Canan İLARSLAN - Hadican EROL- Berkay GÜNEŞ/İSTANBUL, (DHA)- BEŞİKTAŞ'ta Dolmabahçe ve Çırağan Caddeleri'ndeki tarihi çınar ağaçlarını 'Çınar kanseri' hastalığına karşı bilimsel yöntemlerle korumaya yönelik tepe yükünü hafifletmek amacıyla kurumuş ağaçlarda İBB ekipleri tarafından budama çalışması gerçekleştirildi. 'Çınar Kanseri' hastalığına ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Bitki Hastalıkları uzmanı Abdullah Eser, 'Ülkemizde çınar kanseri diye bilinen bir hastalık. Hastalığa sebep olan aslında bir mantar. Hastalıkla mücadele şu an maalesef kimyasal olarak mümkün değil. Bizim uyguladığımız yöntemler ağacın ömrünü uzatabiliyor ama sonunda ağaç maalesef ölüyor. İlaçla tedavi yöntemi mümkün değil. Ağacın yaşam süresini koruma yöntemlerimizle uzatabiliyoruz. Hastalığın net bir şekilde gözlemlendiği ağaçlar, hızlı bir şekilde alandan çıkarılmalı. Çünkü hastalığın tedavisi olmadığı için bu hastalığın diğer ağaçlara bulaşmasını engellemenin en iyi yolu ağacı alandan çıkarmak' dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekipleri, 'Çınar kanseri' hastalığına karşı bilimsel yöntemlerle korumaya yönelik tepe yükünü hafifletmek amacıyla kurumuş ağaçlarda budama çalışması gerçekleştirildi. İBB'den yapılan açıklamaya göre, çınar kanseri hastalığına yönelik ilk tespitler 2009 yılında yapılırken, bilimsel mücadele süreci 2012 yılında başlatıldı. Çalışmaların, üniversitelerden akademisyenler ve ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda aynı bilimsel esaslarla sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, Haziran ve Temmuz 2025'te gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında yalnızca dikili-kuru durumdaki ağaçlarda tepe yükünü azaltmaya yönelik budama yapıldığı, canlı ve sağlıklı ağaçlara ise herhangi bir müdahalede bulunulmadığı ifade edildi. İBB Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı'nın, hastalığın sağlıklı ağaçlara yayılmasını önlemek ile araç ve yaya güvenliğini sağlamak amacıyla ilgili mevzuat doğrultusunda hareket ettiği kaydedildi. Açıklamada, çınar kanserinin küresel ölçekte tedavisi bulunmayan bir hastalık olduğuna dikkat çekilerek, kuruyan ve alınması gereken ağaçların yerine hastalığa dayanıklı yeni ve yetişkin ağaçların dikileceği, böylece Dolmabahçe ve Çırağan caddelerinin tarihi ve ekolojik dokusunun korunmasının hedeflendiği bildirildi.

'HASTALIKLA MÜCADELE KİMYASAL OLARAK MÜMKÜN DEĞİL'

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Bitki Hastalıkları uzmanı Abdullah Eser, 'Ülkemizde çınar kanseri diye bilinen bir hastalık. Hastalığa sebep olan aslında bir mantar. İlk olarak yurt dışında Amerika'da görüldü, ardından Avrupa'ya geldi. Avrupa'dan da ülkemizde gözüktü, maalesef 2010 yılında İstanbul'da görüldü. Hastalık ağaçlarda ölümle sonuçlanıyor. Ağaç zayıfsa, hastalık güçlüyse iki yılda, hastalık biraz daha zayıf kalıyorsa, ağaç güçlüyse 10 yıla kadar süren bir süreç. Hastalıkla mücadele şu an maalesef kimyasal olarak mümkün değil. Bizim uyguladığımız yöntemler ağacın ömrünü uzatabiliyor ama sonunda ağaç maalesef ölüyor. İlaçla tedavi yöntemi mümkün değil. Sadece ağacın yaşam süresini ilaçlarla, koruma yöntemlerimizle uzatabiliyoruz. Hastalığın net bir şekilde gözlemlendiği ağaçlar, hızlı bir şekilde alandan çıkarılmalı. Çünkü hastalığın tedavisi olmadığı için bu hastalığın diğer ağaçlara bulaşmasını engellemenin en iyi yolu ağacı alandan çıkarmak. Bunun da kendi yöntemleri var. Direkt ağacı kesip alandan çıkarmak bir çözüm değil. Kestikten sonra ağacın köklerinin de alandan çıkarılması gerekiyor ve akabinde toprağın da ıslah edilmesi gerekiyor. En az 6 ay süreyle o toprağa herhangi bir şekilde bir dikim yapılmaması gerekiyor' dedi.

'HASTALIK İLERLEDİĞİ SÜRECE AĞAÇLARDA DEVRİLMELER GÖZLEMLENİYOR'

Eser, 'Devrilme riski var. En büyük de sıkıntımız bu. Bu ağaçlar hastalık ilerlediği sürece en fazla 10-15 yıl sonra ağaçlarda devrilmeler gözlemleniyor. Çünkü kökler çürümeye başlıyor. Bu da insanlar için can sağlığı açısından büyük bir sıkıntı. Yapılan müdahalede ağaçların artık devrilmemesine yönelik bir müdahale yapılıyor. Ama bizim öncelikli olarak tercihimiz ağaçların direkt alandan çıkartılması. Fırtına ve olumsuz hava koşullarında ağacın devrilme ihtimali artıyor. Ama buradaki asıl sıkıntı hastalık ağaçta ilerlediğinde çok basit bir şekilde fırtınaya, olumsuz hava şartına gerek kalmadan ağaç kendi kendine de devrilebiliyor. Ağaçta hastalık ilerlediğinde bu gözle de çok rahat görülebiliyor. Vatandaşlarımızın hastalığın yoğun olarak gözlemlendiği ağaçlardan uzak durmasında fayda var. Çünkü ağaçlar bir anda devrildiği için büyük sıkıntılara sebebiyet verebilir. Farklı bir hastalık da olabilir, çınar kanseri de olabilir. Ama genel olarak gövdede bozulmalar başladıysa, kabuk altında talaş gibi ince döküntüler başladıysa, ağacın gövdesinden siyah sızıntılar görülebiliyor, ağacın gövdesindeki renk farklılıkları göze çarpabiliyor. Bu ağaçlarda risk çok daha fazla. Bu hastalık toprakta uzun süre, sporları yaşayabiliyor. Kesilen ağaçların, alandan çıkartılan ağaçların yerine diş budak gibi ıhlamur gibi bu hastalığa dirençli, bu hastalığın etkisi olmayan ağaçların getirilmesi ilk aşamada daha mantıklı' ifadelerini kullandı.

'EN GEÇ 6 AYDAN 6 AYA BAKIM YAPILMASI GEREKİYOR'

Eser, 'Burada zaten bizim için en önemli konulardan bir tanesi ağacın hastalığa yakalanmaması. Hasta olduktan sonra mücadele dediğimiz gibi imkansıza yakın. Bunun için ne yapmamız gerekiyor? Kullandığımız bakım ekipmanlarını çamaşır suyu bile yüzde 70 çamaşır suyu, yüzde 30 su, yüzde 70 alkol yüzde 30 su karışımlarıyla dezenfekte etmemiz gerekiyor ki sporlar etkisiz hale gelsin. Çünkü bu sporlar kullanılan testerede, budama makasından 6 aydan bir yıla kadar aktif bir şekilde yaşayabiliyorlar. Dikili kuruların da alandan çıkmasını özellikle belirtmemizin sebebi ölü odun dokusunda bu hastalığın mantarları 5 yıla kadar yaşayabiliyor. Bakım aralıkları genellikle vejetasyon dönemlerinin olduğu zamanlarda yapılıyor. En geç 6 aydan 6 aya bakım yapılması gerekiyor. Ama hastalıklı ağaçları zaten herhangi artık bir bakımdan ziyade artık ya alandan çıkarılması gerekiyor ya da hastalıklı ağaçlar ilk gözlemlendiği anda basit müdahale yöntemleri dediğimiz yöntemler var. Ağacın ömrünü uzatmak adına bunları yapabiliyoruz. Basit yöntemler olarak ağaca biz enjeksiyon yapıyoruz, 'endoterapi' yöntemleri yapıyoruz. Ağaca doğrudan kısımlarına, iletim demetlerine vitaminler veriyoruz ya da bu hastalıkla mücadele edecek bu liflerin yayılmasını engelleyecek ya da o süreç uzatacak ilaçlar veriyoruz' diye konuştu.

'GERÇEKTEN HASTALIKLIYSA, KESİLMESİ GEREKİYORSA KESİLİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Nefret Etme, Kek Yap' kampanyasıyla tanınan otizmli Joshua Harris'i kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Nefret Etme, Kek Yap' kampanyasıyla tanınan otizmli Joshua Harris'i kabul etti
İçeriği Görüntüle

Ceyhun Türk, 'Eğer gerçekten hastalıklıysa, kesilmesi gerekiyorsa kesilir, budanması gereken varsa budansın. Eğer bakım yapılacak ağaçlar varsa yapılsın da ama bu şekilde değil de ona göre bir önem alınmasını isterim. Bizim ömrümüz yetmez. Bu şekilde bir ağacın dikilip büyümesi için bir yüzyıl geçmesi gerekiyor. Bir ceviz ağacı bile 5 yıl sonra meyve veriyor ki çınar ağacı daha asırlık, adı üzerinde asırlık çınar diyoruz. O yüzden ben kesilmesine karşıyım. Bakım yapılsın, ona göre onarım varsa yapılsın ama bu şekilde değil de daha farklı' dedi.

'YAŞATILMASI İÇİN İMKANLARIN SEFERBER EDİLMESİ GEREKLİ'

Taner Şahiner, 'Kurtarılabiliyorsa kurtarılması ama kurtarılamıyorsa da insanlar açısından risk oluyorsa da gereğinin yapılması tabii ki önemli. İçinde kurtarılacak, yıkılacak bir rüzgarda mala, cana zarar verecek gibi bir durumu söz konusuysa eğer, tabii ki kesilmesi daha makul. Ama kurtarma durumu da varsa, o da bir canlı. Yaşatılması için imkanların seferber edilmesi gerekli diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı. (DHA)

Kaynak: DHA