Alman basını özetleri 24 Ocak 2018

Alman basını özetleri 24 Ocak 2018

Halle'de yayınlanan Mitteldeutsche Zeitung'da Almanya'nın Erdoğan hakkında birkaç yıl önce sahip olduğu görüşler hatırlatılarak devletin mevcut silah ticareti politikası eleştiriliyor:

"Bir NATO ortağına silah vermekten kaçınmanın yolu var mıdır? Bürokratlar gayet yaratıcı ve alıcı devletin Alman üretimi olan silahları yalnızca dışarıdan gelen bir saldırı karşısında savunma amaçlı kullanacağına dair bir belge imzalayacağı bir düzenleme getirmeyi düşündüler. Kulağa güzel geliyor ancak bu hakikatte yalnızca bir ‘sakinleştirici hap' aslında. Öte yandan, halihazırda Alman üretimi Leopard 2 tanklarının satımında imzalanan sözleşmede böyle bir ifade mevcut değil. Çünkü birkaç yıl önce Federal Hükümet hala Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkesini modernleştiren biri olduğu ve saldırgan askeri etkinliğin kendisine yabancı olduğu görüşündeydi. İşte insan bu şekilde yanılır, işte bu şekilde göz yumar. Almanya'nın silah ihracatı siyaseti böyle işte, pek ileri görüşlü değil.”

Kölner Stadt-Anzeiger'de Alman siyaset camiasının Türkiye'nin Afrin'e düzenlediği harekat karşısındaki tepkisizliğine vurgu yapılıyor:

"Alman siyaseti, beklentileri yalancı çıkararak ağzını hemen şimdi açsa bile, Türk ordusunun coşkulu bir biçimde ‘zeytin dalı' adını verdiği askeri harekatla ilgili olarak hiçbir şey değişmeyecek. Mesele, tekrarlardan kaçınmak. Yakında koalisyon görüşmeleri başlıyor. Hristiyan Birlik partileri ve Sosyal Demokrat Parti, halen gevşek olan ihracat politikasını sıkılaştırma şansına sahipler.”

Landeszeitung Lüneburg'da da Almanya'nın silah ticareti konusundaki "büyük yanılsamasına” dikkat çekiliyor:

"Almanya, kendi savaş geçmişiyle yüzleştiği ve silah ihracatında daha dikkatli davrandığı için onlarca yıldır kendine bir çeşit yüksek ahlak atfediyor. Türkiye'nin, ölümü Alman tanklarıyla Suriye'nin şu ana kadar savaştan mümkün olabildiğince sakınabilen bölgesine taşımaya başlamasıyla birlikte, Almanya'nın büyük yanılsaması ortaya çıktı. Suriye'nin kuzeyindeki korku senaryosu, silah ihracatının iki farklı açıdan da zarar getirebileceğini gözler önüne seriyor. Bir zamanlar NATO'nun güneydoğu bloğunun ve yaptığı reformlarla Avrupa yönünde yol alan bir müttefikin güçlendirilmesi için yapılan doğru şey artık yanlış, çünkü bu artık bir otokratın desteklenmesinden başka bir şey değil. Ancak ‘Zeytin Dalı Harekatı'ndan, Almanya'nın pasifist konfor bölgesine çekilmesi ve hiç silah ihraç etmemesi gerektiği dersini çıkarmak yanlış bir yaklaşım olur. Doğru yaklaşım, silah ihracatının daha iyi kontrol edilmesi gerektiğidir.”

Hof'da yayınlanan Frankenpost'ta ise Afrin harekatının ardında Erdoğan'ın "büyük adam olma arzusunun” yattığı savunuluyor:

"Türk askerleri Suriye'de Alman tanklarıyla Kürtleri vuruyor. Terörle mücadele kisvesi altında etnik temizlik. Bu terörle mücadele gerekçesi tabii ki saçmalık, olay yalnızca Erdoğan'ın çılgınca büyük adam olma arzusu. Gabriel, NATO ortağı (?) Türkiye'ye net bir biçimde müdahale edeceğine, tankları modernleştirmeye devam etmemek için bir neden olmadığı görüşünü savunuyor. Kesin ve güvenilir bir biçimde öldürebilmeleri için. Ölüm Almanya'nın her daim bir uzmanlık alanıydı. Gabriel ve Berlin bundan utanç duymalılar.”

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2018, 10:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER