Azerbaycan halkı Aliyev'le devam dedi

Kardeş ülke Azerbaycan’da yapılan seçimlerde İlham Aliyev’in yeniden Cumhurbaşkanlığına seçilmesi bu dost ülkede yeni bir dönemin de başlangıcı olarak değerlendirilmelidir. Çünkü daha önce Aliyev ile ilgili medyada yer alan bazı olumsuz haberler ve yıpratma çabalarının Azerbaycan halkı tarafından ciddiye alınmadığını da gösteriyor. Yüzde 84’ün üzerinde oy alarak güven tazeleyen “Aliyev ile yola devem” diyen Azerbaycan halkının bu tercihinde önemli konuların rol oynadığını da görmekteyiz.

Öncelikle şu gerçeğin altını çizelim:

Azerbaycan’da Aliyev’lerle başlayan bağımsızlık dönemi hiç kuşkusuz çeşitli engellere rağmen bugünkü konuma gelmiştir. Bunda, baba Haydar Aliyev ile bugün kardeş ülke halkının refah seviyesini yükselten İlham Aliyev’in rolü büyüktür. Zaten Azerbaycan kamuoyu da bunun farkında olduğu için tercihini Alyev’den yana kullanmıştır. 

MODERN AZERBAYCAN’IN MİMARI

Bunu biraz daha açalım:

Dünya Ekonomik Formu ( WEF) Küresel Rekabet Gücü Raporu yayınladı. Bu rapora göre Azerbaycan’ın büyüme hızı dikkat çekiyor. Kardeş ülke 145 ülke içinde 39.sırada bulunuyor. 2001 yılında Azerbaycan’da yoksulluk oranı % 50 düzeyinde bulunurken, bu oran 2013 yılında % 6’ya düşmüş bulunuyor. İki yıl içinde bu oranı yakalayabilmek kolay değildir. İşte İlham Aliyev, ülkesinin kaynaklarını çok iyi kullanarak bu oranın yakalanmasında önderlik etmiştir. Bugün, Azerbaycan halkı “Aliyev ile devam” derken hiç kuşkusuz bunları da göz önüne alarak bu kararı vermiştir.

Bugün Azerbaycan, Bakü başta olmak üzere modern bir kentin, alışveriş merkezlerinin, ticaret ve turizmin giderek geliştiği bir ülke konumuna gelmiştir. Bütün bunların çok kısa zamanda gerçekleşmesi ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başka konudur. 

SOVYET KALINTILARI TEMİZLENDİ

 Bir başka önemli konu da şudur:

Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan ettiğinde ülkede 70 yıllık Sovyetler Birliği’nin kalıntılarını temizlemek öyle göründüğü gibi kolay olmamıştır. Ancak, bu kalıntıları ortadan kaldırmanın da bir strateji ve uzmanlık işi olduğunu Haydar Aliyev de, İlham Aliyev de göstermiştir. 70 yıllık Sovyet kalıntılarını ortadan kaldıran, modern, gelişmiş, öz kaynaklarını iyi kullanan ve demokratik bir yönetim kuran İlham Aliyev, bu alanda da halkının güvenini kazanmayı başarmıştır.

Biz, Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazandığı dönemde Türk-Amerikan İş Adamları Derneği ile bir grup gazeteci Bakü’ye özel uçakla üç günlük bir ziyarette bulunmuştuk. O dönemde havaalanı, kaldığımız oteller dahil, birçok kilit noktada Rusya’nın izi ve kontrollerinin olduğunu gördük. Bir bağımsız devlette bu izlerden şimdi hiçbir eser kalmadı diyebiliriz. Bu görüntüler hiç kuşkusuz Haydar ve İlham Aliyev’in bir başarısıdır. Bu, aynı zamanda dış dünyada da böyle görünüyor ve algılanıyor.

Konu buradan açılmışken, İlham Aliyev’in dış politikadaki başarılarından da söz etmek gerekiyor. Azerbaycan Lideri, Rusya ile olan ilişkilerini sıcak tutarken, Amerika ve Batı ile olan ilişkilerini de geliştirmeyi başarmıştır. Bugün, hiçbir ülkeye göbekten bağlı kalmamaya özen göstererek, Türkiye ile olan ilişkilerini de tavan yapabilecek konuma getirmiştir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri ayrı bir yazıda değerlendirmek gerekiyor, çünkü bu konu hem önemli, hem de bu satırlara sığmayacak kadar büyüktür. 

EN BÜYÜK SORUN: DAĞLIK KARABAĞ

Azerbaycan’da eleştirilecek konular yok mu, kuşkusuz vardır. Bunların da zaman içinde eritileceği, bugüne kadar yapılanlardan görülüyor. Azerbaycan ekonomisi ile, turizmi, zengin doğal kaynaklarının iyi kullanılması ve kalkınması ile güç kazandıkça, önündeki diğer engelleri de kaldırabilecek yönetim ve kapasiteye sahip bir ülkedir. Geçmişteki deneyimlerini de geleceğe katacak olursak, İlham Aliyev ve kadrosunun daha çok iş yapabileceğini söyleyebiliriz. 

 Bugün, İlham Aliyev’in önündeki en büyük sorun, Dağlık Karabağ’ın Ermeni işgali altındaki durumudur. Aliyev, bu sorunun eninde sonunda mutlaka çözüleceğini söylüyor. Azerbaycan halkının buna iancının var olduğunu da söyleyebiliriz. Ekonomik ve askeri alanda güç kazandıkça bunu uluslar arası alanda da taşımaya başladı. Elindeki kaynakları ve diplomasiyi iyi kullanabilirse, Rusya’nın da katkısı ile bu sorunu da çözebilecek düzeye gelecektir. Bir başka yazımızda bu konuya detayları ile ayrıca değinmeye çalışacağız.

  

YORUM EKLE