MHP lideri Bahçeli'den gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar

devlet bahçeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu

MHP lideri Devlet Bahçeli yargılama süreci devam eden Reza Zarrab ile ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İşte Bahçeli'nin konuşmasından satır başları:

Engelli olmak umutsuzluğa teslimiyet değildir. Çaresizliğe gömülmek, hayatın dışına çıkmak hiç değildir. Bir defa, bu kaçınılmaz hakikati anlamak ve kavramak lazımdır. Ruh ve vücut sağlığımızın ilelebet garanti altında olacağınnı söyleyemeyiz. Engelli olmak yetersizlik, acziyet, acınacak bir durum olarak asla değerlendirilmemelidir. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü aynı zamanda tutarlı bir vicdan muhasebesi yapılmasının fırsatıdır. Engelli kardeşlerimize önceliği vermeli ve onlara hak ettikleri ilgi ve alakayı gösterebilmeliyiz. Sadece 3 Aralık günü ya da 10-17 Mayıs Haftası'nı da beklemek hakkaniyetli bir davranış değildir. Asıl engellilik karamsarlıkla birlikte engellere boyun eğmektedir. Kendi alanlarında rekorlar kıran kardeşlerimiz engelleri birer birer atlayarak isimlerini milli hafızaya yazmışlardır.

Kadınların seçme ve seçilme hakkı

Kadınların seçme ve seçilme hakkını elde etmeleri uzun bir mücadeleden sonra elde edilmiştir. Kadınlar hayatın içinde aktif ve fedakarca mücadele ederken demokratik haklardan mahrum olmak akla ziyandır. Kadın insandır, insanlık onurunun simgesidir. Türk kadını üstlendiği milli ve manevi vazicefeleri vecd ile yapmıştır. Kadınlar Avrupa'da cadı diye katledilirken Türk-İslam Medeniyeti gönül sultanı olarak görmüştür. İlk Türk devletlerinde kadın da yer almış, devlet yönetiminde söz sahibi olmuştur. Soylu Türk kadınları hiç aklımızdan çıkmamıştır, çıkmayacaktır. Türk kadını yuvasının da yurdunun da zarafet ile taçlanmış mimarıdır. Kendini tanımanın marifetlerin marifeti olduğuna inanıyoruz. Tam 83 yıl önce bugün, yani 5 Aralık 1934'te Türk kadını milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir. Demokrasi kültürümüz daha da genişlemiştir. Türk kadını hakettiği mevkiye sonunda gelebilmiştir. 1935 genel seçimleri ile 18 kadın TBMM'de yerini almıştır. Kadına şiddet de, masum bir kadına vurmak da asla kabul edilemez. Bahanesi ne olursa olsun kadına şiddet konusu çözülmeden, uzanan eller kırılmadan, seçme ve seçilme hakkını konuşmanın karşılığı olmayacaktır. Türkiye'nin geleceği kadınlarımızın üsteleneceği yapıcı role ve eşsiz fedakarlıklarına bağlıdır. 

Türkiye'deki sorunlar

Türkiye'nin pek çok sorunu birikmiştir. Türkiye hissedilir ölçüde zaman ve zemin kaybetmektedir. Bir yandan uluslararası kompololar, diğer yanda ülke içinde yaşanan kamplaşmalar görüş menzilimizi sıfıra indirmektedir. ABD'nin YPG ile olan bağ ve bağlantısı bütün itirazlarımıza rağmen sürmektedir. Teröristler palazlandırılmaktadır. Verilmiş sözler çiğnenmektedir, verilen teminatlar hiçe sayılmaktadır. Astana süreci ve Soçi ruhu ortada dururken Rusya Deyri Zor'da poz vermektedir. Bunda da bir sakınca görmemektedir. 

ABD'nin yanlı mahkemelerinde Türkiye yargılanmaktadır. Buna sessiz kalmayacağız. Karanlık bir şahıs kinli itiraflarıyla ülkeyi meşgul etmektedir. Türkiye'den nasıl kaçtığı ve kaçırıldığı konusunda spekülasyonlar yapılmaktadır. 

Türkiye'yi yere düşürmek amacıyla yer çekimi ile yarışanların iffetsizlikleri hepimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Zehri zemzem diye yutturmaya çalışan dolandırıcılar ülkemizin saygınlığını zayıflatmanın hevesine kapılmışlardır. 

Biz demiyoruz ki ortada suç yoktur, şarlatan yargılanmasın. Suç nerede işlenmişse hukuki sınırlar orasıdır. Türkiye'nin ayağına kilit vurmak için plan üstüne plan yapılmaktadır. Tarafımız Türkiye'dir. 

İhanet, melanet ve rezalatin kuşattığı bir ortamda tarafsızlık namussuzluktur. ABD'deki tezgahın tamamlayıcısı gibi hareket ederek pervasız belgeleri pervasızca sallayanlar, yeni cephe açmaya çalışan namertlerdir. İşguzar ve işbirlikçilerin gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Yazıktır bu ülkeye, bu vatana. Yazıktır günahtır ayıptır bu millete. Biz yabancıların elinden su içip çanağından yemlenen çevrelere benzemeyiz. Bizim siyasetimiz ilkelidir, iradelidir. 

Uyum yasaları

16 Nisan'la birlikte yeni hükümet sistemi milletimizin kararı ile kurulmuştur. Biz fikri temellerimizden ilham ve feyzimizi alarak bir uzlaşma fırsatının oluşmasını deyim yerindeyse oğul vermesini arzuluyor, buna göre siyasetimizi şekillendiriyoruz. Uyum yasalarının çıkması gerekiyor ancak şu zamana kadar bu gerçekleşmemiştir. Temennimiz bütçeden sonra uyum yasaları ile ilgili ihtiyaçların tamamlanmasıdır. Biz üzerimize düşeni harfiyen yapmanın kararlılığındayız.

Partimizle ilgili kurcalama yapan, dedikodu üreten çevreler yalanlarına yalan katıyorlar. Neymiş MHP ne derse o yapılıyormuş, MHP iktidara yön veriyormuş. Altını kalın olarak çiziyorum; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bir kısım yöneticisi ve milletvekili kaygılanmasın, korkuya kapılmasın. Hükümete desteğimiz dış politikada elinin zayıf olmaması içindir. Türkiye'nin köşeye sıkışmasını engellemek içindir. 


İlgili Haberler

Noel Yaklaşırken

Londra'da,Noel'e yaklaşık bir kaç hafta kala evlerine,ülkelerine dönen sanatçıların boşluğunu onlar adına çalışan galerileri dolduruyor. Sokak sanatçılarını sokaklarda göremesek de eserleri karma sergilerde,yardım dernekleri adına düzenlenen ...