Ali Sencer ARSLAN/ZONGULDAK, (DHA)- ZONGULDAK'ta, 2008 yılında kaybolup 2 yıl sonra Ulutan Barajı'nda kemikleri bulunan 'Kirpi' lakaplı Ahmet Yılmaz'ı öldürdükleri öne sürülen 2'si tutuklu 4 sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Yılmaz'ın o dönemdeki eşi sanıklardan şikayetçi oldu.
Zonguldak'ta 9 Aralık 2010'da bir balıkçı, suların çekildiği Ulutan Barajı kenarında insan kemikleri buldu. Soruşturma kapsamında 2012 yılındaki DNA testleriyle kemiklerin, 2008'de kaybolan evli ve 5 çocuk babası 'kirpi' lakaplı Ahmet Yılmaz'a ait olduğu tespit edildi. O dönem yapılan incelemelerde Ahmet Yılmaz'ın 'öldürüldüğüne dair emare bulunmadığı' gerekçesiyle DNA sonucunun çıktığı 2012 yılında dosya hakkında takipsizlik kararı verildi. Emircan İleri'nin lideri olduğu öne sürülen ancak beraat ettiği 32 sanıklı suç örgütü dosyasında en çok cezayı alan Hüseyin P.'nin verdiği ifade ile takipsizlik kararı kaldırıldı ve dosya yeniden açıldı.
Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı araştırma sonucu, Ahmet Yılmaz cinayetini bilenlerin, ölümü gizlemek için 'Ahmet İstanbul'da yaşıyor. Ondan uyuşturucu aldım, otelde yaşıyor' şeklinde sahte başvurular ve beyanlarda bulunduğu belirlendi. Emircan İleri, Tarık Yolcu (50), Köksal Aktaş (48) ve Baycan İleri'nin cinayeti bu şekilde uzun yıllar saklamaya çalıştığı ifade edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede 'kirpi' lakaplı Ahmet Yılmaz'ın otomobilde boğulduktan sonra cesedinin çuvalla bir atıl haldeki bir maden ocağına bırakıldığı, daha sonra da baraja atıldığına yer verildi. İddianame ile Tarık Yolcu, Köksal Aktaş, İlker Eren hakkında 'iştirak halinde kasten öldürme' suçundan, Emircan İleri hakkında ise azmettirici olmaktan dava açıldı. Baycan İleri'nin 2017 yılında lösemi nedeniyle hayatını kaybettiği belirlendi. Dosya kapsamında İlker Eren Kasım 2025'te ilk tutuklanan olurken, daha sonra tahliye edildi. Şubat 2026'da Tarık Yolcu ve Köksal Aktaş tutuklandı, Emircan İleri hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
İLK DURUŞMA YAPILDI
Olayın ilk duruşması bugün Zonguldak 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada başka suçtan tutuklu İlker Eren, bu suçtan tutuklu Tarık Yolcu, başka suçtan hükümlü ve tutuklu Köksal Aktaş ile tutuksuz Emircan İleri ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Ahmet Yılmaz'ın 2008 yılındaki eşi D.D. ise SEGİBS aracılığıyla duruşmaya katıldı.
SUSMA HAKKINI KULLANDI
Tutuklu sanıklardan Köksal Eren, 'susma hakkımı kullanıyorum' derken avukatı, SEGBİS ile katılacaklarını düşündüklerinden ifade vermek istemediklerini, gelecek celse salonda ifade vermek için hazırlık yapacaklarını söyledi.
'BOĞDUKTAN SONRA ARABADAN DIŞARI ATLADIM'
Ahmet Yılmaz'ın Baycan İleri tarafından öldürülürken aynı otomobilde olduğunu söyleyen Tarık Yolcu, 'Hüseyin P.'yi hiç tanımıyorum. Neden böyle ifadeler verdi bilmiyorum. Beraber alkol alıyorduk, yanımıza Ahmet geldi. Sonra çıktık. Ben arabayı sürüyordum. Baycan ile Köksal arkada, Ahmet sağımda oturuyordu. Baycan'la rahmetli arasında bir tartışma oldu. Baycan bir anda arkadan boğdu. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. Baycan, Ahmet'i boğunca, panikle arabadan dışarı atladım. Köksal çok sarhoştu. Hatırlamaz bile ne olduğunu. Alkolik biriydi. Baycan boğduktan sonra ben arabadan dışarı atladım. Sonra Baycan bagajdan aldığı çuvala koydu. Sonra gidip ocağın birine bıraktı. Orada eski bir atıl ocak vardı. Cesedi oraya bıraktı. Ben daha sonra Bursa'ya gittim, başka da ilgim olmadı' diye konuştu.
'18 YIL SIR GİBİ SAKLADIM, HERKES SUSTU'
Bu olayla ilgili savcılığa getirildiği zaman birilerinin ileri geri konuştuğunu bu sebeple de 18 yıl boyunca sır gibi sakladığı olayı anlatma gereği duyduğunu söyleyen Emircan İleri, 'Baycan abim olaydan kaç gün sonra anlattı hatırlamıyorum ama 'bir anda birbirimize girdik' dedi. Karısıyla ilgili bir mesele olmuş. 'Birbirimize girdik. Arkadan hamle yapınca boynu kırıldı herhalde' dedi. Sonrasını ben de bilmiyorum abim de anlatmadı. Abim kuvvetliydi, boynu kırıldı dedikten sonra içeriğini sormadım. Baycan cezaevinden çıkmıştı, 9 yıl da infazı vardı. Herkes sustu. Kardeşim sonuçta, koruduk haliyle. Polise, jandarmaya konuşmadık. Konuşmak isteyenlere de sus konuşma dedik neticede. Susturma konusu şöyleydi 'Dayı Ahmet'i, Baycan öldürmüş' diyorlar diyen olunca 'sus oğlum konuşma' dedim. Bunu söylediğim kişiler Acılık'ta esnaftır. İster istemez bunu 18 sene sır olarak sakladım. Savcılıkta saklanmaması gerektiğini fark ettim. Bugün de anlatıyorum. Arabada Baycan'a ne söylediler de birbirine girdiler bilmiyorum. Sır gibi sakladığım olayı cezaevinde çok gizli pusulaya yazıyorum, bunu koğuşun çaycısı Coşkun M. biliyor; mantıklı değil. Pusulalar zaten çatıda kalıp geçmeyince idare toplayıp okuyor. Bunu neden yapayım? Coşkun yalan söylüyor. Baycan cinayet işleyecek, benim hiç alakam yok, durup bir de 'cesedi ver bana' deyip ortağı olmuşum, hayatın olağan akışına aykırı. Suçlamayı kabul etmiyorum' dedi.
O YILLARDA YILMAZ'IN EŞİ OLAN D.D. MAHKEMEDE ŞİKAYETÇİ OLDU
Ahmet Yılmaz'ın o dönemki eşi D.D., Baycan İleri ile ilişkisi olmadığını, kendilerini kurtarmak için iftira attıklarını söyleyerek, 'Emircan'la Ahmet'in yaptığı hırsızlıkları bilmeyen yoktur. Mal paylaşamıyorlardı. Eşim Emircan'ı sizi emniyete okuyacağım diye tehdit ediyordu. Bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor. Köksal bir gün bana 'Ahmet Abi'yle Emircan baraja gitti, Emircan yalnız döndü, Ahmet dönmedi' demişti. Ben de bu insanlardan korkup buralardan gittim. Ahmet'e bunu yapanlar, bana neler yapmaz, 2 çocuğum vardı, onlar için gittim. Şikayetçiyim' dedi.
Tarık Yolcu ile Köksal Aktaş'ın tutukluluğunun, Emircan İleri'nin ev hapsi tedbirinin devamına karar veren mahkeme heyeti, cezaevinde bulunduğu gerekçesiyle İlker Eren'in adli kontrol tedbirini kaldırarak yurtdışı çıkış yasağı uygulanmasına hükmederek duruşmayı eksiklerin giderilmesi için 2 Ekim'e erteledi. (DHA)




