Salih TEKİN/ ERZURUM, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CHP'yi Tosun Paşa filmine benzeten Bakan Tekin, 'Böyle film setindeki gibi rol yapıyorlar. Biz de keyifle seyrediyoruz. Ben daha önce de söylemiştim. Çekirdek alıp CHP'nin içerisindeki gelişmeleri uzaktan seyredeceğimiz bir dünya. Keyif alıyorum CHP'de olanları seyretmekten ama ülkem adına utanıyorum' dedi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti teşkilatı tarafından düzenlenen 'Ahde Vefa' iftarına katılmak üzere Erzurum'a geldi. Yaklaşık 2,5 yıl vali olarak görev yaptığı Erzurum'dan İçişleri Bakanlığı'na atanması sebebiyle 11 Şubat'ta ayrılan Mustafa Çiftçi, bakan olarak geldiği kentte ilgiyle karşılandı. İçişleri Bakanı Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Tekin'i Erzurum Havalimanında yaklaşık bin 300 kişi, halk oyunları gösterisiyle karşıladı. Erzurum Valiliği ve Büyükşehir Belediyesini ziyaret eden Çiftçi ve Tekin, AK Parti teşkilatında partililerle buluştu.
BU COĞRAFYAYA GÖZÜMÜZ GİBİ BAKACAK BİR KUŞAK YETİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ
Parti binasında konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlık görevine başladığı andan itibaren geçen süre içerisinde çocukların ve gençleri milli birlik, vatanseverlik, dayanışma, yardımlaşma duygularını arttıracak, pekiştirecek etkinlikler içerisinde olmaya gösterdiklerini söyledi. Kapitalist ve küreselleşen dünyada artık yerel değerlerin, milli değerlerin biraz aşındığı, törpülendiği ve çocukların, gençlerin yerel bağlılıklarını, vatanseverliklerinin azaldığına dair genel bir kanaat üzerine kendilerinin de bir çalışma yaptıklarını anlatan Tekin, 'Çocuklarımızın bu anlamda milli ve manevi değerlere bağlı olarak yetişmesi bizim açımızdan önemli. Bize kanlarıyla emanet edilen bu coğrafyaya biz de gözümüz gibi bakacak bir kuşak yetiştirmek zorundayız. Biz de aynı emaneti aynı sorumlulukla sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmek durumundayız. Aksi durumda etrafımızda haberlere konu olan ülkeler gibi vatanseverlik bağlarının zayıfladığı ülkeler gibi oluruz. Allah korusun. Allah korusun yeniden ülkemiz üzerinden müstevli hedefleri olanların, müstevli emelleri olanların saldırıları karşısında savunmasız kalabiliriz. O yüzden biz çocuklarımıza bunu öğretelim istedik. Bu anlamda çocuklarımızın bu duyguların en iyi görebilecekleri dönem bizim toplumumuzda ramazan ayı' diye konuştu.
Okullardaki ramazan etkinlikleriyle ilgili yayınladıkları genelge sonrası kıyamet koptuğunu ifade eden Bakan Tekin, şunları söyledi:
'Önce hala 28 Şubat özlemcisi olarak tanımladığım ve hala Anadolu insanlarına göbeğini kaşıyan, bidon kafalı muamelesi çeken bir grup kişi tuttu bizim genelgemizle ilgili asla hak etmediğimiz ifadeler kullanan bir bildiri yayınladılar. Ne dediler bildirilerinde? Dediler ki, 'Toplumu Talibanlaştırıyorsunuz.' Ben şimdi biraz önce söyledim size ne yaptığımızı. Bu yaptıklarımdan Talibanlaşma nasıl çıkıyor Arkadaşlar. Çocuklarımız ramazanda, okulda yardımlaşmayı, dayanışmayı öğrenirlerse, merhameti öğrenirlerse okullarını süslerlerse, nasıl Talibanlaşmış oluyor? Hazreti İsa'nın doğumunda okulu süslediği zaman Talibanlaşmış olmuyor. Paskalya'da okulu süslediği zaman herhangi bir sıkıntı olmuyor ama ramazan ayında okulu süslediği zaman Talibanlaştırmış oluyoruz toplumu. Ben bunu kabul edemiyorum arkadaşlar. Başka ne dediler? Dediler ki, 'Trump'ın ipine sarıldınız. Gidiyorsunuz.' Ben de o ne demek diyorsun yani bildiride bu var. Ne demek istiyorsunuz şimdi? Yani bu nasıl bir itham? Ama üçüncü eleştirileri veya üçüncü ifade, hakaret ifadesi, 'sapkın, gerici azınlık.' Kime diyor arkadaşlar? Ramazan ayına Anadolu'da kutlayan bizim gibi insanlara ramazan ayı feyzinden istifade etmek isteyen bizim gibi insanlara sapkın gerici azınlık diyor. Ben dedim ki bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak Anadolu'nun bağrından çıkmış bir insan olarak bir Müslüman olarak benim değerlerime bunu söylüyorsan ben de seni yargıya taşırım dedim. Suç duyurusunda bulundum. Bu sefer 'nasıl suç duyurusunda bulunursun? Adamlar demokratik haklarını kullandılar' diyor. Peki onlar demokratik haklarını kullandılarsa ben suç duyurusunda bulunarak hangi hakkımı kullanmış oluyorum? Ya bir şey yaptıysanız cevabını verin. Ama maalesef Türkiye'de şöyle bir şey gelişti Arkadaşlar bilhassa Cumhuriyet Halk Partisi'nin geliştirdiği bir söylem. Ben yaparım sen de hesap soramazsın. Çünkü senin hesap sorma yetkin yok. Çünkü sen demokratik usullerle seçildin ama seni seçen insanlar Anadolu'daki göbeğini kaşıyan bidon kafalı insanlar.'
''ERKEKSEN GEL KAPAT' DİYOR'
Konuşmasında Silivri'de devam eden duruşmaları hatırlatan Tekin, 'Silivri'deki davaları seyrediyorsunuz. Hakim, mahkeme heyeti yolsuzluklarla ilgili, asrın yolsuzluğu diye tanımlanan yolsuzlukları soruyor. Adam 'ben sizi yargılayacağım' diyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir hukuk devleti yok. Aynı şeyi ben daha önce bu soruşturmalar başlamadan yaşamıştık. Kreş açmış belediye. Diyorum ki 'Sayın Başkan kreş açabilmen için ya benden anaokulu, okul öncesi eğitim kurumu izni alman gerekiyor ya da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan kreş izni alman gerekiyor. 'Almıyorum' diyor. Ya kardeşim sen nerede yaşıyorsun? Almıyorum ne demek nasıl almazsın. 'Almıyorum erkeksen gel kapat' diyor şimdi. Ben kapatalım demiyorum ki kreşleri. Benim söylediğim bir tane bir şey var. Bu işi kurallara uygun yapacağız. Hukuk devletinin ilkesine uygun yapacağız. Anayasal hükümlere uygun yapmanız gerekiyor. Siz benden izin almanız gerekiyor ki ben de denetlerken neye göre izin aldığınızı denetleyeyim' dedi.
'CHP'Yİ FİLM SETİNE ÇEVİRDİLER'
CHP'nin film setine dönüştürüldüğünü ifade eden Bakan Tekin, şunları söyledi:
'Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir film setine çevirdiler resmen. İnanın ben şu anda Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde olanları izlerken Kartal Tibet'in ilk yönetmen olarak yaptığı bir film var. Hepiniz mutlaka seyretmişsinizdir. Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı, yapımcılığını yaptığı bir film Tosun Paşa. Hatırlıyorsunuz değil mi? Şimdi orada hatırlayın iki tane aile vardı kavga eden Seferoğulları ve Tellioğulları. Telloğulları ailesinde Şener Şen, Kemal Sunal başrolde oynuyorlar. Şener Şen rolünde Lütfü Bey vardı. Yanlış hatırlamıyorsam. Lütfü ailenin patronu, ağası. Daver Bey'in kızı Leyla'ya aşık. Almak istiyor ama alamıyor. Bir oyun kuruyor ve diyor ki, 'kimse Tosun Paşa'yı tanımıyor nasıl olsa Kemal Sunal'a yani evin hizmetini gören Şaban bir rol veriyor. Diyor ki kimse Tosun Paşa'yı tanımıyor. Sen Tosun Paşa ol. Daver Bey'in kızı Leyla'yı ve Yeşil Vadi'yi de alayım. Şimdi şu an CHP'de aynen böyle bir şey var. Entrikacı bir lütfü var. Entrikacı Lütfü birisine Tosun Paşa rolü verdi. Şimdi Tosun Paşa Şaban yani o filmdeki o da role kendini çok kaptırdı. Leyla'yı ben alacağım diyor. Şimdi aralarındaki kavga Leyla'yı kim alacak kavgası? Yeşil Vadi'yi kim alacak kavgası? Ama uyarıyorum siz böyle kavga ederseniz vatandaş da sizin film çevirdiğinizi görürse ne aşık olduğunuz şeye ulaşırsınız ne Yeşil Vadi'ye kavuşursunuz. Ama ben uyarıyorum ikisini de. İkisi de birbirine böyle film setindeki gibi rol yapıyor. Biz de keyifle seyrediyoruz. Ben daha önce de söylemiştim. Cumhurbaşkanımızın cümlesine ithafen; Çekirdek alıp CHP'nin içerisindeki gelişmeleri uzaktan seyredeceğimiz bir dünya. Keyif alıyorum CHP'de olanları seyretmekten ama ülkem adına utanıyorum. Çünkü demokratik ülkelerde ana muhalefet diye bildiğimiz partiler ya da muhalefet partileri ister iktidar olsun, ister muhalefette olsun, demokratik siyasal yaşamın belkemiğidirler, vazgeçilmez unsurudurlar. Maalesef Türkiye'de böyle bir muhalefet var. Ben bu vesileyle Allah'tan bizi böyle hayatı, film setine dönüştürmek isteyen insanlara, insanların eline, onların iktidarına teslim etmediği için Cenabı Allah'a şükrediyorum.'
BİR DOST OLARAK BENİ UYARIN
Erzurum'da kendini evindeymiş gibi hissettiğini söyleyen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yaklaşık 2,5 sene ekmeğini yiyip, suyunu içip, havasını teneffüs ettikleri Erzurum'dan çok güzel hatıralarla ayrıldığını belirtti. Çok zor ve sorumluluk gerektiren bir bakanlığa atandığını ifade eden Çiftçi, '29 yıldır bu teşkilatın içerisindeyim. Şu anda 30'uncu yılımı çalışıyorum. Bir yanda emniyet teşkilatı var, jandarma teşkilatı var, sahil güvenlik var. Nüfus var, göç var, AFAD var. Her biri ayrı bakanlık niteliğinde yerler bunlar. Hani Hazreti Ebubekir Efendimiz Hazreti Peygamber vefat ettikten sonra göreve seçiliyor, halifelik görevine getiriliyor. İlk hutbesinde şöyle bir ifade kullanıyor; 'Ey insanlar, sizin en hayırlınız olmadığım halde sizin yöneticiliğine seçildim. Eğer iyilik üzere olursam beni destekleyiniz, yardımcı olunuz. Eğer kötülük üzere olursam beni uyarınız, doğrultunuz.' Ben de sizlerden bunu hassaten rica ediyorum. Bu önemli görevde eğer iyilik üzerine olursa bana dualarınızı eksik etmeyin, eğer yanlışa saparsak, doğru yoldan saptığımız zamanda bir dost olarak, bir arkadaş olarak sizlerden uyarı görevini istirham ediyorum' dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'le 36 yıllık bir dostluğu bulunduğunu anlatan Bakan Çiftçi, bir kesimin kendisinden rahatsız olmasını normal bulduğunu söyledi. Ziya Paşa'ya ait bir beyit okuyan Çiftçi, 'Kemal insanlardan vatana, memlekete, faydalı insanlardan, güzel bir milli eğitim bakanlığı yapan insanlardan onların rencide olmaları, rahatsız olmaları gayet normal. Sayın Milli Eğitim Bakanımıza bu ulvi görevin de Allah yardımcısı olsun. Hayırlı hizmetler, başarılar diliyorum. İnşallah çok daha güzel hizmetlere de vesile olacak. Biz kendi memnun ve razıyız. Allah da peygamber de kendisinden memnun ve razı olsun' diye konuştu.
Bakan Çiftçi, konuşmasından sonra kendisini AK Parti'li yapan üye formunu imzalayarak İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu'na teslim etti. (DHA)





