Gizem CENGİL/ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma Anlaşması'nın Meclis'e gönderilmesi için gerekli çalışmaların tamamlandığını belirterek, 'Bu anlaşmaya taraf olan ülke, saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye başka bir ülkeye, toprağına askerini gönderip orada bir saldırı yapmayacak' dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ile Türkiye-Macaristan Ortak Planlama Grubu Birinci Toplantısı'nı gerçekleştirmek için bakanlıkta bir araya geldi. Fidan ve Orban görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, enerji, ulaştırma ve bağlantısallık konularına özel önem verdiklerini vurgulayarak, 'Türkiye, Macaristan'ı bu konuda önemli bir ortak olarak görmekte. Doğal gaz ve yenilenebilir enerji alanlarında yeni iş birliği projeleri üzerinde çalışmaktayız. Bu hususları Enerji Bakanlarımız çok detaylı biçimde kendi aralarında görüşüyorlar. Müteahhitlik firmalarımız Macaristan'daki büyük ölçekli yabancı yatırımlarda roller üstleniyor. Yeni hükümet döneminde de bu türden rollerin devam etmesi konusunda bir genel fikir birliği oluştu. Buna ilaveten Türk ürünlülerinin Avrupa'ya taşınması bağlamında da Macaristan kritik bir rota teşkil etmekte. Bilim, teknoloji, eğitim, kültür ve turizm alanlarındaki ortak faaliyetlerimizle ilişkilerimizin geleceğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Macaristan'ın Türk dünyasıyla sahip olduğu tarihi ve kültürel bağlar da bizim için son derece önemlidir. Bu çerçevede Macaristan'ın gözlemci üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki mevcudiyetini kıymetli buluyoruz ve bu iş birliğini daha da güçlendirmek istiyoruz' ifadelerini kullandı.
'İÇ SİYASİ TARTIŞMALARA KURBAN EDİLMEMELİDİR'
Fidan, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileriyle güncel bölgesel ve uluslararası meseleleri de el alma imkanı bulduklarını ifade ederek, 'Türkiye ve AB ilişkileri iki taraf için de biliyorsunuz kritik bir önem taşımakta. Biz Türkiye olarak genişleme sürecinin adil ve kapsayıcı olması gerektiğini her fırsatta gündeme getiriyoruz. Türkiye'nin üyelik süreci, AB üyesi ülkelerin iç siyasi tartışmalarına kurban edilmemelidir diye defaatle de vurguluyoruz. Bu bağlamda Macaristan'ın liyakat temelli yaklaşımını ve Türkiye'ye verdiği geleneksel desteği de açıkçası kıymetli buluyoruz. Diğer taraftan Avrupa'nın güvenliği Türkiye'nin güvenliğinden, ülkemizin imkan ve kabiliyetlerinden bağımsız düşünülemez fikrindeyiz. Bu gerçekliğin ortak güvenlik politikalarına daha güçlü şekilde yansıtılması gerektiğini bu vesileyle tekrar etmek istiyorum. Güvenlik politikalarında kalıcı yapılaşmalara gitmeden önce bu tartışmaların çok nitelikli yapılması gerekiyor. Aksi takdirde çok geç olabilir' dedi.
'SAVAŞ ETKİSİNİ KARADENİZ'DE GÖSTERİYOR'
Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaşı da ele aldıklarını söyleyen Fidan, 'Ukrayna'daki savaş bölgesel ve küresel istikrara yönelik maalesef başlıca tehditlerden biri olmaya devam etmekte. Aradan neredeyse beş yıl geçmiş olmasına rağmen savaşın başından bu yana çatışmaların Karadeniz'e sirayet etmemesini sağlamak için çok çalıştık. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni titizlikle uygulamamız ve Karadeniz Tahıl Girişimi bu yaklaşımımızın somut örneklerinden oldu. Bugün ise savaşın Karadeniz'e yayılmakta olduğunu görmekteyiz. Sivil gemilere yönelik artan saldırılar bölgemizdeki can, mal, seyir ve çevre güvenliğine ciddi tehdit oluşturmakta. Karadeniz'in yeni bir çatışma cephesine dönüşmesine, bölge ülkeleri olarak uluslararası toplum olarak asla izin vermememiz gerekiyor. Ama maalesef gördüğünüz gibi bütün cephelerde savaş yaygınlaştıkça etkisini Karadeniz'de de gösteriyor. Bu konudaki uyarlarımızı değerlendirmelerimizi her iki tarafa da yapmaktayız. Bu konuda birtakım çözüm önerilerimizi de her iki tarafa yapmaktayız. Ama şu anda kışa girmeden hemen önce her iki taraf da birbirlerine belli bir askeri üstünlük sağlamak için muazzam bir saldırı içerisinde. Bu Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle Türk bayraklı, Türk sahipli, Türk personelli gemilerin de bundan etkilendiğini görüyoruz; tabii diğer ülkelerin gemileriyle, vatandaşlarıyla beraber. Bunun durması için elimizden geleni yapıyoruz. Olan sadece gemilere personele olmuyor. Gemilerin taşıdığı özellikle tahılın uluslararası piyasalara ulaşamamasından dolayı başta Afrika olmak üzere birçok ülkede gıda güvenliğiyle ilgili sorunların oluştuğunu görüyoruz. Bunu da önlememiz gerekiyor' diye konuştu.
'KURUMSALLAŞMA ADIMLARI ATILIYOR'
Fidan, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 5 Ekim'de Riyad'da düzenlenen Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı'na ilişkin konuşan Fidan, 'Olağanüstü toplantıya katılmamızın ana nedenleri arasında özellikle Suudi Arabistan'ın maruz kaldığı saldırıların görüşülmesiydi. Diğer taraftan alınması gereken kurumsallaşmayla ilgili birtakım ciddi kararlar vardı. Alt heyetlerimizin devam ettirdiği çalışmalar vardı. Özellikle askeri karargahın yapısı, sekretaryanın durumu, yeni sekreterin atanması gibi başlıca konular, kurumsallaşmayla ilgili maddeler arasındaydı. Bunlara ilişkin oylamalarımızı yaptık, kararlarımızı aldık. Bunlar hızlıca hayata geçiyor. Yani memnuniyetle ifade etmek gerekiyor ki anlaşma imzalarına da çok az olmasına rağmen geçen süre kurumsallaşma ve pratik adımlar çok hızlı bir şekilde atılıyor. Taraflar bu konuda ciddi olduklarını, sonuçlar görmek istediklerini ortaya koydukları iradeyle de göstermiş oluyorlar. Diğer taraftan özellikle Yemen'den yapılan saldırılara yönelik yani Türkiye savunmaya ne türden katkıda bulunabilir? Pakistan'la beraber bunların da teknik değerlendirmeleri yapılıyor. Bu değerlendirmeler ifade ettiğim gibi askeri yetkililerimiz arasında devam etmekte. Savunmaya yönelik ne türden yardımlar yapılabilir, özellikle hava savunması elektronik harp başta olmak üzere diğer teknik konularda nasıl yardım yapılabilir; bunlarla ilgili çalışmalar devam ediyor' diye konuştu.
'BİR SALDIRI ANLAŞMASI DEĞİL'
Zaman zaman ortaya konan ucuz siyasal retoriklerin gerçeklikle örtüşmediğini belirten Bakan Fidan, 'Zaten arazide Yemen'de, Yemen meşru hükümet güçleri mevcut mücadeleyi devam ettirmekte. Suudi Arabistan onlara destek veriyor. Ama diğer taraftan da olayın barışla, diyalogla çözümlenmesi için biz elimizden geleni yapıyoruz. Bu konuda Suudi Arabistan'ın yapıcı desteği var. Ama bunun adı ifade ediyorum arkadaşlar; bir savunma anlaşması. Bu anlaşmaya taraf olan ülke, saldırıya uğradığı zaman siz savunması için yanında olursunuz. Bu bir saldırı anlaşması değil. Türkiye başka bir ülkeye, toprağına askerini gönderip orada bir saldırı yapmayacak. Suudi Arabistan'da şu anda yaptığımız yardımların neticesi olarak, iş birliğinin neticesi olarak bir savunma iş birliği oluşturuyoruz. Bu iş birliği, evrilen bir işbirliği. Askeri heyetlerimizin çalışarak alacakları kararlarla, operasyon alanında ne türden savunma tedbirlerine ihtiyaç var, Pakistan ne türden katkılar yapabilir, Türkiye'nin ne türden katkılar yapabilir? Suudi Arabistan'ın zaten büyük bir askeri teçhizat altyapısı var. Yıllar içerisinde temin ettiği, tedarik ettiği yüksek miktarda teçhizatı, silahı, savunma usulleri var. Ama tabii ki müşterek planlama, harekat, analiz önemli. Askeri iş birliklerinin çok fazla çeşitleri var. Diğer taraftan siyasi olarak uluslararası arenada taraflar arasında neler yapılabilir, bölgeye daha büyük barış nasıl getirilebilir? Çünkü bunun İran, ayağı var. İran'ın Amerika'yla yürüttüğü savaş var. Bir tarafında başka konular var. Bütün bunların hepsini daha büyük bir resim içerisinde ele alarak götürmeye çalışıyoruz. Mekke Savunma Anlaşması'nda ortaya konulduğu gibi bir müttefikiniz saldırıya uğrarsa onun yanında olmanız gerekiyor. Anlaşmanın Meclis'e gönderilmesi için gerekli çalışmalar nihayete ermiş durumda. Dün Cumhurbaşkanımıza da nihayet arzumuzu bu konuda yaptık. Bunu en kısa sürede Meclis'e sevk etme yönünde kararımız var. Biz kendi çalışmalarımızı hemen hemen bitirmiş durumdayız' ifadelerini kullandı.
'TÜRK YATIRIMCILARI MACAR EKONOMİSİNE GÜVEN DUYMAKTADIR'
Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban ise 'Türkiye dış ilişkilerimizde çok önemli bir yer kaplıyor. Enerjide, savunma sanayinde, yasa dış göçte birçok şeyi gözden geçirdik. İkili ilişkilerimizde yeni bir yön oluşturduk. Dış ilişkileri diyaloğunu yeniden oluşturduk. Teknik iş birliğini artırmaya karar verdi. Stratejik ortağımız Türkiye güçlendirilmiş ve yüksek düzey stratejik iş birliği toplantılarını dediğiniz gibi seneye Macaristan'da gerçekleştireceğiz. Bunun uyumlaştırılması için koordinasyonu için ilk olarak ilk defa çalışma grubumuz çalışmasını yapıyor. Büyükelçilerimiz en önemli konularda ve alanların belirlenmesi için koordinasyon sağlayacaklardır. Türkiye bütün Avrupa için seçkin öneme sahiptir. Ekonomisi iç içedir. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminin 5 milyar doları aşmasından memnuniyet duyuyorum. Türkiye AB ilişkilerine sadece ekonomik açıdan bakmıyoruz. Alanları tanımlamamız gerekiyor. AB-Türkiye arasındaki Gümrük Birliği'nin yenilenmesi gerekmekte. Macaristan bunu da tamamen desteklemektedir. Türk yatırımcıları Macar ekonomisine güven duymaktadır. Türkiye'den giderek daha fazla alanda yatırımcılar gelmektedir. İster gıda, ister üretim, ister savunma sanayinde olsun. Birçok aile iş imkanı bulunmaktadır. Bu da Türk girişimcilerin rekabet gücünü arttırmaktadır' diye konuştu. (DHA)





