Olgay GÜLER-Umut IŞIK/EDİRNE, (DHA)- TRAKYA Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Musa Uludağ, şubat ayında metrekareye 145 kilogram yağış alan Edirne'de, yağışların bir periyoda sıkışmasının sağlıklı olmadığını belirterek, 'Yağışın belli bir periyoda sıkışmış olması da iklim değişikliğinin bir sonucu olarak düşünülmesi gereken ve buna göre de tedbirlerin, su yönetiminin buna göre planlanması gereken bir durum. Bu sağlıklı bir durum değil' dedi.
Yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle son 2 yıldır kuraklık yaşanan Edirne'de, içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılan su kaynakları, kuruma noktasına geldi. Ekim ayından bu yana bölgeye ortalama metrekareye 450 kilogram yağış düştü. Bölgede tarımsal sulamada kullanılan Meriç ve Tunca nehirleri, son yağışlar ve Bulgaristan'ın barajlardan su salımı yapması sonucu taşarken, yağışlar ile bölgedeki barajlarda da doluluk oranı arttı. Kentin içme suyunun karşılandığı Süloğlu Barajı'nda tam kapasite doluluk oranına ulaşılırken, en çok yağışı metrekareye 145 kilogramla şubat ayında kaydedildi.
'UZUN SÜREDE BEKLENEN YAĞIŞ, BİR AYDA MEYDANA GELDİ'
TÜ Eğitim Fakültesi Jeomorfoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Musa Uludağ, kurak geçen dönemin ardından, nemli periyodun beklenen bir durum olduğunu belirterek, 'Esasında daha önce bunun bir kurak periyot olduğunu ve bunu nemli bir periyodun takip edeceğini her zaman söylemiştim. Şimdi o periyoda girmiş bulunuyoruz. Bu doğal bir olay, iklimin kendi içerisinde salınımlarının bir sonucu. Eğer 2025-2026 yağış verilerine bakarsak astronomik bir yağış yok. Örneğin sonbaharda çok fazla Edirne'ye yağış almadı. Son 20 günde yağış aldık. Uzun sürede düşmesi gereken yağış bir aylık sürede meydana geldi. Bir de Bulgaristan'ın özellikle yüksek kesimlerine yoğun kar yağışı ve bunun arkasından yağmur ve kar erimeleri su artışını sağladı. Bu esasında bir afet değil, bir doğal olay. Hatta yerel halkla görüştüğümde çeltikçiler şu an çok memnunlar. Çiftçiler de çok memnun. Hatta yerel yönetimler de memnun. Barajlar belli bir seviyenin üzerine çıktı. Biliyorsunuz Kayalı Barajı yazın kuruma noktasına gelmişti. Yüzde 4'lerin altına düşmüştü su seviyesi. Şu an en son ben belediyeyle yaptığım görüşmeler ve DSİ'den görüşmede yüzde 56 seviyesine geçmiş durumda. Bu sevindirici bir olay' dedi.
'YAĞIŞLARIN BELLİ PERİYODA SIKIŞMASI SAĞLIKLI DEĞİL'
Yağışların bir periyoda sıkışmış olmasının sağlıklı olmadığını söyleyen Uludağ, 'Yağışın belli bir periyoda sıkışmış olması da iklim değişikliğinin bir sonucu olarak düşünülmesi gereken ve buna göre de tedbirlerin, su yönetiminin buna göre planlanması gereken bir durum. Bu sağlıklı bir durum değil. Planlama açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Taşkınlar önümüzdeki yıllarda yine olacak. Kurak periyot yine olacak. Önemli olan biz toplum olarak, şehir olarak buna hazır mıyız? Burada şehirde ciddi bir algı problemi var barajlarla ilgili. Barajlar Bulgaristan'ın barajları ve bu barajlar Bulgaristan'ın sel ve taşkın önleme amaçlı yaptığı barajlar değil. Bunlar içme suyu, elektrik üretimi ve özellikle de sulama amaçlı yaptığı barajlar. Bunun için devamlı dolu tutmak zorunda, taşkın seviyesi bırakmıyor. Bu da şunu beraberinde getiriyor; özellikle sınır açan suların ülkeler arası su oldukça problemli ve sorunlu bir durum. Bu da ayrıca düşünülmesi gereken bir konu' diye konuştu. (DHA)



