Rusya’ya ekonomik darbe

Necdet Sivaslı

Rusya’nın kötü olan ekonomisinin daha da kötüye gitmeye başlaması Rus halkını rahatsız etmeye başladı. Bazı muhalifler özellikle Rusya Devlet Başkanı Putin’in izlediği iç ve dış politikayı artık açık biçimde dile getiriyor. Putin ise, bugüne kadar aldığı kararlardan kesinlikle geri adım atmıyor.

Ekonomideki sallanma nedeni ile Rusya’nın para birimi Ruble değer kaybetmiş, Rus vatandaşlarının seyahat ve tatile çıkmaları kısıtlanmıştı. 

Daha önce Amerika ve Batı’nın ambargo uyguladığı Rusya, son Suriye krizi ile iyice köşeye sıkıştırılabilecek mi? Çünkü Ortadoğu’da ve Suriye’de ağırlığını ortaya koyan Rusya, başta Amerika olmak üzere tüm Batı ülkelerinin bir yerde uykularını kaçırmıştır. 

Rusya’nın Suriye’deki varlığı Türkiye’nin de tüm planlarını alt-üst etmiş olduğunu görmekteyiz. Nitekim Rusya uçağının düşürülmesinde bunun da payının olduğu görülüyor. 

Rusya’nın elindeki en büyük koz petrol ve doğalgazdır. 

Amerika’nın Suudi Arabistan’a baskısı ile (OPEC)’in petrol fiyatlarını artırmaya gitmemesi Rusya’ya indirilmekte olan ağır bir darbe olarak da değerlendirilebilir. 

Petrol üretici ülkeler (OPEC)’in son aldığı kararda petrol fiyatlarında artışa gitmemesi, Rusya’nın daha da dar boğaza girmesine neden olmuştur. Yapılan açıklamalarda Petrol fiyatlarının son 7 yılın en düşük seviyesine çekilmesinin Rusya'nın ekonomisine faturasının ağır olduğu söyleniyor. Rusya Maliye Bakanı, yaptığı açıklamada 90 ila 100 milyar dolar arasında kaybettiklerini vurguladı. Küçümsenmemesi gereken bir rakam.

Sorunun sadece Rusya ile sınırlı olmadığını da görmekteyiz.

Dünyada petrol fiyatlarının son 7 yılın en düşük seviyesine çekilmesi, Rusya, Venezuela, Irak,İran, Suudi Arabistan, Nijerya, ABD ve Kanada gibi ülkelerdeki üreticileri zora sokarken, bu ülkelerin hükümetlerinde de bütçe açığı sıkıntısına yol açtı. Bir varil ham petrol başına üretim maliyeti Rusya'da 40-50 dolar, ABD'de ise bu miktar 55-60 dolar, Kanada'da 70-80 dolar, Venezüella'da 60-70 dolar, Nijerya'da 25-35 dolar, Irak, İran ve Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkelerinde ise 20- 30 dolar civarında seyrediyor.

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, yaptığı açıklamada, ülkesinin 2016 bütçesinin, petrol fiyatlarının varil başına 50 dolara göre planlandığını belirterek, gelecek yılın bazı dönemlerinde fiyatların 30 doların altına inebileceğine dikkati çekti. Siluanov, Kasım ayı sonunda yaptığı açıklamada ise Rusya'nın, petrol fiyatlarında yaşanan düşüş nedeniyle 90 ila 100 milyar dolar kaybettiğini vurguladı.

Gelecek yıl, bütçe gelirlerinin 204 milyar $, bütçe harcamalarının da 238 milyar $ olarak beklendiği Rusya'da, 2016'da yedek fonlardan 31 milyar $ çekilmesi bekleniyor. Petroldeki her 1 dolarlık düşüş, Rusya'nın gelirlerini 2 milyar $ azaltıyor.

Rusya ekonomisindeki bu dalgalanmalar Türkiye-Rusya ilişkilerine nasıl yansır?

Rusya Maliye Bakanı Siluanov’un açıklamalarına göre, Rusya bütçesini petrol ve doğalgaz gelirlerindeki düşüşe göre ayarlayacak. Bazı noktalarda da tasarrufa gidilecek. Türkiye ile olan ilişkilerin ise bunlardan etkilenmeyeceği söyleniyor. 

Rusya Maliye Bakanı “Biz, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının 50 Dolar’a kadar düşeceğini hesaplayarak kendimizi ayarlıyoruz. Bütçemizi de buna göre düzenliyoruz. Bütün olumsuzluklara göre hazırlıklı olmamız gerektiğini bildiğimiz ve plan ve programları da buna göre ayarladığımız için herhangi bir tökezleme söz konusu olmayacaktır” diyor.

Bu açıklamalar, petrol fiyatlarının daha da dibe vurabileceğini gösteriyor.

Petrol fiyatlarının dibe vurması ve daha da ucuzlamaya doğru gitmesi, petrole bağımlı olan ülkeler için önemlidir. Türkiye de bundan istifade ediyor. Dolar’daki artışa rağmen, petrol fiyatlarındaki düşüş nedeni ile pompa fiyatlarında aşırı artışın olmaması da buradan kaynaklanıyor. 

Rusya’ya uygulanmakta olan ambargo çerçevesinde dünya petrol fiyatlarındaki düşüş, bugüne kadar Rusya ekonomisini sarsmış ama yıkamamıştır. Bundan sonra neler olabilir, bunu şu anda göremiyoruz. Ortadoğu’daki ve Suriye’deki gelişmeler Rusya ekonomisinin geleceği açısından da önemli olarak gösterilebilir.

Ancak şu da önemsenmelidir:

Rusya ekonomisinin kötüye gitmesi nereden bakılacak olursa olsun Türkiye’yi etkileyecektir. Uçak krizi öncesinden de bunu gördük. Ruble’deki düşüş, ekonomideki kötü gidiş, Rusya’dan Türkiye’ye gelen turistleri etkilemiş, bavul ticaretini de vurmuştu. 

Şimdi, bu krize uçak düşürme krizi de eklendi. Rusya tüm ticari ilişkileri kesti. Rus turist de artık eskiden olduğu gibi gelmeyecek. Bütün bu olumsuzluklar Türkiye ekonomisini de etkileyecektir.

Yukarıda sözünü ettiğimiz “Bütün bu dalgalanmalar Türkiye-Rusya ilişkilerine nasıl yansır?” sorusunun yanıtını da bu şekilde vermiş oluyoruz. 

Artık küresel güçler oyunlarını ekonomi üzerinden oynuyor. Savaş da ekonomi üzerinden yürütülüyor. Ekonomisi güçlü ve sağlam olanlar sanıyoruz oynanmakta olan bu oyunda ayakta kalacak, karlı çıkacaklardır. 

Amerika’nın ekonomisinin de iyi olduğunu söyleyemeyiz. Aynı şekilde AB ekonomisindeki dalgalanmaları da buna eklediğimizde her şeyin sadece Rusya için olumsuz olduğunu görmemiz de yanlış olur.