Britanya kahve dükkanı yatırımlarında Avrupa’nın en hızlı büyüyeni

Britanya kahve dukkani yatirim

Kahve hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Her geçen gün mahallemizde veya sokağımızda yeni bir kahve dükkânı (coffee shop) açıldığına tanık oluyoruz

AVRUPA\LONDRA - Geleneksek kafeteryalarla birlikte Costa Coffee, Starbucks, Cafe Nero gibi zincir kahve dükkanlarının sayısında müthiş bir artış var. Bu işletmeler kahve menüleri ve sundukları kurabiye, kek, pasta ve sandviç gibi atıştırmalık ürünlerle kafeteryalardan farklı bir çizgi ortaya koyuyor.  

 

Kahve servisi yapan işletmelere yönelik Avrupa’nın en kapsamlı araştırmasını yapan Allegra Project 2018 raporunu yayınladı. Rapora göre Britanya zincir kahve dükkânı yatırımlarında Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi oldu.   

 

Britanya’da geçtiğimiz yıl 643 adet yeni kahve dükkânı açıldı ve ada genelinde faaliyet gösteren kahve zinciri sayısı 7421’e yükseldi.  

 

 

Britanya bu alanda Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi olurken, onu Türkiye ve Rusya takip etti. 

 

Costa Coffee Britanya’nın en büyük kahve zinciri olma unvanını korudu. 243 yeni şube açarak toplam şube sayısını 2755’e yükseltti. Starbucks ise 251 yeni şubeyle toplamda 2406’ya ulaştı. Starbucks McCafe’yi geride bırakarak Avrupa’da ikinci sıraya yerleşti. 

 

Rapor, Britanya’da kahvenin yükselişine dair çarpıcı rakamlar da sunuyor. 10 yıl önce Britanya’nın genelinde kahve içilen mekân sayısı 10.000’den azdı. Bugünse bu rakamın 22.000’i aştığı görülüyor. Geçen yıl Britanya’da 2.3 Milyar bardak kahve tüketildiği tahmin ediliyor. Yetişkin başına düşen yıllık kahve tüketimi ise 45 bardağa yükseldi. 

 

 

Britanya Restoran, Kebapçı ve Marketçiler Birliği (NARTS) Başkanı Mahir Kılıç kahve trendini etnik gıda penceresinden değerlendirdi ve işletmeciler için önemli notlar paylaştı.  

 

“Kahve her geçen gün ekonomik değerini yükselten bir ürün. Türkiyeli pek çok girişimcimizin kahve dükkanı (Coffee Shop) yatırımı var. Son yıllarda gerek organik gerekse etnik ürünlerle farklılaşan kahve işletmelerinin açıldığını görüyoruz. Biz bu konuda şanslıyız. Türk Kahvesi gibi özel bir ürünümüz var. Unlu mamullerimiz (bakery) Britanya’da her geçen gün fazla tanınıyor ve seviliyor. Mesela Simit Saray’ının önemli yatırımlarını görüyoruz. Kahve Dünyası sadık bir müşteri kitlesine sahip. İyi kahveyi etnik lezzetlerimizle birlikte sunarak bu trendi yükselteceğimizi düşünüyorum. 

 

Burada yatırımcılarımız için önemli bir konuya dikkat çekmekte fayda var. Coffee Shop, kafeterya, restoran gibi mekanlar açmak isteyen işletmelerimizin imar ruhsatlarına dikkat etmelerini öneririm. Mesela A3 imar ruhsatı gerekip gerekmediğini mutlaka yatırım aşamasında değerlendirmeliler.  Britanya Restoran, Kebapçı ve Marketçiler Birliği (NARTS) olarak müşterilerimiz için imar ruhsatı başvuruları yapıyoruz. Ayrıca danışmanlık hizmeti veriyoruz. Sık karşılaştığımız konulardan bir tanesi A3, yani Gıda ve Yiyecek sunan işletmeler için belediyelerin verdiği izin. Bu lisans istisnai durumlar içerebiliyor. Mesela Bakery dediğimiz fırın, yani un ve unlu mamulleri satan bir işletme açmayı planlıyorsunuz. İşletme mekânınız küçük. Çok fazla oturma yeri bulunmuyor. Takeaway ağırlıklı hizmet sunacaksınız. Cironuzun %70-80’i un ve unlu mamullerinden oluşacak. Bu işletme için A3 ruhsatı almaya gerek kalmayabilir. Ancak şunu da unutmamak lazım. Britanya’da her başvuru kendi koşulları içerisinde değerlendirilmekte. NARTS olarak A3 ruhsatı gerekip gerekmediğini pre-application advice yaparak öğrenebiliyoruz. Önce mekânın planını çıkartıyoruz. Belediyeye ve imar ruhsatı departmanına başvuruyoruz ve diyoruz ki: “Burada bir fırın (bakery) açılması planlanıyor. Çay-kahve servisi yapılacak. Pişirme ünitesi kullanılmayacak. Oturma yerleri planda belirtildiği gibi olacak. Ayrıca satacağımız ürünlerin şunlar olacak…” Tüm bu bilgilerle kapsamlı bir başvuru hazırlıyoruz. Belediyedeki yetkililer dosyaya baktığında, kafalarında soru işaret kalmayacak şekilde, işletme mekanını A’dan Z’ye görüyorlar. “A3 izni gerekli mi; değil mi?” diye sorarak bir ön görüş alınıyor. Mekanın şartları uygun değilse gerekli iyileştirmeler yapılarak fırın açılışına hazırlıyoruz.

 

Bu neden önemli? İşletmecilerimiz önce mekânı açıyorlar. Mekânı açtıktan sonra A1 lisansıyla fan koymadan pişirme gerektiren veya dışarda hazırlanıp içeride ısıtarak servis edilen menüler sunuyorlar. Bu satılan ürünler cirolarının büyük bir bölümünü oluşturduklarında belediyeler işletmelere farklı yaklaşabiliyor. A3 almaları gerektiği söyleyebiliyor. Bu durumda işletmecilerimiz ciddi zararlara uğrayabiliyor. Dolayısıyla bir yatırıma yapmadan önce imar ruhsatını netleştirmek gerekiyor.  İşletmecilerimize doğru imar ruhsatıyla ya da ruhsat gerekip gerekmediğini öğrenerek yola çıkmalarını öneririm. 

 

İlgili Haberler

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR

Kim nerede hangi yetki sahibi olursa olsun ne gibi görev yapıyorsa, elinden geldiği kadar bu akan şehitlerimizin kanlarının durdurulması için elinden gelenin daha fazlasını yapmalıdır. ...