ERDOĞAN'IN BİLDİĞİ BİRŞEYLER Mİ VAR

Erdoğan'a yakın bazı isimlerle görüştük. Adlarının yazılmaması kaydı ile görüşlerini açıklayan bu üst düzey isimler ve kurmayların şu açıklamalarının altını çizelim:

  “EYLÜL AYI ILE BIRLIKTE BAŞLAYACAK OLAN SONBAHAR, BERABERINDE GEZI EYLEMLERININ DEVAMINI GETIREBILIR. BAŞBAKAN DA BUNDAN ENDIŞE EDIYOR.

ÖZELLIKLE MISIR’DA BAŞLAYAN OLAYLARIN TÜRKIYE’YE DE SIÇRAYABILECEĞI IHTIMALI ILE GEREKLI ÖNLEMLER ALINIYOR. BU NOKTADA BAŞBAKAN’I EN ÇOK ENDIŞELENDIREN, BU OLAYLARIN DIŞ KAYNAKLI OLMASI VE DIŞ GÜÇLERIN TÜRKIYE IÇIN DE BIR TEZGAH HAZIRLIĞI IÇINDE OLMALARIDIR. GEZI OLAYLARI BUNU AÇIK BIÇIMDE ORTAYA KOYDU. ŞIMDI MISIR’A BAKINIZ, KATLIAMLAR YAPILIYOR, BINLERCE INSAN HAYATINI KAYBEDIYOR, DIŞ GÜÇLERIN SESI ÇIKMIYOR. HERKES, KÖR, DILSIZ VE KULAKSIZ. BÖYLE BIR OLAYDA TÜRKIYE’DE BIRKAÇ KIŞI HAYATINI KAYBETSE DÜNYA BIZE ADETA SAVAŞ AÇAR. BAŞBAKAN DA BUNDAN ENDIŞE EDIYOR.”

TÜRKİYE KARIŞTIRILABİLİR Mİ?

Zaten, Başbakan hemen her konuşmasında Gezi eylemlerine değiniyor.

Gezi eylemlerinin sonbahar ile birlikte yine alevlenebileceği kuşkusunu dile getiriyor. Bu konu gerekli önlemleri aldıklarını, suça katılanların hukuk önünde cezalandırılacakları söyleyip yine tehdit, korku ve endişeye sevk ediyor.

 Başbakan Erdoğan, Mısır'daki olayları değerlendirirken, eylemlerle ilgili olarak da şunları söylemeden edemiyor,

paylaşalım:

“ TÜRKIYE IÇINDE VE DÜNYADA MISIR EN RAHATSIZ OLANLAR VAR. BUGÜN MISIR AMA YARIN BAŞKA BIR ÜLKE, BELKI TÜRKIYE’YI KARIŞTIRMAK ISTEYECEKLER. ÇÜNKÜ BU BÖLGEDE GÜÇLÜ TÜRKIYE ISTEMIYORLAR. “

Dikkat edilecek olursa Erdoğan bu sözleri birkaç kez yineledi. Bu noktada “ACABA, BAŞBAKAN BIZIM BILMEDIĞIMIZ BIR ŞEYLER MI BILIYOR?” sorusu akıllara geliyor. Bir şeylerden endişe ettiğine göre, gezi ile ilgili endişe edeceği bilgiler mi kendisine ulaştırıldı bilemiyoruz? Ancak, bu korku ve endişenin altında yatan bzaı gerçeklerin var olduğun da görülüyor. Bunu da zaten kendisine yakın olan kurmayları açık biçimde ifade ediyorlar.

ERDOĞAN HERKESİ KUÇAKLAYABİLMELİ

HIÇBIR ZAMAN ÜLKEMIZDE BIR HUZURSUZLUĞUN ÇIKMASINI, OLAYLAR ZINCIRINE YENI HALKALAR OLUŞMASINI ISTEMEYIZ. GEZI EYLEMLERININ HEDEFI VE ULAŞMAK ISTEDIĞI NOKTA DA BELLIDIR. BU EYLEMLERI “KOMPLO”

TEORILERI IÇINE SOKMAK, “ERGENEKON” ILE ILIŞKILENDIRMEK VE “DARBE KORKUSU” IÇINE GIRMEK SON DERECE YANLIŞTIR. BAŞBAKAN VE EKIBI BU NOKTADAN YOLA ÇIKIYOR VE EYLEMCILERE HIÇ DE HAK ETMEDIKLERI ŞEKILDE YANIT VERIYORLAR. POLIS GÜCÜNÜ ORANTISIZ KULLANIYORLAR.

ANAYASAL HAKLARI YASAKLAYARAK, INSANLARI SINDIRMEYE, KORKUTMAYA ÇALIŞIYORLAR.

Konuya bu açıdan baktığımızda, daha dirençli, daha kararlı ve korkmayan, çekinmeyen bir büyük halk topluluğunun kendiliğinden oluştuğunu görüyoruz. Zaten, Gezi eylemcilerinin bir lideri, yönetenleri yok. Bu oluşum kendiliğinden ortaya çıkıyor. Tehdide, korkuya ve sindirmeye karşı bir kalkışma olarak değerlendiriliyor.

BU NOKTADA BIZI YÖNETENLERIN HATA YAPTIKLARINI VE BU HATALARI BUNDAN SONRA YINELEMEMELERI GEREKTIĞINI ANIMSATMAK ISTERIZ. BAŞBAKAN, KENDISINE OY VEREN % 50’NIN YANINDA, KENDINSE OY VERMEYEN VE ELEŞTIREN DIĞER % 50’LIK KESIMI DE KUCAKLAMA, ITELEMEME, BAŞKA BIR NOKTAYA KOYMAMA KARARLILIĞINI GÖSTEREBILMELIDIR. EĞER TOPLUMU AYRIŞTIRMA GIBI KONUŞMALAR, HATALAR YAPMAYA DEVAM EDERSE, TOPLUM OLARAK BUNUN BEDELINI DE AĞIR BIÇIMDE ÖDEMEK DURUMUNDA KALABILIRIZ.

İŞTE O ZAMAN, KORKULAN, ENDIŞE EDILEN KAOS ORTAMI ORTAYA ÇIKAR KI, BU ORTAMDAN ISTIFADE ETMEK ISTEYEN MARJINAL GRUPLAR, DIŞ GÜÇLER DE UNUN ÖNÜNÜ KAPATMAK, BIZI YÖNETENLERIN ELINDEDIR.

TOPLUM AYRIŞTIRILIRSA…

Özellikle Ortadoğu'da sıkıntı yaşayan, olayların bitmediği ülkelere baktığımızda, ülkeleri yönetenlerin toplumu ayrıştırma içinde olduklarını, bu ayrıştırmanın da bugün bedelinin ödendiğini görmüş oluruz.

Mısır'da yaşananlar bunun son ve somut bir örneğidir. Eğer iktidardaki Mursi yönetimindeki Müslüman Kardeşler, böyle bir ayrıştırma içine girmemiş olsalar, tüm Mısır halkını tek bir halk olarak görmüş olsalardı belki de askeri darbe olmaz, Mısır da bugünkü duruma düşmezdi.

 

  GEZI EYLEMLERI VE BUNUN ORTAYA KOYDUĞU MESAJLAR EĞER IYI OKUNUR, GEÇMIŞTE YAPILAN HATALAR YINELENMEZSE TÜRKIYE’YE HIÇBIR ŞEY OLMAZ. BU KONUDA BIR ENDIŞE TAŞIMAYA DA GEREK YOKTUR.

YORUM EKLE