İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kültür Üniversitesi'nin Ataköy Yerleşkesi Tasarım Fabrikasında gerçekleşen geleneksel liderlik ve vizyon buluşmalarına bu ay Gazeteci Doç. Dr. Bora Bayraktar konuk oldu. Doç. Dr. Bora Bayraktar, etkinlik kapsamında 'Stratejik Yönetim ve Kriz İletişimi Yönetimi' başlığında merak edilenleri yanıtladı.
Seminer öncesi açılış konuşmalarını yapan, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Eğitim yönetimi doğası gereği, birden fazla kuşakla iç içe bir saha. İşimiz çok yönlü bir alan. Gençlerle, araştırmacılarla, bilim ve düşünce insanlarıyla, iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından paydaşlarla etkili iletişimi önemsiyoruz. Bunun yanı sıra risk ve kriz yönetiminde bilinçli olmayı zorunlu kılan bir çağdayız. Bu noktada Üniversitemizin Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden kıymetli hocamız Doç. Dr. Sayın Bora Bayraktar'ın semineri bizim için çok değerli bir rehber oldu' dedi.
'STRATEJİK İLETİŞİM BİR TANITIM FAALİYETİ DEĞİL, BİR YÖNETİŞİM BİÇİMİDİR'
Stratejik iletişim ve kriz iletişimi yönetimi alanında düzenlenen seminerde konuşan Doç. Dr. Bora Bayraktar, iletişimin günümüzde mesaj iletimiyle sınırlı olmaktan çıkıp bir yönetişim aracına dönüştüğünü dile getirdi. Doç. Dr. Bayraktar, stratejik iletişimi 'önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda, planlı, ölçülebilir ve eşgüdümlü şekilde yürütülen bir süreç' olarak tanımlarken; bu yaklaşımın reklam, basın bülteni ya da kriz anında yapılan açıklamalarla karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Bayraktar 'Bir kurumun kriz çıktıktan sonra basın açıklaması yapması iletişimdir; krizi öngörüp buna uygun söylem setleri oluşturması ise stratejik iletişimdir' ifadelerini kullandı.
Günümüzde stratejik iletişimin strateji, iletişim ve yönetim disiplinlerinin kesişiminde yer aldığına dikkati çeken Doç. Dr. Bayraktar, hız, tutarlılık ile anlatı sürekliliğinin temel belirleyiciler arasında olduğunu belirtti. 'İyi stratejik iletişim krizleri yönetmez; krizlerin yıkıcı olmasını engeller' diyen Bayraktar, bu yaklaşımın kurumlar ve kamu yönetimi için vazgeçilmez bir çerçeve sunduğunu ifade etti.
'HERKESE AYNI MESAJ'
Seminerde, stratejik iletişimde uygulama boyutuna da değinen Doç. Dr. Bayraktar, hedef kitlenin süreçteki önemini şu sözlerle özetledi:
'Öğrenciler, aileler, akademisyenler, kamuoyu ve karar alıcılar gibi farklı paydaşlara aynı mesajın verilmesi stratejik bir hatadır. Farklı hedef kitlelere yönelik mesajların birbiriyle çelişmemeli. Anlatımda tutarlılık ve zamanlama önemli. Doğru mesaj, yanlış zamanda verildiğinde krizi derinleştirebilir.'
'RİSK İLETİŞİMİ YAPILMAZSA KRİZ KAÇINILMAZ'
Doç. Dr. Bayraktar, risk ve kriz iletişimi arasındaki farklara da seminer kapsamında değindi. Riskin henüz gerçekleşmemiş ve yönetilebilir bir aşama olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Bayraktar kriz iletişiminin ise risk iletişiminin başarısız olduğu noktada başladığını belirtti. Risk iletişiminin amacının kamuoyunu ikna etmek değil, kurumu risklere karşı hazırlamak olduğunu belirten Doç. Dr. Bayraktar, senaryo bazlı çalışmalar ve söylem rehberlerinin bu noktada kritik rol oynadığını ifade etti. Kriz anında yapılan en büyük hataların uzun süre sessiz kalmak, çelişkili açıklamalar yapmak ve savunmacı bir dil kullanmak olduğunu belirten Doç. Dr. Bayraktar, iletişimin hiçbir zaman icraatın yerine geçemeyeceğini söyledi.




