Berkay YILDIZ/SAMSUN, (DHA)-SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden (OMÜ) Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, son yıllarda artan aspirin kullanımına ilişkin, 'Aspirin kullanan bazı hastalar bize halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetlerle başvurabiliyor. Bu durumlarda hastalarda mide veya bağırsak kaynaklı kanama olup olmadığını araştırmak için endoskopi ve kolonoskopi gibi tetkikler yapmak zorunda kalıyoruz. Çoğu zaman bu tetkiklerin nedeni, gereksiz yere kullanılan aspirindir' dedi.

OMÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, 'Son yıllarda aspirin kullanımı konusunda toplumda ciddi bir kafa karışıklığı olduğunu görüyoruz. Uzun yıllar boyunca kalp hastalığı riski taşıyan kişilere koruyucu amaçla düşük doz aspirin kullanımı önerilirdi. Ancak son yıllarda yapılan geniş ve güçlü bilimsel çalışmalar, kalp krizi veya inme geçirmemiş kişilerde aspirinin koruyucu amaçla rutin kullanımının çoğu zaman beklenen faydayı sağlamadığını, buna karşılık bazı önemli riskler oluşturabileceğini ortaya koydu. Bu nedenle modern tıp rehberlerinde bu yaklaşım, büyük ölçüde terk edildi' diye konuştu.

EN ÖNEMLİ YAN ETKİSİ, KANAMA RİSKİ

Dr. Kılıç, 'Aspirin aslında çok önemli bir ilaçtır. Çünkü trombosit dediğimiz pıhtılaşma hücrelerinin birbirine yapışmasını engeller. Bu sayede damar içinde pıhtı oluşumunu azaltır. Bu nedenle kalp krizi geçirmiş, stent takılmış veya inme geçirmiş hastalarda damarların yeniden tıkanmasını önlemek için yaygın olarak kullanılır. Bu durumlarda aspirin gerçekten hayat kurtarıcı bir ilaçtır. Ancak her ilaç gibi aspirinin de faydalı etkilerinin yanında yan etkileri vardır. En önemli yan etkilerinden biri, kanama riskidir. Özellikle mide ve bağırsak sisteminde kanamaya neden olabilir. Bazen büyük bir kanama şeklinde ortaya çıkabilir, bazen de fark edilmeyen küçük kanamalar yaparak zamanla demir eksikliği anemisine yol açabilir. Bu nedenle uzun süre aspirin kullanan bazı hastalar bize halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetlerle başvurabiliyor. Bu durumlarda hastalarda mide veya bağırsak kaynaklı kanama olup olmadığını araştırmak için endoskopi ve kolonoskopi gibi tetkikler yapmak zorunda kalıyoruz. Çoğu zaman bu tetkiklerin nedeni, gereksiz yere kullanılan aspirindir. Bu durum hem hastalar için fiziksel ve psikolojik stres oluşturmakta hem de sağlık sistemi açısından gereksiz iş yükü ve maliyet yaratmaktadır' dedi.

Beyin ölümü gerçekleşen aile hekiminin organları umut oldu
Beyin ölümü gerçekleşen aile hekiminin organları umut oldu
İçeriği Görüntüle

'DÜŞÜK DOZ ASPİRİN DE CİDDİ KANAMALARA NEDEN OLABİLİR'

Pandemide aspirin kullanımının arttığını söyleyen Dr. Kılıç, 'O dönemde bazı kişiler, COVID-19'un pıhtılaşma riskini artırabileceği düşüncesi ile kendi kendilerine aspirin kullanmaya başladılar. Ancak bugün geldiğimiz noktada, o dönemde başlanmış olan aspirinin mutlaka bir uzman doktor tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekir. Gereksiz yere devam edilmesi doğru değildir. Bir diğer sorun da halk arasında 'bebek aspirini zararsızdır' şeklinde yanlış bir algının oluşmuş olmasıdır. Tadının daha hoş olması veya dozunun düşük olması, bu ilacın tamamen zararsız olduğu anlamına gelmez. Düşük doz aspirin de ciddi kanamalara neden olabilir. Bu nedenle en önemli mesaj şu; aspirin çok değerli bir ilaçtır ama doğru hastada ve doğru endikasyonla kullanıldığında faydalıdır. Kişilerin kendi kendilerine 'kalp krizi olmasın' düşüncesi ile aspirin kullanmaları doğru değildir. Aspirinin başlanmasına da kesilmesine de mutlaka ilgili uzman doktor karar vermelidir. Unutulmamalıdır ki her ilaç gibi aspirin de hem dost hem düşman yüzü olan bir ilaçtır. Doğru kullanıldığında hayat kurtarır, yanlış kullanıldığında ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir' diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA