Melike USLU- Uğurcan TANMAN/İSTANBUL, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Biz ne siyasi linç kampanyasına müsaade ederiz, insanların siyasi linç kampanyasıyla hedef gösterilmesine müsaade ederiz; ne de biriyle ilgili bir iddia varsa bunun siyasi himaye ile örtbas edilmesine müsaade ederiz. Biz siyasi linç kampanyalarıyla, yalanlar üreterek bakanlarımıza, genel başkan yardımcılarımıza, AK Parti'mizin kurumsal kimliğine. Ama en önemlisi, bakın açık söylüyorum; Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızın ailesine saldıran olursa buna en net cevabı veririz. Bakın, bu iş artık haddini aşmıştır. Burada herhangi bir şekilde bizim bu fon meselesindeki sıkıntıları gidermek için yaptığımız çalışmaları istismar ederek bir siyasi linç kampanyası yürütülmeye çalışılıyor. Biz buna müsaade etmeyiz. Biz siyasi lince de karşıyız, siyasi örtbas etmeye de karşıyız. Kim olursa olsun. Elinde belge, bilgi olan adliyeye götürsün, bilgiyi versin. Siyasi linç yoluyla insanlar hakkında önce 'iddia' diyerek, 'duyum' diyerek, 'şöyleymiş, böyleymiş' diyerek insanları linç ediyorlar; ondan sonra yalan çıktığı zaman özür dilemiyorlar' dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Esenler'de katıldığı bir programın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

'TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ BU DERECE YÜKSEK KAPASİTEYLE YÖNETEN BİR LİDER GÖRÜLMEMİŞTİR'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Kültür sanat sezonunun açılışına geldik. Her sene bir düşünür esas alınarak kültür sanat sezonu açılıyor. Bu sene, çağın ruhuna da çok uygun bir şekilde Sezai Karakoç, 'Diriliş Şairi' üzerinden bu sene anlamlandırılacak. Gerçekten burada bulunduğumuz ortam, burada genç arkadaşlarımızla yaptığımız sohbet, buradaki hocalarımızın, sanatçılarımızın, üstatların, gençlerin bu kültür sanat etrafında birleşiyor olması çok önemli. İçeride çok hoş bir ortam vardı. Ayrıca da burada onlarca salonun olmasından, onlarca kültür merkezinin olmasından da büyük bir memnuniyet duyuyoruz. O sebeple böylesine kültür sanat dolu güzel bir akşamdan sonra Özgür Özel gibi tatsız bir konuda konuşmak istemezdim. Ama Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı bazı ifadeler kullanmış Özgür Özel. Bu ifadelerin de cevabını alması gerekir. Demiş ki; sizlerin bahsettiği şekilde; Erdoğan ya istifa etmeli ya da Türkiye'yi yönetme kabiliyetini kaybettiğini ortaya koymalı, üçüncü bir şık yok demiş. Birincisi olarak şunu söylemek isterim: Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye Cumhuriyeti'ni Cumhuriyet tarihimizde en yüksek düzeyde siyasi kapasiteyle yöneten liderdir. Atatürk döneminden sonra çok partili hayata geçtikten sonra, çok partili hayat döneminde Türkiye Cumhuriyeti'ni bu derece yüksek kapasiteyle, bilgelikle, dirayetle, siyasi performansla yöneten bir lider görülmemiştir' dedi.

'DÜNYA SİYASETİNE YÖN VEREN BİR LİDERDİR'

Çelik, 'İkincisi, bırakın Türkiye'yi yönetmeyi, Sayın Cumhurbaşkanımız dünya siyasetine yön veren birkaç liderden bir tanesidir. Dolayısıyla bırakın Özgür Özel'in böyle bir konuda değerlendirme yapmasını; Türkiye'yi yönetme konusunda ilkokul düzeyinde bilgisi olmayan birisi olarak, dünya siyaseti konusunda ise anaokulu düzeyinde bile bilgisi olmayan birisi olarak bu cümleleri kurması haddine düşmez. Bir yandan kendi partisini yönetemeyen, Cumhuriyet tarihimizin, vatandaşlarımızın gönül verdiği önemli partilerinden olan Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir hırsızlık şebekesine elleriyle teslim etmiş olan birinin, kendi partisini yönetememiş olan birisinin Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanının, Sayın Cumhurbaşkanımızın yönetim kapasitesini, yönetim performansını değerlendirme konusunda herhangi bir yeteneği söz konusu değildir. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanımız Türkiye'yi şanla, şerefle yönetiyor. Devletin ve milletin birliğini temsil ediyor. Ordularımızın başkomutanıdır. Ve dünya siyasetinde hangi zirveye bakarsanız bakın, en son Birleşmiş Milletler Zirvesi'ne bakın, herkes ne diyordu: 'Erdoğan'la görüşmem lazım, Erdoğan'la istişare etmem lazım' diyordu, değil mi? Bu derece merkezi bir rol oynayan, hatta biz bunu sadece yerli, buradaki sevgili basın mensubu arkadaşlarımızdan değil, yabancı basın mensuplarından da duyduk; Birleşmiş Milletler'de Türkiye rüzgarı esiyordu. En çok görüşme talebinde bulunulan lider Cumhurbaşkanımız. Türkiye Cumhuriyeti açısından bakıldığında ise 25 yıldır her türlü belaya, her türlü provokasyona, her türlü suikast girişimine karşı dimdik ayakta durmuş; milletin iradesiyle, milletin adamı olarak, milletin sevgilisi olarak bu liderliği yapmıştır' diye konuştu.

'TÜRKİYE'Yİ BİR İSTİKRAR ADASI HALİNE GETİREN LİDERLİK RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN LİDERLİĞİDİR'

Çelik, 'O sebeple diyoruz ki sağımıza bakıyoruz, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a saldırısı; solumuza bakıyoruz, Balkanlar kaynıyor; yukarıya bakıyoruz, Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor, Karadeniz'de kriz devam ediyor; güneyimize bakıyoruz, Suriye'den başlayıp Gazze'deki soykırıma kadar istikrarsızlık alanları var; Akdeniz'de savaş gemilerinin çokluğundan balıkçı gemisi koyulacak yer kalmadı. Bütün bunun içerisinde Türkiye'yi bir istikrar adası, Türkiye'yi bütün dünyanın gözü önünde bir cazibe merkezi, Türkiye'yi bütün dünyadaki sorunların çözüleceği diplomasi masalarının adresi haline getiren liderliktir Recep Tayyip Erdoğan. Özgür Özel'in 'İstifa etsin' demesinin kendisinin aynaya bakıp da söylemesinden başka bir değeri yoktur, bu net. İkincisi, bu fon merkezli tartışmalarla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımızı suçlayarak konuşuyor. Bakın dünyadaki örneklere bakın arkadaşlar; işte Madoff olayı deniyor, Ponzi olayı deniyor, bir sürü olaydan bahsediliyor. Dünyanın her devletinde bu tip olaylar oluyor; kanuni boşluklardan oluyor, maalesef sahtekarlık sınır tanımıyor, dolandırıcılık sınır tanımıyor. Bütün bunun içerisine baktığımızda onların 4-5 yılda, bazen 9 yılda başladığı ödemelere bakın Türkiye Cumhuriyeti bugün başlamıştır. Cumhurbaşkanımız bir irade koydu devlet başkanı olarak. Dedi ki: 'Hiçbir şey karanlıkta kalmayacak, her şey açığa çıkacak; dolandırıcılık yapanlar, fon şeytanlığı yapanlar, vatandaşımızın hakkını gasp edenler mutlaka bedelini ödeyecek. Bu kim olursa olsun. Hakkı gasp edilmiş vatandaşlarımızın da hakları kendilerine iade edilecek.' Bu yapılırken de bunun parası bu fon dolandırıcılarından alınacak; devletin cebinden, milletin cebinden bir kuruş çıkmayacak. Çünkü bütün bu sistemler milletin emanetidir. Şimdi Grup Başkanımız da açıkladı. Hem bu işleri düzenlemek için h em de bir daha bunların tekrar etmemesi için bir yasa çıkarıyoruz' ifadelerini kullandı.

'FON KURULU 4. TOPLANTISINI YAPTI'

Çelik, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan Fon Kurulu 4. toplantısını yaptı. Süratli bir şekilde kararlar alınıyor. Peki bütün bu çerçeveler meydana getirilirken muhalefet ne yapıyor, Özgür Özel başta olmak üzere? Yalan siyaseti yapıyor, iftira siyaseti yapıyor ve her gün ellerinde patlayan bir gayriahlaki yaklaşıma imza atmış oluyorlar. Bakın arkadaşlar, biz çok temel bir prensip koyuyoruz ortaya. Hangimizin arkadaşı olsun olmasın, hangimizin akrabası olsun olmasın, hangimizin çalışanı olsun olmasın, hangimizin sevdiği olsun olmasın, hangimizin tanıdığı olsun olmasın; bu işle ilgili bir iddia varsa sonuna kadar üstüne gideriz. Masum olanlar masumiyet karinesinden zaten yararlanır; suçlu olanlar da maliyenin ve adliyenin ortak çalışması neticesinde tespit edildiği zaman onlardan gereken bedel ödenir, gereken cezalandırma süreçleri başlar. İlk andan itibaren Adalet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı koordinasyon içerisinde Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bu işi çözmeye, çalışmaları yapmaya başladılar. Biz burada. Bütün bu iradenin başı kimdir? Bu dolandırıcılığın temizlenmesinin iradesinin başı kimdir? Yani bu dolandırıcılığın üzerine giden, bu dolandırıcılığı Türkiye Cumhuriyeti'nden silmek için, bu bir daha tekerrür etmesin diye, bunu yapanlar bedel ödesin diye en net iradeyi koyan kişi Cumhurbaşkanımızdır. Özgür Özel çıkıyor ve diyor ki: 'Bu işin başında siz varsınız.' Burada mevzu şuna dönmüştür: Yeni Parti başta olmak üzere muhalefetteki bazılarının bu meselelerin açığa çıkması diye bir derdi yok. Onlar bu meseleyi vesile edip bir siyasi linç kampanyası yapmaya çalışıyorlar. Bakın, biz siyasi linçle mücadele etmek konusunda acayip deneyimli bir partiyiz' dedi.

'SİYASİ LİNCE DE KARŞIYIZ, SİYASİ ÖRTBAS ETMEYE DE KARŞIYIZ'

Çelik, 'Kurulduğumuz günden itibaren siyasi lince maruz kaldık. Biz bunun her türlüsüyle; kapatma davasından darbe girişimine kadar her türlüsüyle mücadele etmiş bir partiyiz ve biz bütün bunlar karşısında bir adım bile geri adım atmamış, 'Yürüyelim arkadaşlar' demiş bir lidere sahibiz. Onun için net bir şekilde ilan ediyorum, bakın: Biz ne siyasi linç kampanyasına müsaade ederiz, insanların siyasi linç kampanyasıyla hedef gösterilmesine müsaade ederiz; ne de biriyle ilgili bir iddia varsa bunun siyasi himaye ile örtbas edilmesine müsaade ederiz. Biz siyasi linç kampanyalarıyla, yalanlar üreterek bakanlarımıza, genel başkan yardımcılarımıza, AK Parti'mizin kurumsal kimliğine. Ama en önemlisi, bakın açık söylüyorum; Cumhurbaşkanımıza ve Cumhurbaşkanımızın ailesine saldıran olursa buna en net cevabı veririz. Bakın, bu iş artık haddini aşmıştır. Burada herhangi bir şekilde bizim bu fon meselesindeki sıkıntıları gidermek için yaptığımız çalışmaları istismar ederek bir siyasi linç kampanyası yürütülmeye çalışılıyor. Biz buna müsaade etmeyiz. Biz siyasi lince de karşıyız, siyasi örtbas etmeye de karşıyız. Kim olursa olsun. Elinde belge, bilgi olan adliyeye götürsün, bilgiyi versin. Siyasi linç yoluyla insanlar hakkında önce 'iddia' diyerek, 'duyum' diyerek, 'şöyleymiş, böyleymiş' diyerek insanları linç ediyorlar; ondan sonra yalan çıktığı zaman özür dilemiyorlar' dedi.

'MÜCADELE DOZUNU EN YÜKSEK SEVİYEYE ÇIKARIYORUZ'

Çelik, 'Öbür taraftan, birileri çıkıp da birileri hakkında iddia varsa bunu siyasi olarak himaye etmeye çalışıyorsa bu da karşısında bizi bulur, siyasi linci bulduğu gibi. Bakın, Cumhurbaşkanımıza ve ailesine karşı bu siyasi linç kampanyası yürütmeye çalışanlara açıkça söylüyorum: Dün açıklamalarımızı yaptık. Kurumsal kimliğimizle hukuki ve siyasi açıdan bunlara karşı en yüksek mücadele seviyesine geçiyoruz. Cumhurbaşkanımıza ve ailesine karşı söylenen sözler karşısında bütün AK Parti'miz, bütün teşkilatlarımız, bütün arkadaşlarımız mücadele dozunu en yüksek seviyeye çıkarıyor. Herkes haddini bilsin! Söyleyeceği bir söz varsa, memleketin iyiliği için söyleyeceği bir şey varsa, bildiği bir yolsuzluk, dolandırıcılık varsa yargıya intikal ettirmek istediği, onun takip edilmesi için biz de onlara yardımcı olalım. Ama bunlar olmadan Türkiye Cumhuriyeti'nin Devlet Başkanı'na iftira atacaksın, ailesine iftira atacaksın, bakanlarımıza iftira atacaksın, AK Parti'mizin kurumsal kimliğini hedef alacaksın... Bak biz buna müsaade etmeyiz. Biz, normal bir yere gidip de bir kahvehaneye çay istersin ve çay içersin ya; bu ne kadar kolay bir şeyse bu siyasi linçle mücadele etmek de bizim için o kadar kolay bir şeydir. Asla ve kataya müsaade etmeyiz. Bütün teşkilatlarımız kurumsal kimliğimizin de ilan ettiği gibi bu şebekelerle, bu organizasyonlarla en yüksek mücadele seviyesine geçmiştir' diye konuştu.

'SİYASETÇİ KILIĞINDAKİ SİYASİ YANKESİCİLER HER TÜRLÜ İFTİRAYI ATABİLECEKLERİNİ SANIYOR'

Maltepe'de enkaz altında kalan kedi saatler sonra canlı çıkarıldı
Maltepe'de enkaz altında kalan kedi saatler sonra canlı çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Çelik, 'İkincisi, bugün Sayın Cumhurbaşkanımız da söyledi: Siyasetçi kılığındaki siyasi yankesiciler, maaşlı haber aparatları, operasyon elemanları, yalan haber üretim merkezleri önümüze çıkmışlar, her türlü iftirayı atabileceklerini sanıyorlar. Bütün o siyasi iftiraları, hepsini, biz o iftira sahiplerinin alnına tabela olarak yapıştırmaya muktediriz. Biz bunun mücadelesini veririz. Hukuki açıdan ve siyasi açıdan bütün kapasitemizi ortaya koyarız. Biz Cumhurbaşkanımıza ve ailesine karşı yürütülmeye çalışan iftira kampanyasıyla mücadele edeceğiz. AK Parti'mizi ve arkadaşlarımızı, Bakanlar Kurulu'muzu hedef alan bu siyasi iftira şebekesiyle mücadele edeceğiz. Biz bu fon dolandırıcılarıyla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Biz özellikle Yeni Parti'de örgütlenmiş, yuvalanmış, belediyeler üzerinden kurulmuş hırsızlık şebekesiyle de sonuna kadar mücadele edeceğiz. Yani öyle iki tane cümleyle AK Parti teşkilatlarını sindireceğini, AK Parti Genel Merkezi'ne iftira atacağını, bakanlarımıza iftira atacağını söylüyorsun... Hele de en önemlisi, Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bütün teşkilatlarımızla birlikte Cumhurbaşkanımıza, partimize, Bakanlar Kurulu'muza yapılan bu saldırıya karşı en yüksek mücadele seviyesine geçiyoruz, hukuki olarak ve siyasi olarak. Sahadayız. Sokağa çıkmaması gereken adamlar, kendi yol arkadaşları tarafından rüşvetle suçlananlar, şantajla suçlananlar, her şeyleri ortalığa dökülmüş, her türlü pis işin içinde yer almış kişiler tutmuşlar bize bugün ahlak dersi vermeye çalışıyorlar. Siyasi yankesicilikten siyaset hırsızlığına kadar halen her türlü organizasyonun içindeler' diye konuştu.

'SİYASET ÜZERİNDE VESAYET KURMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Çelik, 'Bir diğer konu şu: Siyaset üzerinde vesayet kurmaya çalışıyorlar. Bak, biz bu vesayetle mücadele konusunda çok deneyimliyiz. Biz Türkiye'nin en karanlık dönemlerinde, siyasi iktidarımız bu kadar güçlü değilken, siyasi iktidarımız bu kadar konsolide değilken bile biz bu şebekelerin hakkından gelmişiz. Şimdi görmüyor muyuz biz yani? Ortaya bir iddia atılıyor yalan, hadi ispat et! 'Şu kadar para varmış, bu kadar bilmem ne varmış, şu şuna şunu söylemiş, bu buna şunu söylemiş.' Biz bu haberleri yapanların maaşlı, sahte haber üretme merkezi olduğunu bilmiyor muyuz? Bu siyasetçilerde utanma olsa dünkü yalanlarından sonra birazcık özür dilerler. Onu bile dileyemiyorlar; çok büyük bir lütufmuş gibi konuşuyorlar. Ne demek yani? Bir de çıkmış, dünya siyasetine yön veren Cumhurbaşkanımızın Türkiye'yi yönetip yönetmeme kapasitesini tartışıyor, 'Erdoğan istifa etmeli' diyor. Onu kendisi aynaya bakarak söylesin! Bırakın aynaya bakarak istifa etme meselesini, her gün kendisine aynaya bakıp 'Benim bir daha sokağa çıkmamam lazım' desin Özgür Özel. Öyle bir şey olabilir mi? Biz kim olursa olsun; arkadaşımız olsun olmasın, tanıdığımız olsun olmasın, mesai arkadaşımız olsun olmasın, yanımızda çalışan biri olsun olmasın kimsenin manevi GBT'sine bakmıyoruz akrabamız olsun olmasın, tanıdığımız olsun olmasın, sevdiğimiz biri olsun olmasın ne siyasi lince maruz kalmasına müsaade ederiz, ne de siyasi himaye ile hakkındaki iddiaların örtbas edilmesine müsaade ederiz. Bütün bunlar adliyenin, maliyenin çalışmalarıyla ortaya çıkacak, her şey netleşecek' ifadelerini kullandı.

'CUMHURBAŞKANIMIZ, CUMHUR İTTİFAKI'NIN CUMHURBAŞKANI ADAYIDIR'

Çelik, 'Orası artık parti olmaktan çıkmış, bir operasyon üssü haline gelmiş. Cumhurbaşkanımız hakkında söylediklerine vereceğim cevap şudur: Bundan sonrasını onlar düşünsünler. Türkiye'yi şanla, şerefle yöneten Cumhurbaşkanımız, dünya siyasetine yön veren liderlerden biri olan Cumhurbaşkanımız önümüzdeki dönemde de Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayıdır. Bizim vereceğimiz cevap budur. Allah'ın izniyle, milletin teveccühüyle bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. İşimize bakıyoruz. Diğerlerini; kendi kirli gündemleriyle, Cumhuriyet tarihinin köklü bir partisini hırsızlara teslim etmeleriyle ve kendilerine kendi yol arkadaşları tarafından söylenmiş cümleler hakkında hiçbir cevap veremeyenlerin, hiçbir şey söyleyemeyenlerin arkadaşlarımızı sorgulama haklarının olmadığını ifade ederek biz bu yola devam edeceğiz. Ve bütün teşkilatlarımızla birlikte; bütün arkadaşlarımız, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz Cumhurbaşkanımıza, Bakanlar Kurulu'muza ve partimizin kurumsal kimliğine, yol arkadaşlarımıza karşı yapılan bu haysiyet cellatlığına karşı hukuk içinde, ahlaki ilkelerle en yüksek mücadele seviyesine geçmiştir. Bütün illerimizde, ilçelerimizde, mahallelerimizde, beldelerimizde, genel merkezimizden başlayarak en yüksek mücadeleyi hukuk ve siyaset zemininde vereceğiz arkadaşlar' dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

--------

-Ömer Çelik açıklamaları

Kaynak: DHA