Hocalı katliamı da unutturulmaya çalışılıyor

Necdet Sivaslı

Önce şu konuyu dile getirelim: Ganire Paşayeva, Azerbaycan milletvekilidir. Türk kadınını dünyada en iyi ve başarılı biçimde temsil eden birisi olarak da dikkatleri çekiyor. Türkiye’yi adeta kapı komşusu yapan Ganire’yi neredeyse artık Türkiye’de tanımayan kalmadı.

 

Türkiye’de faaliyet gösteren birçok sivil toplum kuruluşu ile de sıkı ilişkilerde bulunan Paşayeva’nın özellikle EkoAvrasya etkinliklerinde çok önemli konuşmalar yaptığını da biliyoruz. Türk’ün ve Türklüğün bulunduğu her yerde olmaktan gurur duyduğunu sıkça dile getiren Paşayeva’nın sıkça aramızda bulunmasından biz de çok mutluluk duyduğumuzu belirtelim.

 

Daha önce de Paşayeva ile ilgili çok yazdık. Azeybaycan-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine her zaman katkı sunan, Türk’ün olduğu her yerde olmaktan mutluluk duyan Ganire Paşayeva, şimdi de Hocalı katliamının 25.yıldönümü nedeni ile yine aramızda bulundu, çeşitli etkinliklere katıldı, konuşmalar yaptı.

 

Şimdi konumuza geçelim:

 

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ topraklarının % 20’si 25 yıl önce Ermeni çetelerinin eline geçti. Ermeniler aynı zamanda Hocalı’da da katliamdan da öte soykırım yapmışlardı. Rusya’nın da desteğindeki bu çeteler, aradan geçen 25 yıla rağmen hala hesap vermemişlerdir.

 

Dağlık Karabağ Türk toprağıdır ve bizim için de kanayan bir yaradır.

 

Gerek dünyada, gerekse çevremizde öylesine olaylar oluyor, gelişiyor ki, Dağlık Karabağ sorunu neredeyse artık unutturulmaya çalışılıyor.

 

Ancak, bu yıllardır kanayan yarayı unutmayanlar da var. Türk dünyası bir bütün olarak kendi davalarını unutmuyor, takip ediyor. İşgal edilen Türk topraklarının da bir an önce iade edilmesini bekliyor.

 

Azerbaycan milletvekili Ganire Paşayeva işte bu amaçla yine Dağlık Karabağ’ın işgali nedeni ile Türkiye’deki etkinliklerde yaptığı konuşmalarda soykırımı ispat etmelerine rağman AB ülkelerinin bu konuda hala sessiz kaldığına dikkat çekiyor ve “Gerekirse işgal altındaki topraklarımızı silahla geri alırız. Bütün dünya şunu görsün ve bilsin ki, bugünkü Azerbaycan ve ordumuz 20 yıl önceki Azerbaycan ve ordu değil” diyor.

 

Ermeniler şimdi yeni bir oyun peşindeler. İşgal altındaki topraklarında referandum yapıp, bu toprakları Ermenistan’a katmanın hesabı içindeler. Buna da hiç kuşkusuz tepkiler yağıyor.

 

Böyle bir oldu-bittiye kesinlikle izin verilmeyeceğinin altını çizen Paşayeva’nın söylediklerine birlikte göz atalım:

 

“Bunu sık sık yapıyorlar. Bu bir provokasyon ve taktikleri Avrupa Birliği  Konseyi’nde Hocalıların evlerine dönmeleri için karar alınıyor. Ama, Ermenistan bu kararları uygulamıyor. AB’nin bu kararları mutlaka yerine getirmesi gerekirdi, ama yapmıyor. Bu da provokasyonlardan bir tanesidir. Biz, bunu kabul etmeyeceğiz. Çünkü, dünya zaten Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanımış. Toprak bütünlüğümüzden de asla taviz vermeyeceğiz. Biz, herkesin toprak bütünlüğüne saygı duyduk. Herkesin de bize göstermesi gerekiyor. Artık Azerbaycan 20 önceki Azerbaycan değil, ne de ordusu 20 önceki ordusu değil. Biz daha ne kadar bunu bekleyeceğiz? Daha ne zamana kadar insanlar kendi topraklarına, evlerine dönmeyecek? Azerbaycan halkının artık sabrı yok. Artık biz, 10-20 yıl beklemeyeceğiz. Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarını temizleme hakkı var. Bu sorunun çözümü için adımlar atılmaz ise, siz de baskı uygulanmasını talep etmezsiniz. Azerbaycan’ın kendi topraklarından Ermenistan’ı azat etme hakkına sahiptir, bu gücünü de gördünüz. “

 

Paşayeva’nın yaptığı konuşmalarda özellikle vurgulamaya çalıştığı konu, Türkiye’nin bölgedeki gücünü artırmasıdır. Azerbaycan milletvekili “Türkiye bu coğrafyada ne kadar güçlenirse, biz de o kadar güçlü olacağız” diyor. Birlik ve bütünlüğe önem verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

 

“Bu bölgede daha da haklarımızı korumak için birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var.Türkiye’nin  terörle mücadele konusunda çifte Standard uygulandığını görüyoruz. Brüksel’de terör olunca biz dedik ki (teröre karşıyız.) Ama bize gelince, Azerbaycan’da otobüsü,tren garı ve metroyu patlattılar. Fotoğraflar,videolar var. İnternete girip baktığımızda (Bu nasıl bir vahşet) diyebileceğimiz görüntüler var. Amai Ermeni terör örgütlerinin yaptıklarını hep görmezden geldiler. Aynı şeyleri bugün Türkiye’de görmekteyiz. O nedenle Türkiye bu coğrafyada ne kadar güçlenirse biz de o kadar güçlü olacağız. Allah göstermesin zayıflarsa biz de zayıflarız. Birbirimizi daha da güçlendirmemiz için tüm kurumlar üzerine düşenleri yerine getirmek durumundadır. .”

 

[email protected]

 

www.facebook.com/necdet.buluz