Analar Ağlamasın

Analar askere gönderirken yavrularına nasihat verir. Vatanını savun, komutanlarının, arkadaşlarının sözlerini dinle, askerlik görevi kutsaldır, dinimiz böyle söylüyor, sakın ha görevini ihmal etme kuzum diyerek askere gönderirler yavrularını. O  gelinceye kadar kirli giyslerini koklar. Gönderdiği mektuplarını okutarak, kendisi okuyamadığı için onun mektuplarını öpüp okşar. Askerlik görevi her eve nasip olmaz. Her insanın çocuğu asker olmaz yavrum. Allaha şükürki bizlere ve sana nasip etti mevlam. Vatanını, milletini, sınırlarımızı can pahasına koru. Şehitlik mertebesine yükselirsende seninle gurur duyarız. Allah şükür ederiz. Bizim evlerimiz apartman katı değildir. İçinde teneke sobalar vardır. Onlarla ısınırız. Bizim evlerimizde kalorifer yoktur. Doğalgaz nedir bilinmez. Ama al bayrağımız dalgalanır kırık kiremitlerin üstünde. Ama sıra vatan toprağını varlığımızı, birliğimizi korumaya gelince aslan kesilir canımızı vermekten sakınmayız. Varsın birileri askerler ölmek için görev yapıyor desin. Bizler bunu söyleyenlerin parasını, namusunu, toprağını ve rahat yaşamasını korumak için canımızı veriyoruz. Varsın birileri şehit kardeşlerimiz kelle desin. Bu kelleler vatanımıza helal olsun. Varsın birileri üç beş asker şehit olmuş şehitlik bunun fıtratında vardır desin. Bunlara aldırmadan vatanımızı, milletimizi korumaya ve bu uğurda canımızı vermeye hazırız.

Ayrıca görev sırasında kaybettiklerimizide görev zafiyeti diyerek geçiştirmek yerine onların şehit olmamaları için gerekli hassasiyetin gösterilmesini istiyoruz. Çünkü son zamanlarda bu kayıplarımızdada fazlalıklar var. Bu ülkede bir yabancı gazeteci ülkemizdeki yabancı bir konsoloslukta öldürülüp yok ediliyor. Bizim ülkemizi yönettiklerini sananlarda olayı geçiştirmeye çalışarak ele aleme rezil oluyorlar. Türküm doğruyum, çalışkanım demenin yasak olduğu bir türkiyede yaşamaya çalışıyoruz. Varlığım Türk varlığına armağan olsunda diyemeyecekmişiz. Hergün birileri geçmişimizi geleceğimizi karıştırarak hakaretler ediyor. İnsanlarımız korku içinde. İnsanlarımız borç içinde. Hastahanelerde sağlık görevlilerinin ve hastaların çektiği sıkıntılarda çare bulmamız gerekiyor. Doktorlarımız derdimize derman olurken darp ediliyor, hakeret ediliyor. Zaten işleri başlarından aşkın. Hastalarımız hiç sormayın hem kendi ağrısını ve sancılarıyla uğraşıyorlar. Hemde sağlık görevlilerinin hakaretleri dışlanmalarına katlanıyorlar. Yani hepimiz bu ülkede yaşayan ve bu ülkenin insanlarıyız. Ülkemizi, sorunlarımızı gidermek için elimizden geleni yapmalıyız. Artık ayrışmalara son. Hepinize kardeşce sağlık ve selamlar dilerim.

YORUM EKLE

banner13