Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Sağlıkta hangi noktadayız


Necdet Sivaslı

14 Mart “Tıp Bayramı”ydı. Bu nedenle tıpta çalışanların bayramı kutlandı, çeşitli etkinlikler yapıldı. İlgililerce de çeşitli açıklamalar yapılıp, doktorların, hemşirelerin ve tıp alanında hizmet verenlerin fedakârca çalıştıklarına vurgu yapıldı, teşekkürler edildi. Tıp alanında çalışanların biz de bu özel günlerini bu nedenle bir kez daha kutlayalım.

 

Peki, tıp alanında hangi noktadayız, her yıl artan doktor açığımız nasıl kapatılacak, hızla büyüyen nüfusumuza oranla tıp çalışanlar yeterli mi? Bizim için asıl önemli olan ve kutlanmakta olan “Tıp Bayramı”nda bu konulara çözüm bulunması yolunda olumlu adımların atılması gerekir. Hiç değilse bu özel günde tıpta çalışanların sorunlarının masaya yatırılması, doktor açığının nasıl kapanması gerektiği konularında çözüm yollarının aranması gerekirdi.

 

Yıllardır karşı karşıya kaldığımız sorunlar var:

 

Bunların en önemlisi doktor açığımızın bir türlü kapanmaması başta geliyor. Bunu hemşire açığı izliyor.

 

Yapılan açıklamalarda Türkiye’de 100 bin kişiye düşen doktor sayısının Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde 339 olduğu belirtiliyor. Aradaki farkı görüyor musunuz?

 

Aile hekimleri ve hastanelerdeki doktorlara muayene olanların sayısında iki kat artışın olduğunu da altını çizerek anımsatalım. Tıp alanında ve doktorlar açığında hangi noktada olduğumuzun görülmesi açısından bu önemlidir.

 

Türk Sağlık-Sen tarafından konu ile ilgili bir çalışma yapıldı. Sağlık Bakanlığı Ocak ayı verileri göz önünde bulundurularak yapılan çalışma sonrası ortaya çıkan tablo şöyle:

 

Türkiye’de 141 bin 259 hekim görev yapıyor. Bu hekimlerin yaklaşık % 20’sini oluşturan 28 bin 384’ü özelde hizmet veriyor. Bu hekimlerin yaklaşık % 20’sini oluşturan 28 bin 384’ü özelde hizmet veriyor. Türkiye'de hekimlerin yüzde 20,3'ü İstanbul'da görev yapıyor. Ankara, İstanbul ve İzmir'de hekimlerin yüzde 39'u çalışıyor. Türkiye'de bir hekime düşen kişi sayısının 557 olarak belirlenmiş.

 

Aynı açıklamada şu konulara da vurgu yapılıyor:

 

"Türkiye'de 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 179, OECD ülkelerinde ise bu rakam 339. Türkiye'nin 100 bin kişiye düşen hekim sayısında OECD'yi yakalamak için 135 bin hekime ihtiyacı var. Yıllara göre, Türkiye'de ortalama hekim artışı 4 bin civarında olduğu düşünülürse, OECD ortalaması hiç yükselmese, Türkiye ancak bu artış düzeyiyle 33 yıl sonra ortalamayı yakalayabilecek. Hekimlerin iş yükleriyle ilgili değerlendirmenin yer aldığı araştırmaya göre, Türkiye'de 2015'te 468 milyon 442 bin 354 muayene yapıldı. Bir hekim bir yılda ortalama 3 bin 316 muayene gerçekleştirdi."

 

Bu rakamlar, tıp alanında hizmet veren doktor açığını çok net biçimde ortaya koyuyor. Biz, bu açığı öyle görünüyor ki kolayca yakalayamayacağız Durum bu olunca da, hastanelerde doktorların beklenen hizmeti verebilmesi mümkün değildir. Zaten devler hastanelerindeki hasta kalabalığı ve doktor sıkıntısı da bu durumu gözler önüne seriyor.

 

Kalkıp, 14 Mart Tıp Bayramı’nda bu koşullar altında bayram yapmanın bir anlamı olabilir mi? Biz, önce sağlık alanındaki sıkıntılarımızın giderilmesi yolunda adımlar atmalı, doktor, hemşire ve sağlık personeli açığının kapatılmasında çaba gösterebilmeliyiz.

 

Ortaya çıkıp, hastaneleri dolaşıp, tıp çalışanlarına çiçek dağıtmakla, içi boş sözlerle bayram kutlama mesajları vermekle bu iş olmuyor.

 

Kaldı ki, çalışan doktorların, hemşirelerin, sağlık personelinin yığınla sorunu ve beklentileri de var.

 

Konu sağlık üzerinde açılmışken, hemşire ve ebe konusuna da değinmeden geçmeyelim:

 

Doktor açığımız ortada. Peki, hemşire ve ebe açığımız yok mu? Var, hem de fazlası ile var. Bu konuda da yapılan bir araştırma ve açıklama bulunuyor,bunu da sizlerle paylaşalım:

 

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci de Türkiye'de ciddi bir sağlık personeli açığı bulunduğunu belirtiyor. Hekimin yanı sıra ebe ve hemşire sayısında da artış olması gerektiğini ifade eden Kahveci, "Sağlık personeli istihdamı planlı şekilde artırılarak, açık kapatılmalı. Bu hem çalışanın iş yükünün azalması hem de hizmette verimliliğin daha da yükselmesi açısından zaruridir." değerlendirmesinde bulundu. Önder Kahveci, çalışanların yıpranma payı, döner sermayelerin emekliliğe yansıtılması ve ek göstergelerinin yükseltilmesi gibi temel beklentilerinin de hayata geçirilmesi gerektiğini kaydederek, 14 Mart Tıp Bayramı'nın bu taleplerin gerçekleşmesi için vesile olması temennisinde bulundu.

 

Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, daha önce yaptığı bir açıklamada Türkiye’de 50 bin hemşire açığı olduğunu ve 2023'e kadar her yıl 20 bin ilave hemşire istihdamı yapılması gerektiğini söylemişti.

 

[email protected]

www.facebook.com/necdet.buluz