Nöbette annesiyle konuşan er miğferle öldürüldü

Gökhan Kılıç

Geçtiğimiz Mayıs ayında vatani görevini tamamlamak için Bursa'nın Gemlik ilçesine giden 20 yaşındaki Gökhan Kılıç nöbette annesiyle cep telefonuyla konuşurken yakalandığı Başçavuş Osman Hancı tarafından başına miğferle vurularak hayatını kaybetti

Olayın tek görgü tanığı Kılıç’ın nöbet arkadaşı er Ahmet Kızılcan’ın ifadesine göre, Kılıç telefonla konuşurken, kendisi de ellerini yıkamak üzere çeşmeye gitti. Dönüşte “Ah” sesi işitti, Kılıç’ın yerde, miğferin Hancı’nın elinde olduğunu gördü.

Kızılcan, sonrasını ifadesinde şöyle anlattı: “Gökhan yerden kalktı. Başçavuş başlığı bana verdi. Sürekli ‘Yasak olduğunu bilmiyor musun’ diyordu. Bölüğe doğru yürüdük. Gökhan kafasının sol tarafını okşuyor, ‘Başım ağrıyor’ diyordu. ‘Ne oldu?’ diye sordum. ‘Başçavuş telefonla konuştuğumu görünce kompozitle başıma vurdu’ dedi.”

Kızılcan’ın anlatımına göre nöbet bitiminde Kılıç, koridorda çömelerek, “Başım ağrıyor, çok kötüyüm” dedi. Kızılcan haber vermek için Hancı’ya gitti. Hancı ise “Bir şeyi yoktur. Elini yüzünü yıkasın. Uyusun” dedi. Kızılcan, şöyle devam etti: “O bir şey yapmayınca koşarak bölüğe geldik. Gökhan’ı lavaboya götürdük. Elini, yüzünü yıkadık. Sorulara cevap veremiyordu. Kekeliyordu. Arkadaşın kucağına kafasını koyup o şekilde dururken Osman başçavuş geldi. ‘Ambulansa haber verin’ dedi...”

Bursa Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kılıç’ın beyin kanaması geçirdiği ortaya çıktı. 54 gün komada kalan Kılıç, 29 Kasım’da hayata veda etti. Aynı gün Hancı ‘Ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama’ suçundan tutuklandı. 

Hancı ise ifadesinde özetle “Beni fark edip panikledi. Silahına asılı kompozit başlığını elime almadan, yanından ittirerek sol kulağının üstüne dokundurdum. Kompoziti yerinden çıkarmadan başına doğru sürttüm” dedi. Hancı’nın birkaç ay önce de iki eri sopayla dövdüğü belirtildi.

ACILI BABADAN ÖNEMLİ ÇAĞRI

Baba Halis Kılıç, oğlunun yaralandığı akşam saat 23.00’te “Gökhan düştü” diye haber verilmesi üzerine Bursa’ya gittiklerini, gerçeğin kendilerinden saklandığını ileri sürdü. İki gün sonra gelini Berna Kılıç’ı arayan askerlerin “Gökhan düşmedi. İşin peşini bırakmayın. Osman başçavuş daha önce bir arkadaşımızın kolunu kırdı” diye haber vermesi üzerine gerçeği öğrendiklerini söyleyen Baba Kılıç, ‘adli vaka’ olduğu gerekçesiyle oğluna ‘şehit’ denilmediğini ve mezarlık verilmediğini belirtti. Kılıç, “Ben bayrakla, davulla, zurnayla gönderdim. Ama öldükten sonra ‘Alın cenazenizi, götürün’ dediler. Bu beni çok kırdı. Failin ceza almasını, oğlumun şehitlik mertebesine alınmasını istiyorum” diye konuştu. Eşi Berna Kılıç ise “Hiçbir şeyi acımı hafifletmez. Gökhan’la konuştuğumda bu adamın başka çocukları dövdüğünü anlatıyordu. Bu, o adamın birinci vakası değil. En ağır cezayla cezalandırılsın” dedi.


İlgili Haberler

Nardugan Bayramınız kutlu olsun

Ölümsüzlüğün simgesi olarak kabul ettikleri ve Türk Mitolojisi'ne göre tüm insanların türediği ağaç olan Akçaçam Ağaçları'nı süslerler. Türkler, bu ağaçların altında, çevresinde geleneksel oyunlar oynar, kopuz eşliğinde şarkılar söyler ve eğlenceler düzenler. Nardugan nedir ? ...