Ana Sayfa | Mustafa Öz

HER ŞEYİN TEMELİ DÜRÜSTLÜK

Mustafa Öz


Mustafa Öz

Son günlerde Katar ile olan ilşkiler aldı başını gidiyor. Aslında Katar Osmanlı döneminde adı Kal, Atü-Türk yani Türk garnizonu idi adı. Bu gün ise Abd üssü var bizim garnizonun bulunduğu yerde. Dün ise ingilizler vardı.İngilizler 1865te İranda askeri üs kurdu. Ve bu günkü, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, ve Yemani ele geçirmek için manevralara başlamıştı. 1888 yılında iç karışıklıklar çıkardı. Ve Londra antlaşması ile Osmanlı'nın buradaki hakimiyeti sona erdi. İngilizler 1971 de bölgeyi terk etmesiyle bağımsızlığına kavuştu. 1972 yılından sonra çeşitli zamanlardakş darbelerle bu zamana kadar geldi. İşte bugün bizim Katar sevdamız yeniden alevlendi. Bunun sonunda Katar'daki şeyh tahttan indirilir belki. Ama tusunami inşallah bizim ülkemize sıçramaz. Kendi ülkemizdeki terör belası her gün çocuklarımızı gençlerimizi en verimli çağlarında aramızdan alırken bir yenisini eklemek için taaa Katar'a gönderiliyor. Söylenecek bir şey bulamıyorum. Allah hayırlısını versin.

En büyük günahlardan biri de bilmediği konularda başkaları için isnatlarda bulunmaktır. Gaybı ancak Allah bilir. Ama kendilerini dinin sahibi olarak gören bir grup var, her konuda dinimizle, kitabımız Kuran'la ilgisi olmayan yorum yapmakalar. Aslında kitabımızı okumadıklarını görüyoruz. Okusalar bunları söylemezler. Söylemenin kendileri için dinden çıkmak olduğunu bilirler. Başımıza gelen olayların kendilerine göre yorumluyorlar

Kendilerine pay çıkarıyorlar. Geçen hafta Ege'de deprem oldu. Onu bile kendilerine çıkar sağlamak, başkalarını günahını almak pahasına iftiralarda bulundular. Ama dinimiz bir konuda yalan söylemenin sonuçlarının ne kadar günah olduğunu söylüyor. Ama tabi anlayana, bilene.Yani güzel dinimiz kullanarak bizleri ayrıştırmaya çalışanlardan bıktık artık. Bu ülke hepimizin. Bu din hepimizin. Birileri kendisini daha dini sahibi olmaya devam ediyor.Dinimiz adına hayır kurumu olarak vakıflar kanunu hazırlandı.Bu vakıflarda yapılan yanlışlıkları, yolsuzlukları, üç kağıtçılıkraı yazıp çizenlere dönemin başbakan yardımcsı şöyle yanıt vermiş. Hırsızlar, dolandırıcılar hayır işi yapmak istiyorsa  onlara sen yapamazsın demeye hakkımız yoktur. Bence laik bir ülkede olduğumuzu, yaşadığımızı unutmamamız gerekiyor. İnsan hakları, özgürlükler temelinde ele alınması gereken inanç dininmizin  içindede özgürlükleri söylediğini bilmeliyiz. Yani: dinde zorlama yoktur. Ama inançsızlık neden yükseliyor? Birilerini suçlayarak bir yere varamayız. Oturup bunların nedenlerini araştırıp, inceleyerek sonucunu bulmalı ve uygulamaya koymalıyız. Hepinize sağlıklar diliyorum.