Seçmende kırılma var

Necdet Sivaslı

Öncelikle şunu vurgulayalım:

1 Kasım’da yapılacak seçimde en şanslı, önemli ve kilit parti MHP olacaktır. 7 Haziran seçim öncesi yapılan kamuoyu araştırmalarındaki oy artışı, 1 Kasım’da yapılacak seçimler öncesi yapılan araştırmalarda en az 5 puanlık bir artış gösteriyor. Üstelik bazı yerlerde kıl payı kaçırılan milletvekilliklerinin elde edilmesi ile bu partinin çok önemli bir rüzgârı arkasına alıp uçacağını görmekteyiz.

Geçenlerde Gezici Araştırma Grubu Murat Gezici’nin anketinden söz etmiştik. Gezici Grubu’ndan sonra iki ayrı kamuoyu araştırma grubunun yaptığı anket sonuçlarında da MHP’nin oy yükselişini görmekteyiz.

ANDY-AR Başkanı Faruk Acar, geçen gün bir televizyon programında 1 Kasım seçimler konusunda bir değerlendirme yaptı. Acar değerlendirmesinde “Seçmen her söylediğinde haklı çıkan MHP’ye dönüyor” dedi. Yaptıkları anket sonuçlarını da verip “Seçmen MHP’nin çözüm süreci konusunda daha önce yaptığı uyarılar nedeni ile itibar kazanıyor. Milliyetçi duyguların ön plana çıktığı bir dönem başladı” şeklinde görüşlerini paylaştı.

ANDY-AR Başkanı’nın görüşlerini yansıtalım:

“HDP seçmeni dışında diğer parti seçmenlerinde mutsuzluk saptamıştık. Ancak seçmenlerin yüzde 92’si bir seçim olsa yine 7 Haziran’da seçtikleri partiye oy vereceklerini söylemişti. 1 ayda tablo çok değişti. MHP’nin uzlaşmaz tavrı, Meclis Başkanlığı seçimleri, Suruç patlaması, IŞİD saldırıları ve PKK eylemlerinin yanı sıra koalisyon kurulamaması nedeniyle, seçmende ciddi bir kırılma yaşandığını gözlemliyoruz. Bahçeli'nin sağduyulu çağrışımı ve soğukkanlılığı nedeniyle seçmenler takdir ediyor. Bahçeli seçim sonrasındaki uzlaşmaz tavrını bir kenara bırakmış durumda. HDP tepkide geç kaldı.  Bölgede devlet algısı AK Parti üzerine kurulu.  ”

Bugün içinde bulunduğumuz terör ve gelen şehitler konusunda Erdoğan ve AK Parti yönetiminin sorumlu tutulduğu konusunda yapılan anketler daha önce yayınlanmıştı. Her ne kadar bizi yönetenler milliyetçi duyguları ön plana çıkarmaya çalışıyorlarsa da bunun bir inandırıcılığının olmadığı da görülüyor. 

Şimdi de aynı grubun son anketinin ham sonuçlarına bakalım:

AK Parti yüzde 35,1- CHP yüzde 22,1- MHP yüzde 13- HDP yüzde 10,5 . Kararsızların oranı ise yüzde 18 olarak gösteriliyor. 

7 Haziran seçimlerinde tek başına iktidarı elde edemeyen AK Parti’nin 1 Kasım seçimleri sonunda çok daha büyük bir hüsran yaşayabileceği söyleniyor. Zaten ard arda yapılan anket sonuçlarında da bunu görebiliyoruz.

Söz anketlerden açılmışken SONAR’ın yaptırdığı son ankete de göz atalım:

SONAR’ın anketine göre geçen seçimde AK Parti’nin yüzde 40,6 olan oy oranı yüzde 38,2’ye gerilemiş görünüyor. CHP’nin oylarında yüzde 3, MHP’nin yüzde 2, HDP’nin ise 1 puana yakın artışı var. Meclis’e yine 4 partinin gireceği ve burada en büyük oy kaybının AK Parti’de yaşanacağı görülüyor.

Bu arada gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gerekse AK Parti’nin özel olarak yaptırdığı anketlerde de partinin düşüş yaşandığının ortaya çıktığı iddia ediliyor. Bu nedenle bu anket sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmadığına da dikkat çekiliyor. 

Şimdi gelelim işin bir başka tarafına:

Geçen seçimlerde MHP, bazı illerde milletvekilliklerini kıl payı kaçırmıştı. Aday sıralaması ve başka nedenlerden elde edilemeyen bu milletvekillikleri 1 Kasım seçimlerinde elde edilebilirse Milliyetçi Hareket Partisi çok daha güçlü biçimde seçimlerden çıkabilir.

AK Parti’nin Saadet Partisi (SP) ile seçim ittifakı konusunda anlaşamaması da bu alanda MHP’nin önünü açıyor. Yeter ki stratejik hata yapılmasın, saha çalışması iyi yapılsın ve işin ucu bırakılmasın. Bu partinin müthiş bir rüzgârı yakaladığını, önünün önceki seçime göre daha da açıldığını ve puanının giderek yükselmeye başladığını açık biçimde görebilmekteyiz.

Zaten MHP Genel Başkanı Bahçeli ve ekibi de bunu görüyor. Bu seçimde çok daha başarılı sonucun elde edilebilmesi için de titiz bir çalışma sürdürüyor. Eğer Bahçeli’nin son konuşmalarına dikkat edilecek olursa, bu alanda sahayı rakiplerine terk etmeyeceklerini görebiliriz. 

Bahçeli’nin “ Artık AK Parti ile PKK arasında bir fark kalmamıştır” sözleri hem tabanında hem milliyetçi kesimde ve hem de diğer seçmenlerde çok önemli bir etki yaratmıştır. Gelen tepkiler ve mesajlardan bunu okuyabiliyoruz. MHP Genel Başkanı 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile partisinin diğer kırmızı çizgilerini de seçim meydanlarında yineleyerek seçmenlerine verdikleri vaatlerden geri adım atmadıklarını da gösterecktir.

Bahçeli açıklamalarında “Patlayan bombaların hepsinde AK Parti’nin parmağı vardır. 127 şehidimizin kanı alınlarına yapışmıştır. Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen ne kadar hain mihrak varsa AK Parti’nin arkasına girmiştir. Türk milleti etnik liflerine ayrılmanın son aşamasına getirilmiştir. PKK talim yaparken ayakkabı kutularını dolduranlar suçludur” diyerek doğrudan AK Parti’yi de hedefine oturtmuş bulunuyor. 

Bahçeli’nin “Türkiye bizimdir, herkes Türkiye’dir” sözleri ile de son günlere damga vurduğunun altını çizelim.