Samed Aydın SUN- Öykü GENÇ/KAYSERİ, (DHA)- TÜRK Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, 'Hiç anlamadığımız halbuki anlayabilsek bildiğimiz Türkçe gibi okunan kiril ile yazılmış kitaplar, tabelalar, makam yazıları bunların hepsi artık belirli bir takvim içerisinde geçiş süresi içerisinde bu 34 harften oluşan alfabe ile olacak. Bu ne anlama geliyor. Balkanlardan Baykal Gölü'ne kadar artık birbirimizle hem yazdıklarımızı hem konuştuklarımızı anlayacağız. Hem de hepimizin arzu ettiği o büyük Türk Dünyası'nın birleşmesini ve entegrasyonunu gerçekleştireceğiz' dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, çeşitli ziyaretler kapsamında geldiği Kayseri'deki programlarının ikinci gününde 'Talas Uluslararası Türkoloji Zirvesi'ne' katıldı. Bir otelde düzenlenen zirveye Binali Yıldırım'ın yanı sıra, Vali Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve davetliler katıldı. 1926'da Bakü'de düzenlenen Türkoloji Kongresi'nden bahseden Yıldırım, '1926 Türkoloji Kongresi o günkü katılımcıların büyük umutlarla büyük beklentilerle bir araya geldiği bir toplantı. 130'dan fazla delege ancak o günün şartlarına baktığınızda böyle bir inisiyatifi ve böyle bir işi yapmış olmaları bile başlı başına çok büyük bir iştir. Çünkü bütün kardeşlerimiz, soydaşlarımız Sovyet sistemin içerisinde esaret altında tek bağımsız devlet, bölgede ve dünyada Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bunun dışındakiler ne yazık ki Bolşevik devrimi ile birlikte Sovyet sistemi içinde egemenliklerini kaybetmiş kardeşlerimiz ve soydaşlarımızdır. Bu zor şartlarda Bakü'de birinci Türkoloji Kongresi toplanmış. O gün kararlaştırılan kararlar asla uygulanma imkanı bulamamıştır. Çünkü o kurultaya katılanlar, birçok dil bilimci, birçok uzman daha sonra katledilmiş ve Sovyet sistemi içinde bir daha böyle bir varlık göstermelerinin önüne geçilmiştir. Adeta bir gözdağı verilmiştir' dedi.

'TÜRKÇE'NİN KARŞI KARŞIYA KALDIĞI EN BÜYÜK TEHDİT DİLİN İSTİLA EDİLMESİ'

Dilin korunması gerektiğini de belirten Binali Yıldırım, 'Yapay zeka düşünemez, yapay zeka sizin düşündüklerinizi çok daha hızlı bir şekilde bir fikre dönüştürür. Yapay zeka bir anlamda size destek veren sizin yardımcınız sizin işinizi kolaylaştıran bir araçtır yapay zeka dilin korunması için hem fırsat hem de tehdittir. Eğer, yapay zeka sorduğunuz bir şeyi sizin dil havuzunuzdan derleyip sonucu size getiriyorsa bu bir fırsattır. Ama bunun için büyük dil modeliniz olacak. Yani, diliniz istilaya uğramamış olacak. Dijital çağda Türkçe'nin karşı karşıya kaldığı en büyük tehdit dilimizin istila edilmesi, yani dilimizin bir anlamda özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Veri havuzunda büyük data dediğimiz dijital dünyanın bilgi havuzunda ne varsa yapay zeka bulup önünüze koyuyor. Eğer siz oraya bir şey koymadıysanız başkalarının koydukları ürünler ile yetinmek zorundasınız. Bu da sizin kültürünüzü, dilinizi, medeniyetinizin ilerlememesi demektir. Geri kalması anlamına gelir' ifadelerini kullandı.

'ORTAK ALFABE 2 YIL SÜRDÜ'

Türk dünyası için alfabenin önemine de dikkat çeken Yıldırım, 'Bir alfabemiz var. Bu alfabe durup dururken olmadı. İstanbul zirvesinde alınan bir karar ile Aksakallılar Konseyi'ne bir görev verildi. 'Siz Türk devletleri için bir alfabe çalışın' denildi. 2 yıl sürdü. TDK öncülük ederek bu alfabenin çerçevesini belirledik. Türk alfabesi yani Türk dünyasının alfabesi budur. Yani, bizim alfabemiz değişti mi? Yok. Aslında bu alfabeye sahip olmayanların alfabesi değişti. Hiç anlamadığımız halbuki anlayabilsek bildiğimiz Türkçe gibi okunan kiril ile yazılmış kitaplar, tabelalar, makam yazıları bunların hepsi artık belirli bir takvim içerisinde geçiş süresi içerisinde bu 34 harften oluşan alfabe ile olacak. Bu ne anlama geliyor. Balkanlardan Baykal Gölü'ne kadar artık birbirimizle hem yazdıklarımızı hem konuştuklarımızı anlayacağız. Hem de hepimizin arzu ettiği o büyük Türk Dünyası'nın birleşmesini ve entegrasyonunu gerçekleştireceğiz' diye konuştu.

'AB'Yİ KOPYA EDEN BİRLİK DEĞİLİZ'

Bartın'da yağmur sonrası denizin rengi değişti (2)
Bartın'da yağmur sonrası denizin rengi değişti (2)
İçeriği Görüntüle

Türk dünyasında yaşanan gelişmelerin diğer ülkeler tarafından endişe ile takip edildiğine de dikkat çeken Yıldırım, 'Biz böyle konuşunca 'Acaba Türkler eski rüyalarını mı görüyorlar' diye bir takım tereddütte düşen ülkeler var. Türk devletlerinin, Türk devletleri teşkilatının, Türklerin amacı kimseyi korkutmak değil. Ama hiç kimseden de korkmadığını açıkça ilan ediyor. Bugün Türk coğrafyası eski 1900'lü yılların başındaki coğrafya değildir. Bugün Türk coğrafyasında bağımsız devletler vardır. Bu bağımsız devletlerde sıradan devletler değildir. Doğal gaz, petrol, nadir element kaynakları, tarımdaki üstünlükleri ve tarihi zenginlikleri dikkate alındığında dünyanın ilgi odağı daha şimdiden olmuş bir coğrafyadan bahsediyoruz. Ama şunu herkesin bilmesi lazım. Biz, AB'yi kopya eden bir birlik değiliz. Biz de, bütün üye ülkelerin üzerinde onları baskılayan, hizaya çeken bir birlik öngörmüyoruz. Bizim birliğimiz tarihimizden gelen ortak değerlerimizi, bugüne ve geleceğe taşımak ve ülkelerimiz arasındaki kalkınmışlık farklarını ortadan kaldırmak. Ticarette, üretimde, sanayide, teknolojide dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer almak. Hedefimiz budur. Amacımız, kardeşlerimizin ve tüm soydaşlarımızın mutluluğu ve geleceğidir' dedi. (DHA)

Kaynak: DHA