Mehmet Akif AYTEN/ANAMUR (Mersin), (DHA)- MERSİN'in Anamur ilçesinde tarihi su değirmeni Toros Dağları'ndan gelen kar suyuyla hem mısır öğütüyor hem kültürü geleceğe taşıyor.
Anamur ilçesine bağlı Güngören (Teniste) Mahallesi'nde bulunan yaklaşık 200 yıllık su değirmeni, Toros Dağları'ndan gelen kar sularıyla dönmeye devam ediyor. Dededen toruna aktarılan değirmen, günümüzde doğal yöntemlerle mısır unu üretirken, Anadolu'nun kaybolmaya yüz tutan kültürel miraslarından birini de yaşatıyor. Bir dönem bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri olan tarihi değirmen, teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel yöntemlerle faaliyetini sürdürüyor. Yağışların ardından su kaynaklarının yeniden güçlenmesiyle birlikte değirmenin çarkları da yeniden dönmeye başladı.
DEDEDEN KALAN EMANETİ YAŞATIYOR
Mahallede 'Gezgin Onur' olarak tanınan Onur Çınar, çocukluk yıllarından bu yana içinde büyüdüğü değirmeni bugün büyük bir özveriyle işletiyor. Ailesinden kalan tarihi mirası korumaya çalıştığını belirten Çınar, değirmenin yalnızca kendilerine ait bir yapı olmadığını, bölgenin ortak kültürel hafızasının bir parçası olduğunu söyledi. Çınar, 'Bu değirmen bize dededen kalan bir miras. Sonrasında ben devraldım. İnşallah benden sonra da devam edecek. Burada hem vatandaşlarımızın ürünlerini öğütüyoruz hem de bu kültürün kaybolmaması için mücadele ediyoruz. Ömrüm yettiği sürece bu değirmeni yaşatmaya devam edeceğim' dedi.
GEÇMİŞİN ÜRETİM MERKEZİYDİ
Güngören Mahallesi Muhtarı Murat Tere ise geçmişte mahallede üç tarihi su değirmeninin bulunduğunu, bunlardan birinin zamanla faaliyetini durdurduğunu, bugün ise iki değirmenin ayakta kaldığını söyledi. Eskiden köyde yoğun mısır üretimi yapıldığını anlatan Tere, değirmenlerin yalnızca üretim yapılan yerler olmadığını, aynı zamanda sosyal hayatın merkezinde bulunduğunu ifade etti. Tere, 'Yıllar önce köyümüzde yüzlerce ton mısır üretilirdi. Değirmenlerin önünde uzun kuyruklar oluşurdu. İnsanlar sıra beklerken sohbet eder, çayını kahvesini içerdi. Burası aynı zamanda insanların buluşma noktasıydı' diye konuştu.
GÖÇ VE KURAKLIK GELENEĞİ TEHDİT EDİYOR
Mahallede genç nüfusun giderek azaldığını belirten Tere, tarımsal üretimde yaşanan gerilemenin tarihi değirmenlerin geleceğini de etkilediğini söyledi. Yaklaşık 140 hanenin bulunduğu mahallede nüfusun 330 civarında olduğunu kaydeden Tere, su kaynaklarının yetersizliği ve tarımsal faaliyetlerin azalması nedeniyle gençlerin köylerden ayrıldığını ifade etti.
Sulama yatırımlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Tere, 'Tarım arazilerine yeterli su ulaştırılabilirse gençler yeniden üretime döner. Bağlarına, bahçelerine ve dedelerinden kalan topraklara sahip çıkar. Üretim arttıkça bu tarihi değirmenler de yaşamaya devam eder' dedi.
'BU DEĞİRMENLER KÜLTÜREL MİRAS'
Geçmişte Güngören ve çevresinde çok sayıda su değirmeninin bulunduğunu belirten Tere, ilgisizlik ve göç nedeniyle çoğunun zamanla yok olduğunu söyledi. Bugün ayakta kalan ilk tarihi değirmenin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Tere, 'Bu değirmenler köyümüzün tarihidir, kültürüdür. Sadece taş ve sudan oluşan yapılar değildir. Geçmişimizin, emeğimizin ve üretim kültürümüzün canlı tanıklarıdır. Bu mirasa sahip çıkmak hepimizin görevidir' ifadelerini kullandı. (DHA)





