Tuğçe SEZER ODABAŞI-Harun ŞAHBAZOĞLU İSTANBUL, (DHA) - İlim Yayma Cemiyeti'nin 75'inci Yıl Buluşması'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yapay zekayla birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor. Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma Gençliği olacaktır dedi.

İlim Yayma Cemiyeti'nin 75'inci Yıl Buluşması, bugün İstanbul Kongre Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş'un katılımıyla gerçekleşti. Programa ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Valisi Davut Gül, çok sayıda cemiyet mensubu ve davetli katıldı. Program, Fatih Sultan Mehmet Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi Mehter Ekibi'nin gösterisiyle başladı. Mehter gösterisinin ardından Prof. Dr. Mehmet Öncel yönetimindeki Tasavvuf Müziği Korusu sahne alarak katılımcılara tasavvuf müziği konseri sundu. Konser sonrası Burhan Açıkgöz tarafından Kur'an-ı Kerim tilaveti ve cemiyetin geçmişten günümüze faaliyetlerini anlatan 75'inci Yıl Tanıtım Filmi gösterimi gerçekleşti. Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ve İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün konuşma yaptı.

'MENSUBU OLMAKTAN ŞEREF DUYDUĞU İLİM YAYMA AİLESİNİN HER BİR FERDİNE BURADAN SELAMLARIMI İLETİYORUM'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tertiplenen bu kıymetli buluşmaya hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Sizlerin şahsında mensubu olmaktan şeref duyduğu İlim Yayma ailesinin her bir ferdine buradan selamlarımı, sevgilerimi, en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Sözlerimin hemen başında İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci yılının sizlerle birlikte ülkemiz, milletimiz, özellikle de gençlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olan İlim Yayma Cemiyetimizin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Türkiye'nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vuran, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye'ye katkı sunan; millet ve ümmet aşığı gençleri Türkiye'ye kazandıran bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yad ediyorum. Hani merhum Erdem Bayazıt ağabeyimiz bir şiirinde diyor ya, 'Onlar gittiler. Topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında onlar gittiler. Gelen zamandan bir haber gibiydiler, onlar gittiler. Giderken bir muştu gibiydiler' Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen kutlu bir muştuyu omuzlayan, önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekanlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin diyorum. Yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine, emekleriyle, gayretleriyle, tam bir özveri içinde İlim Yaymacıların gölgesini Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil eden tüm kardeşlerime yürekten teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Gayenizin, gayretinizin, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak, 75'inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin üç çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hasıl etmesini temenni ediyorum diye konuştu.

'İLİM YAYMA'NIN KURULUŞ FELSEFESİ, TÜRKİYE'NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihi, aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir. İlim Yayma'nın kuruluş felsefesi, Türkiye'nin var olma felsefesidir. İlim Yayma'nın nihai hedefi, Türkiye'nin asırlık gayesidir. İlim Yayma'nın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz. Bakınız, İlim Yayma Cemiyetinin ilk Genel Başkanı merhum Seniyüddin Başak, Lozan Konferansında Türkiye'nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biridir. Ateşten gömlek giydiğimiz İstiklal Harbi yıllarında İstanbul'dan Anadolu'ya silah ulaştıran Kuva-yi Milliye'ye çok önemli destekler sunan General Ömer Celal Karabekir yine cemiyetin kurucu şahsiyetlerindendir. Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de ve Kurtuluş Savaşı'nda önemli vazifeler üstlenmiş İstiklal Madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un yol arkadaşı, Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır. Bu şahsiyetlerin ortak ideali Türkiye'nin geleceğini inşa edecek eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmekti. Bu isimlerin müşterek gayesi Türkiye'nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve özgüvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkureye sabitlediler. 'Bu milletin evlatları sahipsiz değildir' dediler. 'Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz' dediler. Zor zamanlarda 'Ya Allah' diyerek, 'Allah bizimledir' diyerek, 'Allah bes, baki heves' diyerek Sur'da mukaddes bir gedik açtılar, 'Gayret bizden, tevfik Allah'tandır' inancıyla Türkiye'nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler ifadelerini kullandı.

'İLİM YAYMA, TÜRKİYE'NİN İSTİKLAL VE İSTİKBAL DAVASININ EĞİTİM VE SİVİL TOPLUM ALANINDAKİ REMZİDİR, MÜHRÜDÜR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu yönüyle İlim Yayma, Türkiye'nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzidir, mührüdür, güçlü bir yansımasıdır. Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye'nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti, tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu İmam Hatip Liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, milli iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle, 'Allah' ve 'ahlak' demenin yasaklandığı, evlerin basıldığı, kursların basıldığı, Kur'an-ı Kerim'i öğreten hocaların tutuklandığı, Elif Ba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkanlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye'nin üzerine doğmuştur. Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra, 17 Ekim 1951'de Türkiye'nin ilk İmam Hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyet, devam eden süreçte yüzden fazla İmam Hatip Lisesinin yapımına da katkı sağlamıştır. Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul'la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu'nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır dedi.

'İLİM YAYMA MÜCADELESİ, NİCE ENGELE, ZORBALIĞA, BASKIYA RAĞMEN BÜYÜMÜŞ, SERPİLMİŞTİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu'dan İstanbul'a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır. İlim yayma mücadelesi, ilim yayma davası nice engele, nice zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen işte böyle kök salmış, büyümüş, serpilmiştir. Ne diyor şair 'Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyice hakke nebat, mütevazi olanı rahmet-i Rahman büyütür.' Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenab-ı Allah'ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde, Allah'a hamdolsun, nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet ettiler. Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim. İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle, hamdolsun, çalışmalarına devam ediyor diye konuştu.

Susuz Yaz sete çıktı
Susuz Yaz sete çıktı
İçeriği Görüntüle

'İLİM YAYMA CAMİASININ TAMAMI BÜYÜK BİR AŞKLA VATANINA VE DEVLETİNE BAĞLILIK İÇİNDE HİZMET EDİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde, tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor. 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu irade, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunuyor. Cenab-ı Allah'a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanımız Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği vardır. Allah rahmet eylesin, makamı ali olsun inşallah. Bizlere bugünleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz. Bizler devlet ve millet olarak tarihinden ilham alan, cesaret alan, güç alan bir karaktere sahibiz. İlim Yaymanın her sayfası mücadeleyle geçen, bin bir emekle, özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı bu 75 yıllık tarihi elbette önemlidir, kıymetlidir. Ama asıl olan yarına ne söylediğimiz, neyi miras bırakmak istediğimizdir ifadelerini kullandı.

'KUŞKUSUZ BİZİM EN BÜYÜK HAZİNEMİZ İNSANDIR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuşkusuz bizim en büyük hazinemiz insandır. En büyük mirasımız şuur, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven, iyi yetişmiş gençler olacaktır. İnsan yetiştirmek emek ve sabır isteyen, uzun soluklu bir uğraştır. Nasıl bizler ve evlatlarımız tam 75 yıl önce atılan tohumların meyvelerini topluyorsak, bugün toprağa serpilecek tohumlar da çeyrek asır sonra, yarım asır sonra meyveye duracaktır. İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yad ederken bugün aynı zamanda şu soruları kendimize sormamız gerekiyor. Teknolojinin hızla değiştiği, ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız Küresel kültür dayatmaları karşısında milli kimliğimizi nasıl koruyacağız Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak adına mühimdir dedi.

'TEKNO-OLİGARKLAR GELECEĞİMİZİ ANLAYIŞLARI VE ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA BİÇİMLENDİRMEK İSTİYORLAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünyanın nereye doğru sürüklendiğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Teknolojinin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün büyüyor. Yapay zekayla birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor. Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir. İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıl dönümünü 'Bir Mirasın Hafızası, Bir Geleceğin İnşası' temasıyla idrak etmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum. Çünkü İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkar etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümitvar olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma Gençliği olacaktır diye konuştu.

'ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ İNSAN MERKEZLİ KULLANAN VE GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımdadır. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten, ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, milli ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır. İstiklal Marşı şairimiz Merhum Mehmet Akif ne diyor Burası çok önemlidir, 'Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı.' Her şey burada. Mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkanlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de, hedefimiz de tam olarak budur. Kıymetli hocalarım, sevgili genç kardeşlerim, İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye'nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye'yi kuvveden fiile çıkaracak istişare yapıyorsunuz ifadelerini kullandı.

'BU İLMİ TEVARÜS EDENLER İNŞALLAH BÜYÜK BİR PAY ALACAKSINIZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, En önemlisi sizler inşallah Gönüller Sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vasallam'ın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın, iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara, yani sizlere nasıl bir müjde veriyor, 'Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer. Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli alim kişinin bağışlanması için Allah'a yakarır. Alimin abide, yani ibadet edene üstünlüğü, parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegane miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur.' Evet, sizler yani bu ilmi tevarüs edenler, gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler, inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh, daha güçlü bir Türkiye için üreten, emek veren, gayret eden, Türkiye'ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin, bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız dedi.

'ONLARA BEKLEDİKLERİ FIRSATI HİÇBİR ZAMAN VERMEYECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, Bugün burada siz gönül dostlarımın arasında, sizlere olduğu kadar kendime de hitap ederken şu gerçeği önemle ifade etmek istiyorum. Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar, çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah'ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbimin şu müjdesini kendimize rehber edinerek, kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. 'Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz.' Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü ilim yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz. Bu düşüncelerle her birinizi ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Yüce Allah'tan üstün muvaffakiyetler diliyorum. Rabbim gayretlerinizi bereketlendirsin diyorum. Başta Şehit Başbakanımız merhum Adnan Menderes ve kurucularımız olmak üzere dualarıyla, gözyaşlarıyla, infaklarıyla üç çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerime, hocalarımıza, hayırseverlerimize, gönüllülerimize, mezun ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Ebediyete irtihal eden büyüklerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

Kaynak: DHA