyor. Canlı verici çok anlamlı ama kadavra daha iyi. Beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların yakınları bağış yapsın lütfen' diye konuştu.
'KADAVRA BAĞIŞI YETERLİ DEĞİL'
Etlik Şehir Hastanesi Nefroloji Kliniği ve Organ Nakil Merkezi'nden Doç. Dr. Emel Işıktaş Sayılar ise Abdulkadir Hançer'in 1 Nisan'da yapılan nakilden sonra şu anda sağlığının çok iyi olduğunu söyleyerek, 'Şu an son derece güzel böbrek fonksiyonlarına sahip. Cilt rengi açıldı, enerjisi yerine geldi. Ülkemizde kadavra bağışı çok az olduğu için kardeşler, kuzenler yani yasal olarak 4'üncü dereceye kadar akrabalar verici olabiliyor. Ama tabii derece sayısı arttıkça doku uyumu da azalıyor. Bu yıl itibarıyla sadece kadavradan böbrek nakli bekleyen hasta sayısı 32 bin civarında. Ülkemizde kadavra bağışı maalesef istediğimiz düzeylerde olmadığı için gerçekleştirilen nakillerin de çok büyük bir kısmı canlı vericilerle oluyor. Ama tabii en doğrusu, en uygun olanı aslında kadavra bağışının arttırılması şeklinde. Son yıllarda bununla ilgili sağlık politikalarında yapılan iyileştirmeler sayesinde belki bir miktar iyileşme sağlamış olabiliriz, ilerleme sağlamış olabiliriz ama henüz yeterli değil' dedi. (DHA)