Mikail KARAMAN-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Kadınları, adaleti merhametle, bilgiyi sorumlulukla, geleneği yenilikle yoğurarak geleceği inşa eden öncüler olarak görüyoruz. Buna rağmen hala maalesef başörtülü kadınları hedef alan nefret söylemleriyle karşılaşabiliyoruz. Bu, kadınların inancı ve kıyafetleri üzerinden temel hak ve özgürlüklere, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne açık bir saldırıdır. Bu anlayışın normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz' dedi.

350 metrelik sondaj platform iskelesi Çanakkale Boğazı'nda
350 metrelik sondaj platform iskelesi Çanakkale Boğazı'nda
İçeriği Görüntüle

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara'da ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı'na katıldı. Programda Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Sosyal İşler Direktörü Abdul Falilat Ajoke, NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak ve İİT üyesi 24 ülkeden kadılar yer aldı.

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, ALLY for Future: Genç Müslüman Kadınlar Liderlik Programı'nın 3'üncüsünün gerçekleştirilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 'Türkiye olarak, İİT 51'inci Dışişleri Bakanları Konseyi Dönem Başkanlığı'mız kapsamında gerçekleşen bu buluşma, İslam dünyasının kadın liderlik mirasını bugüne taşıyor. İnanıyorum ki bu program, genç Müslüman kadınların karar alma süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesine katkı sunacak. Aynı zamanda bugünün ve geleceğin küresel meselelerine daha donanımlı, öz güvenli ve stratejik cevaplar üretmeleri için önemli bir zemin oluşturacak' diye konuştu.

'GELECEĞİ İNŞA EDEN ÖNCÜLER'

İslam coğrafyası için kadın liderliğinin, asırlardır var olan köklü bir hakikat olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, 'Bu hakikat; ilimde, irfanda, ailede, toplumda, vakıf geleneğinde, üretimde ve karar alma süreçlerinde her daim kendini göstermiştir. Bu köklü hakikatin en güçlü izlerini, tarihimizin farklı dönemlerinde görmek mümkündür. Mekke'de Hazreti Hatice'nin ticaret ahlakı ve Kuzey Afrika'da Fatıma el-Fihri'nin kurduğu ilim merkezi, Müslüman kadının medeniyet inşasındaki yerini açıkça ortaya koymaktadır. Güney Asya'da Sultan Razia'nın devlet yönetimi, Anadolu'da Nene Hatun'un ülke savunmasındaki kararlı ve cesur duruşu, aynı köklü hakikatin farklı dönemlerden ve farklı coğrafyalardan güçlü yansımalarıdır. Bugün kurmak istediğimiz gelecek, işte bu güçlü mirasın üzerinde yükseliyor. Her geçen gün hayatımıza daha fazla yerleşen yapay zeka, onu tasarlayan ve yöneten masalarda kadınlar yer aldığında daha adil bir geleceğin aracı olur. Savaşlar, göçler ve yoksulluk karşısında kadınlar; toplumsal inşanın özneleri olarak insanı, aileyi ve toplumu yeniden ayağa kaldırır. İklim krizi karşısında kadınların emanet bilinci, bugünün kaynaklarını yarına taşıyacak adil bir kalkınma anlayışı ortaya koyar. Aile, kimlik ve aidiyet sınamalarla karşı karşıya kaldığında kadınların değerleri yaşatan varlığı, toplumu bir arada tutan asli bir güce dönüşür. Bu nedenle biz, çağımızın büyük dönüşümleri karşısında kadınları; adaleti merhametle, bilgiyi sorumlulukla, geleneği yenilikle yoğurarak geleceği inşa eden öncüler olarak görüyoruz. Buna rağmen, hala maalesef başörtülü kadınları hedef alan nefret söylemleriyle karşılaşabiliyoruz. Bu, kadınların inancı ve kıyafetleri üzerinden temel hak ve özgürlüklere, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne açık bir saldırıdır. Ve biz bu anlayışın normalleşmesine asla izin vermeyeceğiz' ifadelerini kullandı.

Bakan Göktaş, konuşmasının devamında şöyle konuştu:

'Bir dönem üniversite kapılarında, kamu kurumlarında, çalışma hayatında inancı ve kıyafeti nedeniyle dışlanan kadınlar, bugün Türkiye'nin kalkınma yürüyüşünün en asli özneleri haline geldi. 2002 yılında üniversiteye giden kız öğrenci oranı yüzde 14 iken, 2025'te yüzde 53'e yükseldi. Bugün her iki üniversite öğrencisinden biri kadın. Benzer şekilde, 2002 yılında yüzde 36 olan kadın öğretim görevlisi oranı, bugün yüzde 53'e ulaştı. Bu tablo, kadınların sadece eğitime erişimde değil, bilim üreten, akademiye yön veren konumlarda da çok daha görünür hale geldiğini göstermektedir. Cumhuriyet tarihi boyunca uzun yıllar yüzde 5 bandını aşmakta zorlanan kadın temsiliyeti, bugün TBMM'de çok daha ileri bir seviyeye, yüzde 19,8'e taşındı. 2002 yılında 14 olan kadın büyükelçi sayımız, bugün 82'ye yükseldi. Adalet teşkilatımızda da kadınların varlığı son derece güçlü bir seviyeye ulaştı. Bugün hakim ve savcılarımızın yüzde 40'ı kadın. Kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 35'e, kadın istihdam oranı ise yüzde 31,2'ye yükseldi. 2024-2028 dönemini kapsayan 'Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı' ile tüm bu kazanımları kalıcı hale getirecek faaliyetler yürütüyoruz. Tüm kurumlarımız, tarımda, sanayide, enerjide, eğitimde, sağlıkta ve her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Diğer yandan kamu, sivil toplum ve özel sektörle kurduğumuz iş birlikleriyle kadın girişimciliğini ülkenin dört bir yanında daha da görünür kılıyoruz. Bu yıl 8 Mart'ta, açıkladığımız 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi' vizyonuyla yeniliği ve verimliliği esas alan bir girişimcilik ekosistemi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda kadınların ve kız çocuklarının yeşil ekonomi, teknoloji, yapay zeka ve dijital dönüşüm gibi alanlarda bugünün ve yarının liderleri olmaları için çalışıyoruz. 2025 Aile Yılı'nda kadının emeğini, girişimciliğini ve üretim gücünü aileden topluma uzanan güçlü bir kalkınma iradesiyle destekledik. Bizim için kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesi birbirinin teminatıdır.' (DHA)

Kaynak: DHA