Turizmde neden bugünkü Çıkmazdayız

Necdet Sivaslı

Geçenlerde Bodrum turizmi ile ilgili bir yazı yazmış ve “Bodrum turizmi iflasın eşiğinde mi?”diye sormuştuk. Yazımıza oldukça ilgi duyuldu. Turizm çevrelerinden de olumlu yorumlar aldık. 

Genelde sadece Bodrum’u değil, Türk turizmini de etkileyen bazı olumsuzluklar karşısında çaresiz kalmamamız gerekiyor. Nelerin yapılması gerektiği bilindiği halde bunların hayata geçirilmemesi öyle sanıyoruz ki turizmde teklememize ve sınıfta kalmamıza neden oluyor.

Eğer gerçek anlamda bugün içine düştüğümüz bu olumsuzlukları iyi analiz eder, gerekli alıp önlemleri zamanında alabilirsek, bu çukurdan kısa zamanda çıkabiliriz. Eksiklerimizin neler olduğu biliniyor. Neden bu durumlara düştüğümüz de tartışılmayacak kadar açık ve net. Turizm sektörüne devlet desteği ve yol göstericiliğinin yanı sıra tesisleri kurunca yan gelip yatmama gerektiğini de anlamak durumundayız. Düşük faizli kredileri ve yer tahsislerini alıp, devasa tesisleri kurmakla iş bitmiyor. 

Her zaman söylüyoruz, yazıyoruz ve uyarıyoruz:

Bizde pazarlama yok ya da çok eksik. Tanıtımı hiç iyi yapamıyoruz, bu tanıtım eksikliğimiz bize her yıl çok pahalıya mal oluyor. Sezonu “kapı müşterisi” mantığı ile geçiştirmeye çalışıyoruz. Bu dönemler artık kapandı. Turizmde çeşitliliği artıramadık. Çok yoğun çaba gösterilecek alanlara girmiyoruz. Daha da açığı işimiz ciddiye almıyoruz. 

Turizm alanında Türkiye’yi tanıtmak amacı ile yurt dışına gönderilen ataşelerimiz ne iş yapıyor? Verimli bir çalışma yaptıklarına inanmıyoruz. Yemekten yemeğe, otelden otele koşmakla, salon adamlığından öteye gitmemekle bu işler olmuyor. 

Her yıl yurt dışında katıldığımız çeşitli turizm fuarlarında neler yaptık, neler elde ettik? Demek ki gruplar halinde gittiğimiz bu fuarlar turistik gezilerden öteye gitmiyor. Ortaya çıkan sonuca baktığımızda havanda su dövdüğümüz görülecektir. 

Bugün turizm alanındaki sıkıntılarımız niye masaya yatırılmıyor? Niye enine boyuna tartışılmıyor? Bugünlerde neden ve hangi koşullarda geldiğimiz sorgulanmıyor, çıkış yolları aranmıyor? Konu ile ilgili ne bir toplantı, ne bir sempozyum, ne de akademik bir çalışma görmedik.

Uzun zamandır Amerika’da Los Angeles’te turizm sektörü ile ilgilenen arkadaşımız Sait Yardımcı, yazımız üzerine görüşlerini yansıtan bir yorum göndermiş. Turizmde bugün gelinen olumsuzluklara da değinmiş.  Amerika’daki turizm çalışmalarından ve otel işletmeciliğinden de örnekler vermiş.

Son derece olumlu ve yol gösterici bir yazı olması nedeni ile Sait Yardımcı’nın bu görüşlerini sizlerle de paylaşmak istedik:

“Necdet Buluz abicim, 

 

Bodrum otelcileri yeterince sektörde birlikte hareket etmedikleri için, ancak kriz dönemlerinde bir arya gelip yemekler yenir toplantılar yapılır, ama isler düzelince hiç kimsenin umurunda olmaz, 

 

Keza belediyeler isletmeleri denetlemedikleri için, turistlere gelen kazık atar, giden kazık atar. Bunun yani sıra Bodrum'a gelen uçak ve koltuk sayısı ile otellerin oda ve yatak sayısı çok orantısız. Yaz aylarında sadece 3-4 ay doluluk ile isletmelerin ayakta kalması imkânsız.

 

Las Vegas’da Pazartesi-Cuma arasında fiyatlar neredeyse bedava sayılacak kadar ucuzdur. Örneğin Cuma-Pazar fiyatları 3 gece için 300 USD olan bir otelin fiyatı, hafta içinde 4 gece için 120 USD’dir. Burada amaç Casinolara müşteri çekerek hem şehir de bir yoğunluk oluşturuluyor, hem de gelen müşteriler ekstra para harcıyorlar.

 

Antalya ile Bodrum arasında hem lokasyon farkı var hem de yatak ve oda sayısı bakımından eli daha güçlü, ama Antalya’nın da durumunun çok iyi olduğunu söylemek imkansız, son 20 yılda otellerin sahipleri her yıl el değiştiriyor, bunun nedeni belli ! İflaslar…

Las Vegas otellerine baktığınızda son 20 yılda el değiştiren isletme hemen hemen bulamazsınız, bulsanız da nedenleri farklıdır.

 

Bodrum otelleri birlik olmadığı surece, Uluslararası pazarda güçlü tanıtım yapmadıkları surece ( Klasik yurt dışı fuarları tanıtım olarak görmekten vazgeçmeleri lazım ) 2-3 yılda bir kiriz yasamaya mahkûm olurlar.

 

Otellerin tamamını bir network’a bağlayarak öncelikle pazarlama ağı oluşturmak lazım. Bunu Amerika’da bir çok lokal otelde görebilirsiniz. iyi kotu hepsi de bir network’un parçası olmuşlar. Ayrica ülke olarak da büyük bir marka oldukları için en kotu otelin geceliği ( yıldızı olmayan motel ) 50-70 USD arasında değişiyor.

 

Fiyatları ucuzlatmak ne Bodrum’a ne Antalya’ya nede Türkiye’ye birsey kazandırmaz. ucuzluk çok iyi bir şey olsa BIT PAZARINA NUR YAGARDI !...”

Fazla söze ve yoruma gerek var mı?