Gülseren KARAPINAR-Emir BENLİOĞLU/İSTANBUL,(DHA)-Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu'nda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Geleceğe bakarken, iddialı bir hedef belirledik: 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş enerjisi kapasitemizi 120 GW'a çıkarmayı hedefliyoruz. Şebeke entegrasyonunu ve sistem esnekliğini güçlendirmek amacıyla yaklaşık 40 GW kapasiteli HVDC iletim hatlarının inşasını da planlıyoruz' diye konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamın düzenlenen 'Kritik Mineraller Forumu'na katıldı. Forum açık ve iyi işleyen piyasaların desteklenmesi, üretici ülkelerle ortaklıkların güçlendirilmesi, tedarik zinciri dayanıklılığının arttırılması ve mineral arzıyla, işleme seçeneklerini çeşitlendirmek için kamu ve özel sektör finansmanın harekete geçirilmesi konularını masaya yatırmak amacıyla düzenlendi. Foruma Bakan Bayraktar'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, OECD Türkiye Daimi Temsilcisi: Büyükelçi Kerem Alkin, Fas Krallığı Enerji Dönüşümü ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Leila Benali, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan katıldı.
'ARZ GÜVENLİĞİ VE FİYAT DALGALANMALARI EN ÖNEMLİLERİDİR'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Modern tarihin en büyük enerji krizlerinden birini, hatta belki de en büyüğünü yaşıyoruz. Bu günlerde enerjiyle ilgili her toplantının gündemindeki en önemli konu, elbette İran'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıdır. Bu gelişmeler petrol ve doğalgaz üzerinde çeşitli şekillerde büyük etkiler yaratmaktadır; ancak arz güvenliği ve fiyat dalgalanmaları en önemlileridir. Son gelişmeler, bölgesel çatışmaların etkilerinin sadece o bölgelerle sınırlı olmadığını bir kez daha bize göstermiştir. Bunlar tüm dünyayı etkilemektedir' dedi.
'KÜRESEL ENERJİ TALEBİ YÜZDE 1,3 ORANINDA ARTTI'
Küresel enerji talebinin arttığını ifade eden Bakan Bayraktar, 'Dünyanın enerji talebi artıyor ve resmen 'Elektrik Çağı'na giriyoruz. Geçen yıl, küresel enerji talebi yüzde 1,3 oranında arttı. Elektrik talebi ise bu oranın iki katından fazla bir hızla büyüdü. Bu artışın ardında elektrikli araçlar, yapay zeka destekli veri merkezleri, soğutma sistemleri ve ekonomilerimizin hızla elektrifikasyonu yatıyor. Bu talebi karşılamalıyız. Bu nedenle, kritik minerallerle ilgili bugünkü toplantı tam da zamanında gerçekleşiyor. Çünkü kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, temiz enerji teknolojilerinin yanı sıra dijital altyapı, ileri imalat ve savunma sistemleri için de vazgeçilmez hale gelmiştir' dedi.
'DOĞRU ZAMANDA, DOĞRU YERDEYİZ'
Bakan Bayraktar, 'Rüzgar türbinlerinden elektrikli araçlara, yarı iletkenlerden pil depolamaya kadar, bu mineraller modern ekonomilerin merkezinde yer almaktadır. Son dönemde yaşanan aksaklıklar ve jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinin artık sadece ekonomik bir mesele olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Bunlar, koordineli ve ileriye dönük politika adımları gerektiren stratejik bir konu haline gelmiştir. Daha güçlü ve daha çeşitlendirilmiş tedarik zincirleri oluşturmak için doğru zamanda, doğru yerdeyiz' dedi.
'ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ, DEĞER ZİNCİRİNDE ŞEFFAFLIK VE ORTAK SORUMLULUĞA İHTİYACIMIZ VAR'
Bakan Bayraktar, 'Ekonomilerimize güç veren hammaddeleri güvence altına almalıyız. Neden doğru yerdeyiz? Çünkü Türkiye olarak enerji ve madenciliği bir işbirliği aracı olarak görüyoruz. Doğru enerji ve madencilik projeleri 'kazan-kazan' niteliğinde olmalıdır. Amacımız, enerji diplomasisi yoluyla bölgesel istikrarı sağlamak, bölgedeki refahı artırmak ve çatışmaları önlemektir. Kritik mineraller söz konusu olduğunda, bu minerallerin üretiminin coğrafi olarak yoğunlaştığını biliyoruz, ancak daha da önemlisi, işleme ve arıtma kapasitelerinin sınırlı bölgelerde yoğunlaşmış olmasıdır. Bu dengesizlik, piyasa dinamiklerinin ötesine geçen ve ekonomik güvenliği ve endüstriyel dayanıklılığı doğrudan etkileyen yapısal kırılganlıklar yaratmaktadır. Bu nedenle, teknoloji odaklı ülkeler ve önde gelen şirketlerle aktif olarak işbirliği yapıyoruz. Temel finansmanın çok ötesine geçen ortaklıklar kurmak istiyoruz. Teknoloji transferi bunun önemli bir parçasıdır. Adil ve şeffaf piyasalar yaratmak önemli bir zorluktur. Hiçbir ülkenin, parçalanmış bir alıcı tabanına karşı hacimsel üstünlüğünü kullanmasına izin verilmemelidir. Günümüzün zorluklarıyla tek başımıza mücadele edemeyiz. Uluslararası işbirliği, değer zincirinde şeffaflık ve ortak sorumluluğa ihtiyacımız var' dedi.
'2035 YILINA KADAR RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİ KAPASİTEMİZİ 120 GW'A ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ'
Bakan Bayraktar, 'OECD gibi kuruluşlar, küresel pazarlarda güven oluşturarak bu konuda hayati bir rol oynamaktadır. Günümüzde maden güvenliği, ulusal güvenliğin bir parçasıdır. Ve ulusal güvenlik, ekonomik refahın temelidir. Türkiye'ye gelince, bugün kurulu güç kapasitemizin yüzden 62'sinden fazlası yenilenebilir kaynaklardan gelmektedir. Geleceğe bakarken, iddialı bir hedef belirledik: 2035 yılına kadar rüzgar ve güneş enerjisi kapasitemizi 120 GW'a çıkarmayı hedefliyoruz. Şebeke entegrasyonunu ve sistem esnekliğini güçlendirmek amacıyla yaklaşık 40 GW kapasiteli HVDC iletim hatlarının inşasını da planlıyoruz. Bunlar geniş kapsamlı bir yapısal dönüşümü temsil ediyor ve bu dönüşümün merkezinde kritik mineraller yer alıyor' dedi.
'TÜRKİYE'NİN KAPSAMLI KRİTİK HAMMADDE STRATEJİSİNİ RESMİ OLARAK AÇIKLAYACAĞIZ'
Bakan Bayraktar, 'Bu yeniçağda, sadece kaynaklara sahip olmak yeterli değil. Bu kaynakları işleyebilmelisiniz. Bu malzemeleri rafine etmek ve gelişmiş endüstriyel süreçlere entegre etmek için orta ve alt sektörlere ihtiyacınız var. Türkiye tam da bunu inşa ediyor: Kaynak çıkarımını derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer yaratımıyla birleştiriyoruz. Bu vizyon, 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporumuzda özetlenmiştir. Bu raporun bulgularına dayanarak, ayrıntılı bir yol haritasını son haline getiriyoruz. Yakında, Türkiye'nin kapsamlı Kritik Hammadde stratejisini resmi olarak açıklayacağız. Beylikova nadir toprak elementleri projesi, bu stratejinin temel taşıdır. Çünkü Beylikova'nın dünyadaki en büyük nadir toprak element yataklarından biri olduğuna inanıyoruz. En başından beri hedefimiz, eksiksiz bir değer zinciri oluşturmaktı' diye konuştu.
'NADİR TOPRAK OKSİTLERİNİ ÜRETECEĞİZ'
Bakan Bayraktar, 'Madencilik şirketimiz ETI Maden, ortaklarıyla birlikte bu konuda yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Beylikova'daki pilot tesis halihazırda faaliyete geçmiş olup, şimdi de ayırma ve işleme kapasitelerini de içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgar türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz' dedi. (DHA)




