Enflasyon yüzde 9'u aştı ama

Alınan tüm önlemlere rağmen enflasyon hala indirilemiyorsa, burada bir yanlışlık var demektir. AK Parti Hükümeti, cari açığı da kapatamıyor, enflasyonu da önleyemiyor. Devletin resmi açıklamalarında yılsonu itibari ile enflasyonun % 9’un üzerine çıkacağı belirtiliyor.

Daha da açıkçası enflasyon çift haneli rakamları buldu ama psikolojik sınırda tutmak için yoğun çaba gösteriliyor.

Mutfaklardaki enflasyonun % 20’yi bulduğunu daha önceki yazılarımızda verdiğimiz örnekler ve rakamlarla sizlerle paylaşmıştık. Bugün, özellikle dar gelirlilerin çok zor koşullar altında geçinmeye çalıştıklarını da biliyoruz. Bütün bunlara rağmen, Hükümet olanların memur, işçi, emekli, dul ve yetimlere geçinebilecekleri zammı yapmaması da tartışmalara neden oluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in son verilerine bir bakalım:

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0.18 arttı ve yıllık enflasyon yüzde 9.15 düzeyine yükseldi. Bu veriler ile 11 aylık enflasyon da yüzde 8.65 düzeyine çıktı.

 

 

TÜİK verilerine göre, yurt içi üretici fiyatları da (Yİ-ÜFE), Kasım ayında yüzde 0.97 düştü ve 11 aydaki artış yüzde 7.18 ve Kasım sonu itibarıyla yıllık artış da yüzde 8.36 olarak belirlendi.

Zaten Merkez Bankası Başkanı da daha önceki açıklamalarında enflasyonun yılsonunda % 9’ları aşabileceği uyarısında bulunmuş, alınması gereken önlemleri de sıralamıştı.

Bu durumda en sıkıntılı kesimin emekliler olduğu görülüyor. Çünkü Hükümet olanların memur ve işçi emeklilerine verecekleri “sadaka zam”ın ne kadar olacağını herkes bildiği için burada yinelemek ve tartışmaya girmek istemiyoruz.

Bu durumda millet açlığın pençesine itiliyor. Bunun bir başka anlatılacak tarafı da yoktur.

Şimdi şu konu sorgulanıyor:

Bizi yönetenler “Ekonomi rayında” diyor. Sıcak para akışında bir sorunun olmadığını söylüyor. Milli gelirdeki yükselişe dikkat çekiyor.

İhracatın patlama noktasına geldiğine de vurgu yapılıyor.

Peki, ekonomide her şey iyiyse, her şey normalse, milli gelirde yükseliş varsa bu neden milletin cüzdanına yansıtılmıyor? Bunu soran ve sorgulayan yok. Memur, işçi, emekli, dul ve yetimler çaresiz.

Sendikalar isteklerini kabul ettiremiyor. Özellikle emeklilerin tam anlamı ile açlığın pençesinde olduğunu söylemliyiz.

Geçenlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Türk milletinin açlığa, sefalete ve yokluğa mahkûm edildiğini söyledi. Bir nebze de olsa, konuyu gündeme taşıdı. Bahçeli “Başbakan'ın bin bir gece masallarını aratmayan beyanlarına rağmen gerçek acıdır ve Türk milleti açlığa, borca ve sefalete mahkûm edilmiştir. AKP mağduru olan vatandaşlarımız kaderleriyle baş başa bırakılarak çaresizliğin pençesine itilmiştir"

diyerek görüşlerini dile getirdi.

Biz, muhalefetin bu konuyu hiçbir zaman gündemden düşürmemesi gerektiği görüşündeyiz. Çünkü mutfaklardaki yangın, hiç kuşkusuz sandığa yansıyacaktır. Geçmişte bunun çok somut örneklerini gördük.

Burada önemsediğimiz bir diğer konu işsizliğe de kısaca dokunalım.

İşsizliğin giderek büyüdüğü ülkemizde genç ve üniversiteli işsizler sorunu da büyüyor. Bunun için gereken önlemler alınmadığı gibi istihdama yönelik yatırımlar da olmuyor. Bunu da görmek, gündeme taşımak gerekiyor.

Yine Bahçeli’ye dönelim. MHP Genel Başkanı bu konuya da parmak basarak, ülkenin çok önemli bir sorunu olduğunu söyledi. Konu ile ilgili olarak Bahçeli’nin söylediklerini de özetleyelim:

"Bugün işsiz kardeşlerimizin sayısı 5,5 milyonu geçmiştir" diyen Bahçeli şunları söyledi; "15-24 yaş grubunda bulunan gençlerimiz işsizlikten kırılmaktadır. Villada para eritemeyen, yatak odalarına para santralleri kuran, gemi yüzdüren, milyar dolarlar içinde yüzen evlatlar talihlidir de; şu bozuk ve adaletsiz düzene bakınız ki, milletimizin pırıl pırıl milyonlarca gencinin cebinde beş para yoktur.Saraylarda lükse batan; bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı çocukları saltanat sürmektedir; Erzurumlu Mehmet ile Tuncelili Hüseyin, Diyarbakırlı Hakan ile Balıkesirli Ali umutsuzluğun dibindedir. Trabzonlu Dursun çayına atacak şeker bulamazken, Yozgatlı küçücük Elif çikolatayı bayramdan bayrama görürken; haysiyetsiz bir bakan çikolata kutularında milyon dolarlarca rüşvet almıştı.”

Bir yandan önlenemeyen enflasyon, öte yandan artan işsizlik ve yolsuzluk-rüşvet iddialarının artması, bugünkü AK Parti iktidarının yumuşak karnıdır. Hiç başka yerlere gitmeye ve uzanmaya gerek yok. Bu iki konu, iktidarların yıkılması için en önemli nedendir. Başka şey söylemeye gerek var mı?

 
YORUM EKLE