ENSEYİ KARARTMA

Mustafa Öz

Artık ne kadar kötü günler, aylar da geçirsek yine de baharlar geliyor doğaya. Kıştan sonra yine de ağaçların çiçek açtığını, doğanın yeşerdiğini, çimenlerin kelebeklerle ve böceklerle dans edişlerini gözlüyoruz. Yurdumuzda ve dünyada olan terör saldırıları, yaşamlarının baharında aramızdan ayrılan gencecik yavrularımızın acıları yüreklerimizde hala kanamalara devam ederken ne yazı kışı demeyin.Şöyle kırlara, bahçelere, dere tepe tabiatın güzelliklerini izleyerek kafa dağıtınız. Bakınız biraz olsun yüreğinizdeki yangınlar, yaşamınızdaki olumsuzluklar dursada yaşamınn  yeşilliklerin, gökyüzüne doğru yükselen güllerin,kır çiçeklerinin farkına varmanın tadını alınız diyorum.İnsan bu dünyaya bir kere geliyor.Bu kadr karmsarlık yetebe kardeşim.Bizde insanız sonunda değilmi? Yaşantımızda, çevremizde ve diğer ülkelerde insanlara, hayvanlara, bitkilere ve doğaya verilen zararları bir nebze de olsa farkına varınız içinde yaşadığımız dünyanın güzelliklerinin.

Tamam dünya yine de dönüyor. Ama kuşlarda yine kanat çırparak uçuyorlar. Bugün bahçemize gittik. Dağların yamaçlarındaki çalıların dikenleri olsada bu mevsimde çiçeklerini açarak sanki baharlıklarını giymişler. O güzel duruşları ve kokuları ile inanın biraz gönlümüze güzelliklerin baharı geldi. Bahçedeki fasulyeler boy atmış. Onların diplerini çapaladık. Otlarını ayıkladık. Göçmen kuşların daha önce gelip de muhteşem korolarına devam ettiklerini büyük bir hazla dinledik. Yani bu mevsimde üzerimize yağan yağmur taneleri bile çok ama çok güzel geldi bize. Artık tabiatta yaşayan canlılar yumurta ve cicivlerini besleyip büyütme aşamasındalar. Yani tabiat uyanmış. Gözlerdeki mahmurluklar kalmamış, herkes bir hızla işlerini yetiştirmeye çalışıyor.

Bunlar çok güzel duygular. Bunlar yaşamsal farklılklar. Ama hayat devam ediyor, yine işleri ellerinden alındığı için açlık grevine giden işçiler gözaltına alınıp tutuklanıyor. Hakkını aramanın ne zamandan beri suç olduğuna bir türlü aklım almıyor, yine de insanlar söyleyip yazdıkları için gözaltına alınıp cezaevlerine gönderiliyor. Ülkemiz bir olağanüstü hal dedikleri hukuksuzluklarla insanlarımıza ceza ediliyor. Yani kendi ülkemizde insanlarımız yabancı durumuna düşürülüyor. Ama başka ülkelerden yurdumuza sığınmacı olarak gelenler ülke insanlarından daha değerli sanki. Onların sağlıkları bedava. Yeme içmeleri keza öyle. Ama bugün okudum; bina vergileri yüzde 400 arttırılmış. Çarşı pazardakileri hiç sormayınız. Ama birilerinin yaşantıları çok rahat. Önümüzdeki günlerde mübarek ramazan ayının orucunu tutacağız. Ama imam sıkıntısı var. Bir yerde birkaç cami varsa hepsinde ezan okutuluyor. Namaza başlıyoruz, ezanın birisi bitmeden digeri başlıyor. Hangisine uyacağımıza karar veremiyoruz. Köylerdeki camilerde imam yok. Neden? Çünkü imamlar başka yerlere transfer edilerek oralarda görev yapıyorlar. Ama seni beni düşünen yok. Zaten olmadı ki bugüne kadar. Sağlıklar dilerim.