Dilruba'yı öldürüp, 'Yaşaması için ambulans çağırdım' diyen sevgiliye indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis

Abone Ol

Zeki KARADENİZ/BANDIRMA (Balıkesir), (DHA)- BALIKESİR'de kız arkadaşı Dilruba Elif Çetin'i (22) 4 bıçak darbesiyle öldüren Burak İnci (27), 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Son savunmasında, 'Olaydan sonra ambulansın çağrılmasını da ben istedim. Dönüşü olmayan bir olay' diyen sanığa, cezasında hiçbir indirim uygulanmadı.

Erdek ilçesinde ayakkabı satan Burak İnci, 2024 yılında kafede tanıştığı Dilruba Elif Çetin ile önce arkadaş sonra sevgili oldu. Çetin, 4 Mayıs 2025'te evine gelip birlikte içki içtiği İnci tarafından darbedilince şikayette bulunup, hakkında 30 gün uzaklaştırma kararı aldırdı. Burak İnci, 22 Mayıs 2025'te uzaklaştırma kararına rağmen görüşmeye devam ettiği Dilruba Elif Çetin'in oturduğu Zeytinli Mahallesi Kurbağalı mevkisindeki sitenin 1'inci katındaki evine gitti. Birlikte içki içen Çetin ile İnci arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Burak İnci, mutfaktan aldığı ekmek bıçağı ile Dilruba Elif Çetin'i sırtından 4 bıçak darbesiyle bıçakladı. Çetin yere düşerken, İnci evin balkonundan atlayıp, kaçtı. İhbarla gelen sağlık ekipleri, Dilruba Elif Çetin'in yaşamını yitirdiğini belirledi. Polis tarafından yakalanan şüpheli tutuklanırken, Dilruba Elif Çetin Antalya'da toprağa verildi.

'LİNÇ EDİLMEKTEN KORKUP BALKONDAN ATLADIM'

Savcılık soruşturması sonrası Burak İnci hakkında Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İnci savunmasında; Dilruba Elif Çetin ile zaman zaman tartışma yaşadıklarını ancak kısa sürede barıştıklarını söyledi. Burak İnci, olay günü evine gittiği Çetin ile birlikte alkol aldıklarını belirterek, 'Dilruba hakkımda 30 gün süreyle uzaklaştırma kararı aldırsa da yine birlikte oluyorduk. Olay akşamı alkol aldık. Aramızda bir kez daha tartışma çıktı. Olay büyüyünce bana, üvey babası olan A.O.'nun sevgilisi olduğunu, kendisini para karşılığı erkeklere pazarladığını söyledi. Ağabeyimle de birlikte olduğunu anlatınca sinirlendim. Mutfakta bulunan küçük ekmek bıçağını ona sapladım. Sonra linç edilmekten korkup, kendimi balkondan aşağı bıraktım. Bacaklarım kırıldı. Aracın altına saklandım. Aileme telefon açıp, haber verdim. Bu sırada Dilruba'nın yaşamasını çok istedim. O yüzden 112'yi arayıp, ekiplerin hemen gelmesini söyledim. Ardından polis tarafından yakalandım' dedi.

'ANNESİ ÖLDÜKTEN SONRA DİLRUBA İLE BEN İLGİLENDİM'

Duruşmada tanık olarak dinlenen Dilruba Elif Çetin'in annesi Nazlı Çetin'in bir dönem birlikte yaşadığı A.O., 'Dilruba'nın annesi 2007 yılında kanserden öldü. O günden sonra Dilruba ile ben ilgileniyorum. Kendisine araba dahi satın aldım. Dilruba bir ara bana, 'Satın aldığın arabayı al. Burak elimden alıp, satmak istiyor' diyerek teklifte bulundu. Olaydan bir hafta önce de Erdek'te olduğum sırada, evin balkonunun altına gelen sanık, Dilruba'yı unutamadığını belirtip, benimle konuşmak istediğini söyledi. Kabul etmedim' diye konuştu.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşmasına; Antalya'dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Çetin ailesinin avukatı Beyza Yaşar, sanığın, 'haksız tahrik' indiriminden yararlanmak için indirim unsuru oluşmayan gerekçeler ileri sürdüğünü belirtip, 'Bu da sanıklarda yaptıkları eylemlerin cezasız kalma düşüncesini doğuruyor. Yerel mahkemeden emsal nitelikte olması için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verip, başta tahrik olmak üzere lehe olan hiçbir hükmün sanığa uygulanmamasını talep ediyorum' dedi.

'AMBULANSIN ÇAĞRILMASINI BEN İSTEDİM'

Burak İnci ise son savunmasında, 'Cinayeti tasarlamadım. Hatta o gün birlikte kahvaltı yapmıştık. Eve onunla el ele giriş, çıkışlarımız kameralarda vardır. Olaydan sonra ambulansın çağrılmasını da ben istedim. Dönüşü olmayan bir olay. Çok pişmanım' diye konuştu. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, suçunu sabit gördüğü Burak İnci'yi indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. (DHA)